Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nöroloji etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

PSİKOPAT BEYNİNİ SEVGİYLE EĞİTEN NÖROBİLİMCİ

Bugün sizlere sevginin insanların beynini nasıl değiştirdiğini anlatacağım. California Üniversitesi'nde 35 yılı aşkın bir zamandır davranış üzerinde çalışan nörobilimci profesör Jim Fallon , bir gün bir meslektaşı psikopat katillere ait bir grup beyni incelemesini istedi. 2005 yılında seri katillerin beyin taramalarını inceleyerek "Nasıl psikopat bir katile dönüşür?" sorusunun peşine düşen Fallon, insan beyinlerinden yaklaşık 70 tanesine baktı ve birtakım verilerle karşılaştı.   Şizofreni, depresif insanlar, katillerin PET taramalarının yanı sıra Alzheimer ile ilgili başka bir araştırma için ailesinin ve kendisinin olduğu beyin görüntüleri masanın diğer tarafında duruyordu. Bir beyin taramasına baktığında Fallon, empati, ahlak ve irade ile alakalı olan beyin bölgelerinin faaliyetinin çok düşük olduğunu tespit etti. Görüntüden emin olamadığı için ilk olarak PET makinesinde bir problem olduğunu düşündü. Teknisyenle birlikte kontrol ettiğinde bir sorun olmadığını...

ALS İLE YAŞAMA UMUDU SAÇIYOR

Size farklı bir hayat hikayesi anlatacağım. Tanışma imkanınız olursa, mutlaka görüşmenizi önereceğim bir isim Göz Doktoru Alper Kaya. 26 yıl önce henüz 28 yaşındayken göz doktoru olarak çalışırken, kendisine ALS MNH (Amiyotrofik Lateral Skleroz - Motor Nöron Hastalığı) hastalığı teşhisi konur. 5 yıl ömür biçilir, evlidir ve eşi henüz birkaç haftalık hamiledir.  Yıllardır süren mücadelesinde çok farklı acılarla karşılaşır, ancak o yılmaz ve örnek alınası bir yaşama sevinci görürsünüz gülen gözlerinde. Bir süre bu durumu sorgular, "1 milyonda 2 hastada görülen bir durum başıma neden geldi" diye düşünür. Şimdi ise, hayata sıkı sıkı sarılıp, birçok çalışmaya imza atıyor.  “Ben Mesleğimi 10 Sene Kadar Sürdürdüm” ALS hastalarının sesini duyurabilmek için çaba harcayan Op. Dr. Alper Kaya ve şunları söylüyor: “Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp fakültesini bitirdikten sonra Çukurova Üniversitesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalında uzmanlığımı aldım. Asistanlığım sırasında yü...

KAHVE MULTİPL SKLEROZ HASTALIĞINA İYİ Mİ GELİYOR?

Kahve içmek sanırım hayatımızın önemli bir parçası. Sabahları muhteşem kokusu ve aroması ile içilen bir fincan kahve, güne güzel başlamamızı sağlıyor. Hem daha dikkatli hem de keyifli bir ruh haline kavuşuyoruz.  Kahvenin farklı etkileri üzerine araştırmalar sürerken, özellikle nörolojide yeri çok daha önemli. Geçtiğimiz gün kahve eşliğinde yaptığımız bir sohbette Prof. Dr. Mehmet Zülküf Önal, kahve ile ilgili yapılmış yeni bir araştırmadan söz etti ve şunu söyledi: “Günde 6 bardak, yoğun kahve tüketimi Multipl Skleroz gelişme riskini belirgin olarak azaltabiliyor.” Bu önemli konu ile ilgili sorularımı yanıtlayan Prof. Dr. Mehmet Zülküf Önal, hem araştırma hem de Multipl Skleroz hastalığı hakkında da bilgi verdi.  Multipl Skleroz hastalığı nedir? Multipl Skleroz (MS) beyin veya omurilikte inflamasyon(iltihaplanma) odakları ile seyreden bir hastalıktır. MS neden olur? MS otoimmün bir hastalıktır. Bağışıklık sisteminin hücreleri normalde bakterilere, virüs...

HER UNUTKANLIK ALZHEİMER MI?

Kapıdan çıkıyorsunuz, yolda yürürken birden “Ocağın altını kapattım mı?” diye içinizi bir endişe kaplıyor. Sonra eve dönüp, ocağa bakıyorsunuz ki ocak kapalı. Unutkanlık başladı diye endişeleniyorsunuz. Sık sık unutkanlık yaşayanları bir korku sarıyor. “Acaba Alzheimer mı?” diye panikle doktora gidiyorlar. Alzheimer ile ilgili merak edilenleri Memorıal Şişli Hastanesi’nden Nöroloji ve Klinik Nörofizyoloji Uzmanı Prof. Dr. Türker Şahiner ile konuştuk. Alzheimer nedir? Alzheimer hastalığının beyinde Amiloid Beta adını verdiğimiz bir proteinin birikiminden oluştuğu düşünülmektedir. Aslında amiloid beta zararlı bir protein molekülü değildir. Nöron adını verdiğimiz beyin hücrelerinin her gün defalarca sentezlediği bir moleküldür. Bugün için görevini tam bilememekle beraber, beyinde elektriksel sinyallerin iletiminde rolü olduğu tahmin ediliyor. Yine nedenini bilemediğimiz bir şekilde bu protein görevini yaptıktan sonra parçalanmak yerine hücreler arası ortamda birikmektedir. As...

