19 Şubat 2017 Pazar

KOZMETİK ÜRÜNLER TAKİP ALTINA ALINIYOR

Dize takılan bir protez ya da kalbe takılan bir pilin hangi üreticiden geldiği, ne gibi aşamalardan geçtiği ve hangi hastada olduğunun sistem üzerinden takibi yapılabilecek. Böylece, ürünlerin izlenerek, son kullanıcıya kadar güvenli bir rota takip etmesi sağlanmış olacak. 2017 yılı içerisinde Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Ulusal Bilgi Bankası (TİTUBB) sisteminin yerini Dünya’da ilk ve tek olacak olan Ürün Takip Sistemi (ÜTS) ile tıbbi cihazların tekil seviyede takibi yapılabilecek ve Türkiye bu alanda öncü olacak. 

Ülkemizde üretilen veya ülkemize ithal edilen tıbbi cihazların ve kozmetik ürünlerin üretiminden, satılıp kullanıldığı yere ve hastaya kadar takibini içeren bir sistemin geliştirilmesi hedefleniyor. İşte bu sisteme Ürün Takip Sistemi (ÜTS) Projesi kapsamında uygulanacak. 

ÜTS ile ülkemizde üretilen ve ülkemize ithal edilen tüm tıbbi cihazlara ve kozmetik ürünlere ilişkin kayıt, belge, inceleme gibi işlemler yapılabilecek. Tıbbi cihazların ve kozmetik ürünlerin verilecek kararlara göre tekil veya lot bazlı takip ve izlemesi ve geri çekme işlemlerinin kontrollü olarak yapılmasına yönelik gerekli altyapı sunulmuş olacak.

Kozmetikler ve Tıbbi Cihazlar İzlenecek
Ülkemizde kayıtlı yaklaşık 4 milyon tıbbi cihaz ve formül bazında 400 bin farklı kozmetik ürün bulunuyor. Sistem ayrıca denetim faaliyetleri, klinik mühendislik faaliyetleri, iş zekası ve vatandaş odaklı işlemlere yönelik modülleri de içeriyor ve toplamda 25 adet yazılım modülünden oluşuyor. 

İlk aşamada tıbbi cihazlar takibe alınacak. Vatandaş Odaklı Hizmetler kapsamında tekil tıbbi cihazların ve kozmetik ürünlerin sorgulanmasına yönelik altyapı geliştirilmiş olacak. ÜTS'deki veriler kullanılarak birçok paydaş için ileri raporlama yetenekleri sunulacak. Ülke genelindeki hastanelerde kullanılan yerleşik tıbbi cihazlara ilişkin kalibrasyon, bakım ve onarım işlemlerinin doğru şekilde yapılmasını sağlamak için bir altyapı geliştirilecek. 

Teknik servis firmalarının personelleri ve personellerin aldıkları eğitimler ve sertifikalar kayıt altına alınabilecek ve bu personellerin ilgili işlemi yapmak için gereken yeterlilikleri sistem üzerinden kontrol edilebilecek. Kalibrasyon, bakım ve onarım işlemleri kayıt altında tutulacak.

Ürünlerin güvenliğini ve pazarda “yeterli” olarak bulunmalarını sağlamak, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu’nun (TİTCK)  temel amaçları arasında yer alıyor. Ülkemizde yerleşik bulunan üretici ve ithalatçı firmaların, bayilerinin ve yönetmelikler kapsamında bulunan tıbbi cihazların Sağlık Bakanlığı tarafından Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Ulusal Bilgi Bankası (TİTUBB) ile kayıt işlemi yapılıyor. Güvenli ürüne erişim, etkin denetim, sağlık politikalarının belirlenmesi, kayıt dışı ekonomi ile mücadele önemli proje kazanımları.  

 “ÜTS Mobil” Hazırlanıyor
Önümüzdeki süreçte ÜTS’nin de tıpkı İTS gibi mobil hale getirilip cep telefonlarına entegre edilmesi planlanıyor. Böylelikle ürünlerin kimlik bilgilerinin cep telefonlarından takibi de yapılabilecek. ÜTS’nin bu yıl içinde tamamen aktif hale gelmesi hedefleniyor. 

