Ana içeriğe atla

Kayıtlar

haber etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

PARKİNSON'U KOKLAYARAK TEŞHİS EDİYOR

Fotoğraf: The Telegraph Parkinson hastalığını kokladığını keşfeden Joy Milne, bilim insanlarının ön tanı testi geliştirmesine yardımcı oluyor. Parkinson hastalığı Türkiye’de 150 bin, dünya genelinde ise 7.5 milyon insanı etkiliyor. Birçok hasta hareket etme zorlukları, titreme, depresyon, bilişsel sorunlar ve uyku bozuklukları ile mücadele ediyor. Parkinson hastalığını koklayan İngiliz kadın, bilim insanlarının hastalık daha kendini göstermeden tanı koyduracak testlerin geliştirilmesi için yardımcı olabilecek 10 ayrı molekülü keşfetmelerine yardımcı oldu. Bu araştırma dünyaca ünlü tıp dergilerinden Lancet ’te yayınlandı. İskoçya'nın Perth şehrinde yaşayan Joy Milne, Parkinson hastalığı teşhisi almadan altı yıl önce, kocası Les'in kokusunda bir değişiklik bulduğunu iddia ettiğinde Manchester Üniversitesi'ndeki araştırmacılar hastalığın belirgin bir kokuya sahip olabileceğini düşünmeye başladı. 67 yaşındaki Joy Milne, kocasının kokusunun, hastalık belir...

HABERLERİ “TEYİT” EDİN

Türkiye, haberi internet üzerinden alan ülkeler sıralamasında ikinci sırada yer alıyor. İnternetin bilgi çöplüğüne dönüştüğü günümüzde okuduğunuz haberlerin doğruluğundan emin olmadan hayatınıza uygulamayın ve paylaşmayın.  Gazeteci Mehmet Atakan Foça’nın öncülüğünde kurulan teyit.org sitesi, eleştirel düşünceyi yaymayı ve Türkiye’deki yalan haber sorununu çözmeye bir katkı sağlamayı hedefliyor.  Öncelikli olarak yanlış haber yayılımını engelleyerek sosyal medya kullanıcılarının doğru bilgiye erişimini sağlayan Teyit.org ekibi ile çalışmaları ve hedeflerini konuştuk.   Teyit.org nedir? Teyit.org, haber kaynağı olarak interneti kullanan kişilerin, doğru bilgiye ulaşmasını sağlamak için kurulmuş bir platform. Sosyal medyayı tarıyor ve şüpheli gördüğümüz haberlerin doğruluğunu, yanlışlığını tespit etmeye çalışıyoruz. Mehmet Atakan Foça kendi çabalarıyla iki senedir bu işi yapmaya çalışıyordu ve sonrasında bir ekip çalışmasıyla teyit.org ortaya çıktı. Ya...

SAĞLIKTA DİJİTALLEŞMENİN GELDİĞİ SON NOKTA: E-NABIZ

Sağlık ve bilişim profesyonellerinin bir araya geldiği Digital Health Summit Turkey’de bu yıl hasta odaklı, yenilikçi ve ilham verici oturumlar yapıldı. Toplantıda Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, e-Nabız kullanımı ile ilgili merak edilenleri anlattı.  Sağlık alanında dijital uygulamaların etkili ve yaygın kullanımını geliştirmeyi ve bilgi paylaşımını artırmayı amaçlayan Digital Health Summit Turkey 'in dördüncüsü 17-18 Aralık tarihleri arasında Vodafone Altın Sponsorluğu’nda İstanbul’da Park Bosphorus Hotel’de gerçekleşti. Türkiye’nin ilk ve tek dijital sağlık zirvesi olma özelliğini taşıyan bu etkinlikte sağlık sektörünün tüm paydaşları sağlığın geleceğine ait çözümleri konuşarak, yeni dijital ve mobil çözüm önerilerini paylaştı. Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Dr. Şuayip Birinci, Sağlık Bakanlığının son zamanlarda en çok ses getiren projesi olan e-Nabız Sistemi’ni anlattı. "e-Nabız" uygulamasında kullanıcı sayısının giderek arttı...

DİJİTAL MECRALARI SAĞLIK KONUSUNDA NASIL KULLANMALIYIZ?

Sağlıklı yaşamak, her gün, güne enerji dolu, mutlu ve huzurlu uyanmak istiyoruz.  Stresten uzak durmak için, neler yapabiliriz diye araştırıyoruz. Daha genç kalabilmek için formüllerin peşine düşüyoruz. Zayıflamanın sırları diye aktarılan yazıları bir solukta okuyoruz.  Herkes mucizelerin ve sırların peşine düşüp, doğrunun ne olduğunu arıyor.  Ancak aranan doğru bilgiye ne kadar ulaşılabiliyor? Çok fazla bilginin yer aldığı internette, ulaşılan yazıların hangisinin doğru olduğu konusunda kafa karışıklığı yaşanıyor. Aslında doğru bilgi için, kanıta dayalı tıbbı ve bu alanda çalışan "gerçek" uzmanları iyi tanımak gerekiyor.  Özellikle her “uzmanım” diyene inanmamak çok önemli. Peki, her aklımıza takılan sorunun yanıtını aradığımız dijital mecraları sağlık konusunda nasıl kullanmalıyız?  Sağlık alanında dijital uygulamaların etkili ve yaygın kullanımını geliştirmeyi ve bilgi paylaşımını artırmayı amaçlayan Digital Health Summit Turkey 'in dördüncüs...