ALZHEİMER’A ERKEN TEŞHİS İMKANI DOĞUYOR

Alzheimer hastalığında erken teşhis için geliştirilen yeni bir yöntem, bir hastadan örnek alınarak hazırlanan robot ile tanıtıldı. Unutkanlık denildiğinde ilk akla gelen hastalıklardan biri olan Alzheimer’ın erken teşhisi için, uzun yıllardır araştırmalar sürüyor.  34. Ulusal Radyoloji Kongresi Siemens standında Alzheimer hastalığında erken teşhis yöntemini tanıtmak için, Gil adındaki hastanın yüz modeli çıkartılarak anlatıldı. Robot, bir Alzheimer hastanın yüz hareketlerini birebir yapıyor. Amyloid Brain Model’ini tanıtmak için hazırlanan robot hakkında bilgi veren Siemens Moleküler Görüntüleme Sorumlusu  Gizem Uçanok, robotun üç farklı şirketten, 20 çalışanın 6 hafta boyunca birlikte çalışarak geliştirildiğini belirtti. Uçanok, söz konusu robotun Alzheimer’ı diğer demans türlerinden ayıran yeni bir radyoaktif maddeyi ve bu madde için Siemens’in geliştirdiği Amyloid Nöroloji yazılımını tanıtmak için yapıldığını söyledi. Bu yeni radyoaktif madde ve de yazılım ile il...

MİGREN AĞRISININ OLUŞUM MEKANİZMALARINI HACETTEPELİ BİLİM İNSANLARI BULDU

Science Dergisi’nde bugüne kadar yayınlanan tamamen Türkiye kaynaklı ilk tıbbi araştırma olma özelliği taşıyan bu çalışmada, migren başağrısının oluşum mekanizmaları ortaya konuyor. Bu araştırma, migren için daha önce bilinmeyen yeni ilaç hedeflerinin de yolunu açıyor. Migren toplumda çok sık görülen, hastaların hayat kalitesini düşüren ve önemli işgücü kaybına sebep olan bir hastalık. Migren hastaları saatler sürebilen, zonklayıcı bir başağrısı ile birlikte mide bulantısı, kusma, ışığa ve sese hassasiyetten şikayetçi oluyorlar.  Science Dergisi’nin 1 Mart 2013 sayısında Hacettepe Üniversitesi`nden yayınlanan bir çalışma ile aura ile migren başağrısı arasında daha önce bilinmeyen bir ilişki gösterildi. Çalışma, Türk araştırmacılarca laboratuar aşamalarımın tamamının ülkemizde yapıldığı Science’da yayınlanan ilk tıp araştırması olma özelliğini taşıyor. Science Dergisi’nde ise bugüne kadar yayınlanan migren başağrısı üzerine ikinci araştırma.  Araştırma; Hacettepe...

AŞKI BEYNİNİZDE HİSSEDİN-2

Evlilik aşkı öldürür mü? Kadınlar, erkeklerden daha çabuk mu bağlanır? İlk sevgi ve aşk nesnesi olan, anneyle kurulan ilişki ve sevgi bağı önemli mi? Birçok patolojik olan aşk ilişkisinde sorunun bir kaynağı da çocukluk dönemi mi? Aşkın ömrü var mıdır? Hormonlar sadece bir ham madde midir? İstanbul Üniversitesi  İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Başkanı ve Onkoloji Enstitüsü Psikososyal Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sedat Özkan  şu bilgileri verdi: “Aşk bir duygudur, bir insan yaşantısıdır. Erich Fromm ‘The Art of Loving’ araştırması vardır. Freudien kuramlara kadar tüm kuramların ilgi alanı olmuştur.  İnsan beyni bütün bedenin komutanıdır. Aşk duygu olarak da, düşünce olarak da, kimyasal olarak da önce beyinde    başlar, tıpkı cinsellik gibi. Aşık olunca kalpte pır pırlar yaşanır tabi, ancak o pır pırları yaşatan sonuçta beyindeki kimyasal değişikliktir. “...

AŞKI BEYNİNİZDE HİSSEDİN-1

Aşk nedir? Beyin mi yoksa kalp işi midir? Aşık olunca hayatımızda neler değişir? Yapılan bilimsel çalışma sonuçları ne söylüyor?   Aşk ve Beyin dosya haber ile merak edilenler yanıt buluyor. Aşk, aşırı sevgi ve bağlılık duygusudur. Seni Seviyorum, insanoğlu varolduğundan beri üremesinin ve ölümsüzlüğünün temelinde bu iki kelimeyi kullanarak bugünlere gelmiştir.  Google internet arama motorunda “love” kelimesi 2.080.000.000 kez web üzerinde görüntülenirken, tıbbi literatürlerin arandığı arama motoru olan Pubmed’de ise 9926 kez görüntülenmektedir. Google’daki popülerliğinin yanısıra bilimsel olarak da aşk konusu üzerinde birçok araştırma yapılmıştır. Aşkın Nörolojisi MESA Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Zülküf Önal, şu bilgileri verdi: “Aşk; kompleks nörobiyolojik bir fenomen olarak, güvenin, inancın, hazzın ve ödül aktivitelerinin beyinde yer aldığı bir süreçtir. Limbik sistemin bütünlüğünün işaretidir. Romantik aşk bizlere hayat veri...