18 Şubat 2017 Cumartesi

KELİMELERLE GÜZELLEŞ, İŞTE LÛGAT365

365 gün hiç ara vermeden her gün bir kelimeyi anlamıyla, etimolojik kökeniyle ve usta yazarların alıntılarıyla paylaşan Lûgat365 projesinin sahibi Onur Ertuğrul, aynı zamanda projenin ürünlerinin yer aldığı ''Güzel Kelimeler Dükkânı'' açtı. 

Banu ve Onur Ertuğrul, bir soru ve oyun ile Lûgat365 projesini başlattılar. İşte o soru “Nasıl yaparsak bu kelimelerin güzelliğini özellikle gençlere gösterebiliriz?” idi. 

“Bazı kelimeler çok güzel” diyerek kelimelerin gücüne inanan reklamcı çift, kelimelerin reklamını yapmak için iyi bir dijital strateji hazırlardılar. Kelime avcılığı yaparak tedavülden kalkan kelimelere hak ettikleri değeri göstermek için, onları yeniden popüler hale getirdiler. 

“Yenilme riski olmayan yolculuk taklitçiliktir.” diyen Lûgat365 projesinin sahibi Onur Ertuğrul ile ilham veren öyküsünü konuştuk.

Hayatınızdan kısaca bahseder misiniz?
Eskişehir Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra ODTÜ’de Felsefe eğitimi aldım. Uzun yıllar televizyon kanallarında çalıştıktan sonra reklam sektörüne geçtim. Reklam sektöründe özellikle dijital ve strateji konularında deneyim kazandım. 

Nasıl fark yaratırsınız?
Fark yaratmak için öncelikle kendine inanmak gerektiğine inanıyorum. Kendine inanmak ve bu konuda dik kafalı olmadan fark yaratılamıyor. Zira size akıl veren herkes denenmiş ve başarı sağlamış örnekler üzerinden akıl veriyor. Bu da fark yaratmanın önündeki en büyük engel aslında. Denenmemiş yoldan gitmek de kendine inanmak, dik kafalı olmak ve dirayet göstermek üzerinden geçiyor. 

Yenilgilerinizden nasıl dersler çıkarttınız?
Fark yaratmak için denenmemiş yoldan gitmek demek öncelikle yenilgiyi göze almak demek. “Yenilecek olsam da bu yola inanıyorum ve bu yoldan gideceğim” demektir. 

Yenilgilerde ise ki galibiyetlerimden çok daha fazla yenilgim olduğunu teslim etmem gerek,  kesinlikle ve her zaman insanın çuvaldızı kendisine batırması gerektiğini düşünüyorum. Değiştiremeyeceğimiz ve büyük gerçekler üzerinden şikayet ve bahane üretmenin kişinin kendisine kesinlikle hiçbir faydası yok.

Sizin için para nedir?
Sahip olmak için uğraşmanız durumunda, insanı ele geçiren tehlikeli bir tuzaktır para. Yolculuklarımızda, aklımızı çelmek için karşımıza çıkan maddi fırsat ya da tekliflere kulak asmamamız gerektiğini düşünüyorum. 

Kendinize hedef koydunuz mu?
Büyük hedefler koymadım fakat her zaman küçük hedeflerle ilerledim. Büyük hedeflerin insanlar üzerinde rehâvete sebebiyet verdiğini düşünüyorum; en azından benim için böyle. Fakat yol almak için de küçük hedeflerin çok elzem olduğuna inanıyorum.

Hayatınızı nasıl dengede tutuyorsunuz?
Sürekli beslenerek... Kitaplardan, şarkılardan, resimden, tasarımlardan, tasarımcılardan, yazarlardan ve hepsinden önemlisi sevdiğim insanlardan... İnsan ne yerse odur derler ya, aynı minvalde kimlerden beslenirse de odur. 