ORGAN NAKLİ VE BEYİN ÖLÜMÜNDE MERAK EDİLENLER

Organ bağışı ile ilgili şehir efsanelerinin önüne geçmek için yetkililer sürekli mücadele ediyorlar.  Son dönemlerde ise organ bağışı konusunda en sık gündeme gelen konu, “Beyin ölümü nedir?” oldu.  “Beyin ölümü” kavramı, tüm beyin fonksiyonlarının tam ve geri dönüşümsüz olarak kaybı ile karakterize bir klinik tablodur. Sağlık Bakanlığı yetkilileri bu konuda bir açıklamada bulundular. Buna göre: “Beyin ölümü kavramı klinik ve kanıta dayalı bulgular eşliğinde tartışmasız olarak tüm dünya tarafından kabul edilen bir durumdur. Dolayısı ile tüm tıp dünyasının fikir birliği içinde olduğu bir konuda herhangi bir tıbbi dayanağı olmayan tıp dışındaki bireylerin böyle hassas bir konuda görüş beyan etmeleri ve bu konunun medyada yer alması son derece sakıncalı ve ülkemizdeki sağlık sistemine zarar verici bir durumdur.” Ülkemizde organ nakli ilk olarak 1978 yılında kalp nakli ile başlamış. Devamında da böbrek nakilleri ile devam etmiştir. Hatta şaşırtıcı bir bilgi var ki, dünyad...

“DÜNYA'NIN EN BÜYÜK YATAK SAYISINA SAHİP HASTANE KAMPÜSLERİ OLUŞUYOR”

Şehir hastaneleri ile sağlık sektörünün yüzünün değiştireceğini, dengeleri yeniden oluşturacak bir yapının oluştuğunu belirten Dr. Hasan Kuş, “Şehir hastanelerinde ölçeğin büyüklüğü de çarpıcı. Listede en yukarıda yer alan Ankara’daki Etlik ve Bilkent hastanelerinin her biri 3 bin 500’ün üzerinde yatak sayısına sahip. Bu şu demek; dünyanın en büyük yatak sayısına sahip hastane kampüsleri oluşuyor” dedi.  Uluslararası hastane yöneticileri, hukuk danışmanları, iletişim uzmanları ve hekimler 2. Annual Turkey Hospital Expansion Summit’te bir araya geldi. Hastane kampüsleri nasıl yönetilecek, nasıl bir yönetim modeli oluşturulacak? Hastane yönetiminde dijitalin etkisi, medya yönetiminin etkisi gibi konu başlıkları ele alındı.  Son 10 yılda Türkiye’de sağlık hizmetleri açısından oldukça hareketli geçti. Esas olarak var olan hastane yataklarının yenilenmesi, bir miktar da yeni yatak yaratılmasını hedefleyen Şehir Hastaneleri ise adım adım hayata geçiyor. Hastane bina stoğu...

HASTALARIN KARAR VERME KAPASİTELERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ÇOK ÖNEMLİ

Aydın’da gerçekleşen II. Adli Psikoloji Günleri’nde hastaların karar verme kapasitelerinin değerlendirilmesi konusunda bir konuşma yapan Amerika Birleşik Devletleri Mayo Klinik Psikiyatri Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ulaş Mehmet Çamsarı, hastaların “karar verme kapasitesi” değerlendirilmesi işleminin çoğu zaman adli sonuçları olabilen ve tüm branş doktorlarının ilgilendiren çok önemli bir konu olduğunu ve ABD’de genel hastanelerde bu görevi psikiyatri içinde ayrı bir bölüm olarak yapılanan Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi Servislerinin üstlendiğini belirtti. Dr. Çamsarı, ülkemizde de Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi, diğer adıyla Psikosomatik Tıp ile uğraşan çok sayıda akademisyenin bulunduğu ve yan dalının hızla gelişmekte olduğunu ancak yapılandırılmış yandal eğitiminin henüz verilemediğini söyledi.   İnsan davranışları ve zihinsel süreçleri ile birlikte bunların altında yatan nedenleri bilimsel olarak inceleyen bir çalışma alanı olarak tanımlanan psikolojinin bir alt alanı ...

