19 Şubat 2012 Pazar

AĞRIYA KARŞI NÖRALTERAPİ

Nöralterapinin çeşitli hastalıkların ve özellikle ağrının, lokal anestezik madde kullanılarak, periferik ve santral vejetatif sinir sistemi yoluyla tedavi edilmesi için tercih edildiğini belirten Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı. Dr. Ayşe Zeliha Kaya, tedavide özellikle nörovejetatif sinir sistemi çok önemli olduğunu dile getirdi.



Vücudun kendi Nörovejetatif sinir sistemini uyararak yapılan bir tamamlayıcı tıp tedavi metodudur Nöralterapi, çeşitli hastalıkların ve özellikle ağrının, lokal anestezik madde kullanılarak, periferik ve santral vejetatif sinir sistemi yoluyla tedavi edilmesidir. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı. Dr. Ayşe Zeliha Kaya, nöroalterapi tedavide yüzde 0.5-1’lik Lidokain ve Prokain kullanıldığını belirtti. Dr. Kaya, “Nöralterapi modern tıbbın temellerine dayanan tek başına veya mevcut terapi metotları ile birlikte kullanılabilen bütünsel odaklı regülasyon terapi formudur. Vücut üzerindeki belli noktalara veya alanlara lokal anesteziklerle bir uyarı verilir ve bu uyarıya vücut tarafından segmental veya segment üstü bir cevap alınır. Bu cevap bize hem teşhis koyma hem de tedavi etme konusunda yön verir. Nöralterapinin etkinliğinin kavranmasında nörovejetatif sinir sistemi çok önemlidir. Nöralterapi ile nörovejetatif sinir sistemi’ndeki parasempatik ve sempatik sistem dengelenir ve vücut kendi ahengi içinde çalışmaya devam eder. Nöralterapinin lokal etkilerinin yanı sıra, kibernetik etkileşim ile birlikte sinirsel, hormonal, hücresel ve psişik düzenleme sistemlerine etkileri kanıtlanmıştır” dedi.

Nöralterapinin Etki Mekanizması Nasıldır?
Tamamlayıcı Tıp’ta vücut regülasyon mekanizmasının önemli bir unsuru olduğunu kaydeden Dr. Kaya, eğer birey sağlıklı ise vücudunun dengeli ve doğru çalıştığını dile getirdi. Bozucu uyarılar sonucunda vücudun üstesinden gelebileceği veya gelemeyeceği reaksiyonlar olduğunu ifade eden Kaya şu bilgileri verdi: “İnsan vücudunun regülasyon sisteminin görevi, iç ve dış değişikliklere karşı en kısa vadede ve en az enerji sarfiyatıyla organizmanın çalışmasını sağlamaktır. Bütünsel bakıldığında regülasyonun sürdürülmesinde gösterilen çaba, tüm organ, kas, sinir, bağ doku ve deri şebekesinin olumsuz uyarılardan uzak kalmasını sağlar. Bu karmaşık gibi görünen Nörovejetatif Sinir Sistemi iletkenliği bozulursa vücut arka arkaya gelen değişik olumsuzluklarla baş edemez ve bozucu alan kaynaklı disfonksiyonu gösteren ağrı gibi semptomlar ortaya çıkabilir.

Vücuda gelen her türlü uyaran mekanik, kimyasal, biyolojik, termal, elektromanyetik, hormonlar, toksinler gibi öncelikle afferent sempatik nöronlara etki ederek, frekans ve amplitutlarında değişikliğe sebep olur.

“Hastalık Klinik Bulgu Vermeden Önce, Vejetatif Sinir Sistemi’nde ve Lenfatik Dolaşımda Değişiklikler Başlar”
Rickers yaptığı çalışmalarda organlarda yapısal herhangi bir değişiklik oluşmadan önce, damarların etrafında yer alan sempatik sinirlerde disfonksiyon ve değişimlerin meydana geldiğini tespit etmiştir. Yani hastalık klinik bulgu vermeden önce, vejetatif sinir sisteminde ve lenfatik dolaşımda değişiklikler başlar. Organlar daha sonra etkilenir ve çeşitli semptomlar ortaya çıkar. İlk olarak difüzyon bozulacak ve doku, organ ve hücreye yeterli oksijen gitmeyecek, ikinci olarak difüzyonun tam sağlanamadığı yerde meydana gelen yıkım ürünleri uzaklaştırılamayacak. Tüm dolaşım sistemi detaylı incelendiğinde arter, ven ve lenfatik sistemin sağlıklı çalışması için sağlıklı bir nörovejetatif sinir sistemi gerekmektedir. Pschinger ve Heine bu çalışmayı genişletmiş ve nörovejetatif sinir sistemi yanında temel madde denen içinde proteoglikan, glikozaminoglikan ve glikoproteinler gibi bağlayıcı proteinlerin, basal membran ve parenkim hücrelerinin, savunma ve mast hücrelerinin, fibrillerin, Fibroblastların, kapiller damarların, lenfatiklerin, VSS ve terminal sinir sonlanmalarının bulunduğu hücreler arası alanda da birçok değişikliklerin olduğunu tespit edilmiştir.

Nöralterapi ile verilen uyarılar hem VSS’deki bozulmuş olan frekans ve amplitutda düzelmeler yaparak hem de temel maddenin yapılarında meydana gelen bozuklukları bertaraf ederek vücudun regülasyon sistemindeki aksaklıkları gidererek organlardaki disfonksiyonu düzeltir.

Nöralterapi Hangi Hastalıklarda Etkilidir?
Nöralterapi başta ağrı olmak üzere birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Nöralterapi boyun, bel, omuz, dirsek, kalça gibi tüm kas iskelet sistemi problemleri, fibromyalji sendromu, kronik yorgunluk sendromu, kırık sekelleri, myofasyal ağrılar, spor yaralanmaları, baş ağrısı, migren, huzursuz bacak sendromu, adet düzensizliği, premenstrüel sendrom, hormonal düzensizlik, bağırsak problemleri gibi bir çok hastalıkta başarıyla kullanılmaktadır.

Nöralterapi Ne Zamandır Uygulanmaktadır?
Nöralterapi ilk olarak Alman Huneke doktor kardeşler tarafından lokal anesteziklerin ağrıda kullanımı ile ilgili çalışmalar yaparken gözlemledikleri sonuçlar sayesinde ortaya çıkmıştır. Daha sonraları geliştirilerek özellikle Almanya, İsviçre ve Avusturya’da Üniversitelerde kürsü olup 1940’lardan beri Avrupa’da özellikle ağrı ile uğraşan hekimler tarafından uygulanan bir tedavi metodu olmuştur. Ülkemizde Prof. Dr. Hüseyin Nazlıkul’un Bilimsel Nöralterapi ve Regülasyon Derneği çatısı altında Almanya’daki müfredata uygun bir şekilde verdiği eğitimlere katılan Türk hekimlerince 2003’den beri uygulanmaktadır.

“Şu Ameliyatı Oldum Ondan Sonra Ağrılarım Başladı”
Kişisel olarak hastaların daha önceleri ağrı sürekli yer değiştiriyor, “şu ameliyatı oldum ondan sonra ağrılarım başladı” gibi ifadelerini tüm hekimler gibi anlamlandıramazdım. Nöralterapi ile sinir sisteminin bağlantılarını daha ayrıntılı öğrenmeye başladıktan sonra, niçin hastaların ağrıları olduğunu tespit edip sebebe yönelik tedaviyle şikâyetlerinin geçtiğini gözlemleyince Hekimlik daha keyifli hâle geldi.”

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...