Sizin için rekabet nedir? Rakiplerinizle nasıl mücadele edersiniz?
Aslında ortada bir rekabet varsa yanlış yoldayım demektir. Fark yaratmanın rekabetten sıyrılmakla mümkün olduğunu düşünüyorum. ‘Rakiple nasıl mücadele edilir?’ sorusuna daha net bir cevap vermek gerekirse; rakibinizden farklılaşarak rekabeti ortadan kaldırmalısınız derim.

Sağlığınıza nasıl dikkat ediyorsunuz?
Beden sağlığıma maalesef hakettiği özeni gösteremediğimi söylemek durumundayım. Ruh sağlığıma muhafaza etmek içinse söylediğim gibi beslenmeme çok dikkat ediyorum.

Kaybetmek kolay gibi anlatılsa da zorlu bir süreçtir. Siz her yenilgiden sonra nasıl kazandınız?
Yenilme riski olmayan yolculuk taklitçiliktir. Yenilmek yılmak demek değildir. Her yenilgiden sonra kendi içime dönerim ve hatalarımı olabildiğince dürüst ve net bir şekilde ortaya koymaya çalışırım. Başkalarının hatalarıyla, çevresel faktörlerle ya da genel olarak bahanelerle zerre ilgilenmemeye özen gösteririm. 

Kaybettiğinizde üstesinden gelmek zorunda olduğunuz en yoğun duygu hangisiydi?
Kaybetmekle ilgili büyük hezeyanlarım olmuyor sanırım. Bunun da sebebi, çıktığım yolda zaten kaybetmeyi göze alarak çıkmış olmam. Her kayıp, aynı zamanda bir sonraki yolculuğum için deneyimdir; yani ‘kazanımdır’ diye bakıyorum.

15 Şubat 2017 Çarşamba

DİŞİNİZ BOYNUNUZA 400 KİLOLUK BASKI YAPIYOR

Sabahları çene ve kulak ağrısı ile uyanıyorsanız, Tıp dilinde ‘Bruksizm’ olarak adlandırılan diş sıkma alışkanlığı olan çoğu hastadan biri olabilirsiniz. Normal bir bireyde çiğneme esnasında kullanılan ısırma kuvveti yaklaşık 27 kilo, maksimum istemli ısırma 70 kilodur. Bruksizm esnasında ise 440 kiloya kadar çıkabilen yüklenmelerin olabildiğini belirten Diş Hekimi Zerrin Işık Tüfekçi, bu durumun vücudun anatomik yapısı için hasar verici büyüklükte olduğuna dikkat çekti.

Dişini sıkan kişilerin dişlerinde aşınmalar ve kırılmalar, çene, eklem ve kaslarında ağrılar görüldüğünü dile getiren Diş Hekimi Zerrin Işık Tüfekçi, “Hastaların nedeni tespit edilemeyen yüz, baş ve boyun ağrılarının altında bruksizimin yattığı, yapılan detaylı muayene sonucu ortaya çıkıyor. Çeşitli ilaçların da neden olabileceği tartışılıyor. Fakat ilaçların bruksizme neden olduğunu öne süren çalışmalar az sayıda ve vaka raporlarıyla sınırlı.  Bu rahatsızlıktan nörologlara ve kulak burun boğaz uzmanlarına başvuran hastaların sayısı hiçte az değil. Ayrıca dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklarda bruksizmin anlamlı olarak daha sık görüldüğü bildiriliyor” diye konuştu. 