GLOKOM ÖNLENEBİLİR KÖRLÜK NEDENLERİ ARASINDA İKİNCİ

Glokom dünya genelindeki önlenebilir körlük nedenleri arasında ikinci sırada yer aldığını belirten İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Glokom Bölümü Sorumlusu Prof. Dr. Nevbahar Tamçelik,  “Hastalar Glokom olduklarını fark etmeden önce görme yetilerinin yüzde 40’ını kaybedebiliyorlar” dedi.   Halk arasında 'göz tansiyonu' olarak bilinen glokom; optik sinirin ilerleyen nitelikte hasar görmesine yol açan bir göz hastalığıdır. Gözün aldığı bilgilerin beyne iletilmesinde optik sinir hayati öneme sahip olduğundan, tedavi edilmediğinde, glokom yavaş yavaş ve telafi edilemez biçimde görme kaybına ve nihayetinde körlüğe neden olabilir. Glokom hastalığının sebebi tam olarak bilinmemektedir.   Dünya genelinde yaklaşık 67 milyon kişi glokom hastalığıyla yaşıyor ve bunların neredeyse yarısı glokom olduklarını bilmiyorlar. Diğer bir deyişle, 30 milyondan fazla, yani Yunanistan ve Romanya’nın toplam nüfusundan daha fazla insan farkı...

“ORGAN NAKLİNİ ANKARA’DA DA YAPMAK İSTİYORUM”

Organ bağışının önemini vurgulayan Memorial Sağlık Grubu CEO'su Uğur Genç, “Türkiye’de maalesef çok az bağış olduğu için organ nakli Türkiye’nin yarasıdır. Bizim de önümüzün açılması lazım. Bu işi Diyarbakır’da, Antalya’da ve Ankara’da yapmak istiyorum” dedi.   Ankara’nın en büyük özel hastanelerinden biri olan Memorial Ankara Hastanesi, 1’inci yaşını basın mensupları ile birlikte kutladı. Hilton Otel’de düzenlenen kahvaltıda basın mensupları ile bir araya gelen Memorial Sağlık Grubu CEO’su Uğur Genç ve Memorial Ankara Hastanesi Direktörü Dr. Levent Atay, 1 yıl içerisinde gerçekleştirilen çalışmaları ve yeni yatırımları paylaştı. Memorial sağlık grubu olarak ülke genelinde 10 hastane, 3 tıp merkezi ile hizmet verdiklerini belirten Memorial Sağlık Grubu CEO'su Uğur Genç, “Geçen yıl 2 milyona yakın insana ayaktan sağlık hizmeti verdik. Yaklaşık 155 bin yatan hastamız oldu. Ankara’da birinci yılımızı doldurduk. İlk yıl sağlık kuruluşlarında zordur. Biz Memorial Ankara has...

KRONİK HASTALARA MOBİL DESTEK VERİLMELİ

Mobil sağlık hizmetlerinin kronik hastalıklarla mücadeledeki kullanımasının gerektiğini belirten İstanbul Anadolu Kuzey Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Dr.Şuayip Birinci, “Türkiye’de diyabet hastalığının her yıl yüzde 100 artıyor. Hastaların nasıl yaşaması gerektiğini anlatmak gerekir. Bu ancak mobil sağlıkla olabilir” dedi. Digital Health Summit Turkey 2013′te konuşan İstanbul Anadolu Kuzey Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Dr.Şuayip Birinci, kurumların iş modellerinin nasıl geliştirileceği, sağlık iletişiminde yeni davranış biçimlerinin nasıl üretileceği ile ilgili soruların cevaplandığı oturumda konuşma yaptı.  Hasta Olmanın Önüne Nasıl Geçilecek? İstanbul Sağlık Müdürlüğü’nde üç yıl çalışan Birinci konuşmasında, söz konusu sistemle hasta olmanın önüne nasıl geçileceği ve nasıl daha az harcayarak tedavi uygulanacağına yer verdi. Sistemin çok ciddi bir şekilde iletişime doğru gitmeye başladığını belirten Birinci “Ciddi anlamda başvuru sayısı çok arttı v...

AİLE HEKİMLERİ 70 SAAT MESAİYE "HAYIR" DİYOR

Sağlık Bakanlığı'nın aile hekimlerinin hastanelerde nöbet tutmasını sağlayan yönetmeliği kabul etmediklerini söyleyen Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Murat Girginer, “Yeni uygulama ile 40 saatlik normal mesai saatlerinin üzerine 30 saat hastane nöbeti verilmek isteniyor. Hekimlerinin nöbetleri dahil haftalık çalışma süreleri en çok 48 saat olabilir. Yeni getirilecek uygulama ile bir aile hekiminin 70 saat çalışması düşünülüyor” dedi.  Sağlık Bakanlığı’nın aile hekimlerinin hastanelerde nöbet tutmasını öngören yönetmeliğine tepki gösteren Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF), tarafından basın toplantısı düzenlendi. 65 ilin aile hekimleri dernek başkanları katıldığı toplantıda federasyon üyesi doktorlar üzerinde 'Aile hekimliğinde nöbete hayır' yazılı tişörtler giydi. Kamu Hastaneler Birliği’nin hastanelerde oluşan aksaklıkları gideremediği için aile hekimlerine hastanelerde başka hekimlerin görevinin verilmek istendiğini be...