15 Mart 2012 Perşembe

KAŞA MEZOTERAPİ DENENDİ

Kaş seyrekliği ile ilgili yaşanan sorunlara uygulanan yöntemlerin doğal durmadığını ve mezoterapi denediğini dile getiren Dr. Tahsin Görgülü, seri vakalar ile literatürdeki mezoterapinin avantajlarına dair boşluğun doldurulabileceğini belirtti.

Kaş, ifadenin temel unsurlarından ve yüz güzelliği açısından önemli kriterlerden biri. Kaşların zayıflığı ve seyrekliği özellikle bayanlarda ciddi psikolojik problemlere neden olabiliyor. Kaş problemlerinin giderilmesinde kaş ekimi ve dövme ile belirginleştirme işlemi günümüzde popüler teknikler arasında yer alıyor. Ancak kaş ekiminin morbiditesi ve doğal kaş görünümüne oranla kalınlık farkı ve uzama problemi mevcut iken dövme ile oluşturulan kaşın doğal olmayan görünüm ile mutlu etmiyor.

Mezoterapi; dilüe edilmiş farmakolojik ajanların intradermal uygulanmasının ilk kez 1958 tarihinde Pistol tarafından ortaya atıldığını kaydeden Karadeniz Ereğli Devlet Hastanesi, Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Kliniği’nden Uzman Dr. Tahsin Görgülü, günümüzde geniş bir kullanım alanı olan mezoterapinin etkinliği hakkında literatürde çalışma bulunmadığını belirtti. Literatürde bulunan yayınların genellikle komplikasyonlar içerdiğini dile getiren Görgülü, “Özellikle son dönemde medyada saç mezoterapisi ve etkinliği vurgulanmaktadır ancak kaş mezoterapisi ile ilgili herhangi bir çalışma veya medya vurgusu bulunmamaktadır. Benim yaptığım çalışmada, kaş ekimi ve dövme yapılmasını istemeyen hastaya sunulabilecek bir diğer seçenek olarak kaş mezoterapisinin etkinliğini ortaya koydum” dedi.

Hastaya 2 Hafta Aralıkla 6 Seanslık Mezoterapi
Kaş seyrekliği ve güçsüzlüğü yakınması ile başvuran bir hastada mezoterapi uygulamasını anlatan Görgülü, şunları söyledi: “Çocukluğundan beri kaş problemi yaşayan hastan, psikolojik olarak kendisini yıprattığını ifade etti. Hasta, kaş tabanını boyayarak bu sorunun önüne geçtiğini ifade etti. Saç ekimi ve dövme işlemlerini mevcut dezavantajları nedeniyle kendisine uygun bulmayan hastaya kaş mezoterapisi önerildi. Hastaya 2 hafta aralıkla 6 seanslık mezoterapi işlemi uygulandı.
Tek Seans ile Sonuç
Uygulama sonrası oluşabilecek ödem ve enfeksiyonu engellemek amacıyla buz uygulama antibiyoterapi ve anti-inflamatuar tedavi verildi. 3 günlük üst göz kapağı ödeminin ardından 4. gün ödem tamamen kayboldu. Hasta herhangi bir ağrı problemi yaşamadığını ifade etti. hasta 2. seans için başvurduğunda kaşlarda belirgin renk koyulaşması ve kıl çaplarında artış olduğu gözlendi. Hasta mevcut durumundan gayet memnun olduğunu ve başka seansa ihtiyacı olmadığını ifade etti ve tedavi tek seans ile sonlandırıldı. Hasta 2. aydaki kontrollerinde asla kaşı bulunmayan ve alma gereği duymadığı kaş kenarı inferiorunda yeni kaş telleri oluştuğunu ifade etti.


“Mezoterapi Hiçbir Şekilde Cerrahi Tedavinin Alternatifi Değil”
Mezoterapi hiçbir şekilde cerrahi tedavinin alternatifi olmasa da medyanın da popülerize etmesi dolayısıyla hastaların invazif olmayan bu tip işlemler konusunda istekleri her geçen gün artıyor. Biz plastik cerrahlar her ne kadar üzerine gitmesek de bu işlemlerin etkisiz olduğunu söylemekte mümkün değil. Sunulan hastada tek bir seansla gözlemlenen sonuç bu konuda oldukça cesaret verici oldu. Seri vakalar ile literatürdeki mezoterapinin avantajlarına dair boşluk doldurulabileceğini düşünüyorum.”

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...