Dişinizi sıktığınızın farkında olmayabilirsiniz
Hastayı bir yakını uyarana veya diş doktoru dişler üzerinde ki aşınmaları söyleyip gösterene kadar, hastalar çoğunlukla bu durumun farkında olmadığını kaydeden Tüfekçi, “Bruksizm’in sebepleri arasında bireyin ruhsal durumunun, genetik yatkınlığının, çiğneme problemlerinin, nörokimyasal maddelerin yani dopamin, serotoninin salınım düzeylerinde etkili oluyor.  Diş sıkma alışkanlığı, bazen dişleri gıcırdatma, bazen sıkma şeklinde görülebilirken, bazende her iki durum beraberde görülebiliyor. Uyku sırasındaki bruksizm genellikle çene kaslarının ritmik kasılması ile karakterizedir. Gün içerisinde bruksizmde istemsiz çene kası kasılması ve dişleri sıkma ön planda olup, dişleri birbirine sürtme veya diş gıcırdatma daha seyrektir. Uyanıkken meydana gelen bruksizm genellikle gerginlik ve anksiyete durumlarında ortaya çıkar” dedi.

Stres en büyük neden
Bruksizmin çok çeşitli sebeplerinden bahsedildiğini kaydeden Tüfekçi,  şu bilgileri verdi: “Bunlar arasında dişlerin kapanış bozuklukları,  beyin travmaları ve bazı nörolojik hastalıklar, bazı psikolojik tedavilerde kullanılan ilaçlar, genetik etkiler, alerji, endokrin hastalıkları, parazitler ve beslenme problemleri. Farklı sebepleri konuşulmasına rağmen en önemli etkenlerin başında stres gelmektedir. Özellikle uykuya dalmadan önce alınan alkolün, yoğun kafein ve sigara kullanımının, kokain ve ekstazi bağımlılığının bruksizm gelişme riskini artırdığını bildiren çalışmalar olsa da kesin bir kanıta yok.”

Splint diş sıkma sorununu tedavi etmez
Bruksizmin tedavisi dişhekimleri tarafından, detaylı muayenenizi ile yapıldığını belirten Tüfekçi,  tedavide ‘Splint’ adı verilen apareylerin kullanıldığını söyledi.   Splintlerin dişhekimi tarafından ağzınızdan alınan ölçüye göre hazırlatıldığını kaydeden Tüfekçi, “Bruksizim için yapılan bu apareyler rahatsızlığın tedavisinde kullanılmasına rağmen bruksizmi ortadan kaldırmaz sadece olası etkilerinden kişiyi korur” dedi. 

Eksik dişler şikayetleri ortadan kaldırabiliyor
Günlük hayatta yaşanılan stres, önemli bir bruksizm nedeni olarak görüldüğünden , stresi azaltmaya faydası dokunabilecek etkinliklerin yapılmasını tavsiye ettiğini dile getiren Tüfekçi, “Dişlerdeki çapraşıklıklar ve çenelerdeki kapanış bozuklukları da bazen bu rahatsızlıklara sebep olabileceği düşünüldüğünden, bu rahatsızlıkların düzelttirilmesi ya da ağızdaki eksik dişlerin yaptırılması da şikayetlerin ortadan kalkmasına yardımcı oluyor.”

Botox ile diş sıkma önlenebiliyor
Diş hekimlerinin burksizm rahatsızlıklarının tedavisinde psikiyatristlerle de beraber çalıştığını vurgulayan Tüfekçi, hastaların bu sebeple dişlerini kaybedecek kadar ileri düzeyde diş sıkmaları yada gıcırdatmaları durumunda psikiyatristler ilaç kullanmayı da tercih edebildiklerini söyledi. Hipnoz tedavileri yada NLP yaklaşımlarından da olumlu sonuçlar alındığını vurgulayan Tüfekçi, “Plastik cerrahide ve dermatoloji de başarı ile kullanılan Botox ilacını, çiğneme kasları üzerinde kullanarak, hastanın diş gıcırdatmasına da engel olunabiliyor. Botox uygulanan bruksizm olgularında kişiler yemek yeme esnasında çiğneme kuvvetlerinde kayıp olduğundan şikayet etseler de sonuç çok tatmin edici. Botox uygulanmasıyla kişiler yaklaşık 4- 5 ay bruksizmin zararlı etkilerinden korunuyor. Bruksizm hastalarının pek çoğunda artan kas aktivitesine bağlı olarak dışarıdan dahi gözlenebilen bir yüz profilinde değişme de olabiliyor. Tedavi de kullanılan Botox oluşan bu kas hiperaktivitesine bağlı görünüşü de eski haline getiriyor” şeklinde konuştu.  

13 Şubat 2017 Pazartesi

BUGÜNLERDE NELER OKUDUM?

Kendi içimize döndükçe aslında kendimize daha çok odaklanıyoruz. Daha çok gelişiyoruz aynen Mevlana’nın dediği gibi “Kendinizi geliştirmek için öyle çaba harcayın ki, başkalarını tenkit etmeye zamanınız kalmasın!” 

Son dönemlerde çok fazla okuduğumu söyleyemem, elimdeki kitap beni biraz fazla oyaladı. Bu nedenle faydalı olacağını düşündüğüm ve daha önce okuduğum kitapları da ekledim. 

Bu arada her kitabı ayrıca ele almayı da planlıyorum. Yani önemli olan okumakla birlikte hayatımızda davranış değişikliklerini de sağlamak. 

Bugünlerde farklı kitaplar okuyorum. Kısaca bakacak olursak:


Medya Kaza Raporları 2 – Azime Acar, Ender Bölükbaşı
Haberleri eleştirel bir gözle ele alarak, özellikle yapılan kazalara dikkat çekiliyor. 
Haberler eleştirildikçe gelişir. Gazetecilerin okumasını tavsiye ederim. 


Haber Hakikat ve İktidar İlişkisi – Prof. Dr. Çiler Dursun
Haberler toplumu şekillendirir. Prof. Dr. Çiler Dursun’un “Haber Hakikat ve İktidar İlişkisi” isimli kitabında çok detaylı şekilde ele alınmış. Kitapta şu cümle çok önemli; “Haber denilen bilgi türü, toplumsal gerçekliği inşa eden bir bilgi türüdür.” 
Gazetecilere okumalarını öneririm. Kitaptan alıntılar yapmaya devam edeceğim.


Sherlock Holmes El Kitabı - Ransom Riggs
Benim gibi #sherlockholmes sevenler için harika bir kitap. 
Çıkarım bilimi ile ilgili detayları ele alıyor. 
Olaylara bakarken, hangi detaylarda durmamız gerektiğini anlatıyor. 
Üzerimdeki uyuşukluğu atarsam çok güzel haberler ve yazılar yazacağım, bu kitap gibi.... Dedektiflik maceralarını sevenler okuyabilir.



Gazeteci oluyorum - Faruk Türkoğlu
Okuduğum en iyi gazetecilik kitaplarından bir tanesiydi. 
Dili anlaşılır, teorikle pratiğin gayet net harmanlandığı çok güzel bir kitap. 
Gazetecilerin okumasını tavsiye ederim.


Julia  5 - Maurizio Mantero,  Giancarlo Berardi
İlk bölümde alkol bağımlılığı, ikinci bölüm organ mafyası ve üçüncü bölümde kılık değiştirip soygun yapılması konu alınıyor. 
Bu seri bağımlılık yapıyor, her şeyden uzaklaşmamı sağlıyor. Ondan seviyorum, farklı hayatlar, farklı fikirler ve yeni vizyon kazandırıyor.


Logicomix - Apostolos Doksiadis, Hristos H. Papadimitriu
Bundan sonra okuduğum kitapları paylaşmaya karar verdim. Güzel ve okunmaya değer yapıtlar saklı kalmamalı, daha çok kişi tarafından okunmalı. 
Çizgi romanları sevdiğimi bilmeyen kalmadı, bu çizgi seride de matematikçilerin ilginç dünyasında geziyoruz. Hayatlarındaki inişler, çıkışlar ve keşifleri öğreniyoruz. Bakış açımızda değişimler sağlayan ve matematiği sadece formüllerden ibaret olarak görmememiz gerektiğinin farkına varmamızı sağlayan bir eser. Listenize ekleyin derim, bu güzel kitap kişisel her kütüphanede olmayı hak ediyor bence.


Virgina Wolf'tan Yazarlık Dersleri - Danell Jones
Bir yazar ile yazım tekniği hakkında konuşur gibi düşünüp, kitaplarından alıntılarda cevapları bulmak.
Kadın yazarların yaşadığı zorluklar ve yılmamak. 
Okumadan yazılmayacağını anlatan harika bir kitap. 
Detaylı incelemesini bloguma yazacağım. 
Okuduğum en güzel yazma tekniği geliştirme kitaplarındandı. Tavsiye ederim. 

11 Şubat 2017 Cumartesi

DÜNYA YALAN HABERLERE KARŞI SAVAŞ AÇTI, BİZDE DURUM NE?

Medyada sapla samanın ayrılması şart! Yalan haberlere karşı tüm dijital devler savaş açtı.   

Gerçekliği olmayan habere kısaca yalan, sahte ya da asparagas haber deniyor. Doğru haber mi yoksa gerçek haber mi yapmak gerekiyor? İşte bu noktada bir haberin doğru olması gerçek olduğu anlamına gelmiyor. Bu yüzden bir haberin birden fazla doğruluk şekli olabilirken, gerçek bambaşka olabilir. Bunu fizikten bir örnek vererek açıklamak da fayda var. Bir silindiri ortaya asın, bu silindirin bir duvara yansıması dikdörtgen, diğerine ise daire olacaktır. Ortadaki silindir gerçekken, duvara yansıyanlar da doğru olabilir. O nedenle her doğru gerçek değildir. 

Haberler toplumu şekillendirir. Prof. Dr. Çiler Dursun’un “Haber Hakikat ve İktidar İlişkisi” isimli kitabında çok detaylı şekilde ele alınmış. Kitapta şu cümle çok önemli; “Haber denilen bilgi türü, toplumsal gerçekliği inşa eden bir bilgi türüdür.” Bu nedenle gazeteci kendini ne kadar geliştirirse toplum o kadar gelişir. Çünkü insanlar olayları medyadan takip ediyor. İçerikler ne kadar kalitesiz ve sahte olursa, toplum o kadar cahil kalmaya mahkumdur. 

Medya kazalarına dikkat edilmeli
Azime Acar’ın “Medya Kaza Raporları” kitaplarında ele aldığı gibi kazalar yaşanabilir. Yalan haber medya kazası değildir, kasıt vardır. Gazeteciler bazen istemeden yalan haberlere imza atabilirler, ancak bunlar zamanla yarışırken gözden kaçan bazı hususlardan kaynaklanır. Bilerek ve isteyerek yanıltıcı haber yapmak ise yalan haberciliktir. Gazetecinin amacı gerçekleri sunarken, kaliteli ve kanıtlara dayandırarak haber yapmasıdır. 

Gazetecilere imkan sunulmalı
Yalan haberlerin önlenmesi için birçok konu ele alınıyor. Ancak gözden kaçan bir nokta var. Gazetecilerin özlük haklarının hiçe sayılması da haber kalitesini düşürüyor. Uzmanlaşmalarına imkan verilmediği ve düşük maaşlarla çalıştırıldıkları için de ödemeleri düşünmekten haberlere odaklanamayabiliyorlar. 

Bir diğer noktada gazetecilerin markalaşmalarına  izin verilmemesidir. Yurt dışında kendini kanıtlamış gazetecilerin blogları var. Ülkemizde, okuyup, araştırıp gerçeklerin izini kovalayan bazı gazetecilerin blogları var. Bu bloglar bazen birçok farklı konuda özgün içerik sunuyor. 

Sosyal medyada yayılan sahte uzmanlar ve yalan haberlerle mücadele için neler yapılmalı?
Google ve Facebook yalan haberlere savaş açtı. Gerçeği manipüle eden, yanlış aktaran ya da saklayan mecraları Google reklam ağında barındırmayacak. Facebook'ta reklam göstererek gelir elde eden yalan haber yapan siteleri yanıltıcı, yasadışı ve aldatıcı kategorisine aldı.  Facebook kullanıcılarını sadece kendi beğendikleri içeriklere benzer içerikler göstermek suretiyle bir ‘yankı odası’ içine hapsetmişti. Artık bütün yayıncıların gözetim altında tutularak sosyal medya platformunun kurallarını ihlal etmemeleri için sıkı bir kontrolden geçirilecek.

Facebook, bu konuda şu önlemleri aldı: Daha güçlü bir algılama sistemi, sahte hikâyelerin daha kolay ihbar edilmesi, üçüncü partilerin doğrulaması, sahte haber uyarılarının güçlendirilmesi, ilgili makaleler kısmında çıtayı yükseltmek, yeni reklam politikasıyla sahte haber ekonomisini çökertmek ve haber profesyonelleriyle iş birliği yapmak. 

Medya kuruluşları da boş durmuyor
Reuters, Twitter’da sahte trendler için “News Tracer”  adı verilen yapay zeka yazılımı geliştirdi. Sahte kullanıcılarla, desteklenen bazı sanal gündemler üzerinde de duruluyor. BBC, 'Reality Check' ile doğrulanmış haberler yayınlamayı hedefliyor. İçerikler daha yavaş olsa da yalan haberlerden kurtulmak amaçlanıyor. 

Medya okuryazarlığı bilinci geliştirilmeli
Sağlık okuryazarlığı bilinci artırılmalı. Bunun için önce gazeteciler bu terimin ne olduğunu iyi bilmeli. Çünkü, ülkemizde gazeteciler için çalıştaylar ve toplantılar çok fazla yapılmıyor. Teorik ile pratik birbiriyle çatışıyor. Toplumda da bu konuda farkındalık oluşturulmalı. 

Haber kaynağına reklam diye bakılmamalı
Medya için reyting her şey olarak görülüyor, çünkü tek kazançları reklam. Oysa bu bakış açısı değiştirilmeli, haber kaynağına reklam diye bakılırsa, bu kirlilikten kurtulmamız imkansız. Medya kuruluşları farklı gelir kaynakları bulmak zorunda. Yoksa toplum parasını ödeyeni medyada görür. Bu sadece televizyon, gazete gibi geleneksel medya için değil, dijital dünya içinde geçerli. Çünkü sayfa açan reklamlarla takipçi sayısını artırıyor, ancak bu kişinin ne bilgisi ne de yeterliliği sorgulanmadan hemen takibe alınıyor. Göz boyayan bu süreç sonrasında da işi bilmeyen ve kolaya kaçan basın danışmanları bu kişileri destekliyor. O zamanda ‘medya reyting uğruna her şey mubahtır’ diyerek, gerçekleri ve kaliteli içeriği yayınlamak yerine para kazanmanın derdine düşüyor. 

Gazeteci eleştirel düşünmeli ve şüpheci olmalı, hemen güvenirse kanıtları atlayabilir. Mesela medyada sağlık haberleri ile ilgili şimdiye kadar neler mi gördük: Şarlatanlar ortada cirit atıyor. Astroloji diye bir bilim dalı yok ancak, astrologlar sağlıkla ilgili önerilerde bulunuyor. Doktorum diyen astroloğun, ne doktoru olduğu sorgulanmıyor. Sağlıklı yaşam eğitimleri veren, işletme mezunları beslenmeden psikolojiye kadar medyada açıklama yapabiliyor. Bir cerrah diyetisyen gibi davranıp, kameraya karşı cebinden salatalık çıkartıyor. Bunların önüne geçmek için sağlık programlarını sağlık habercileri yapmalı. 

Yine başa dönüyorum, gazetecilikte uzmanlaşma olmalı ki yalan haber oranları azalsın. Etik ilkeler belirlenmeli. Yalan haberlerin önlenmesi, bilinçle, destekle ve geri bildirimle başarılır. 

Yalan haberlerle mücadele konusunu ele almaya devam edeceğim. Bu konuda yapılacak çalışmalara da her zaman varım. 


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...