20 Temmuz 2010 Salı

“2025 YILINDA 1.5 MİLYAR ERİŞKİN HİPERTANSİYONDAN ETKİLEYECEK”

2. Hipertansiyon ve Adrenal Bez Hastalıkları Sempozyumu’nun bu yıl, Prof. Dr. Nuri Kamel'in anısına yapıldığını kaydeden Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı öğretim üyesi Prof Dr. Nilgün Başkal, “2025 yılında 1.5 milyar erişkin Hipertansiyondan etkileyecek” dedi.

2. Hipertansiyon ve Adrenal Bez Hastalıkları Sempozyumu bu yıl, Prof. Dr. Nuri Kamel'in anısına yapıldı. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği tarafından düzenlenen toplantıda, 21. yüzyılda doğrudan veya dolaylı etkileri sonunda ölüm nedenleri arasında en ön sıralarda yer alan hipertansiyon ele alındı. 2025 yılında 1.5 milyar erişkini etkileyeceği öngörülen ve günümüzde etyoloji ve sonuçları ile tıbbın çeşitli branşlarını ilgilendirmesi nedeniyle sürekli gündemde olan ve tartışılan hipertansiyon alanında son gelişmeler işlendi. Ayrıca son yıllarda giderek artan oranda görülmekte olan adrenal bezler ile ilgili fonksiyonel fazlalık veya eksiklikle ilişkili klinik tablolar veya fonksiyon göstermeyen, rastlantısal olarak tespit edilen adrenal kitleler, konjenital adrenal patolojiler ve hipertansiyon ilişkisi ele alındı.


Birinci Basamak Hekimleri Tanıyı İyi Koyabilmeli
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı öğretim üyesi Prof Dr. Nilgün Başkal, Adrenal Bez ve Surrenal Bez hastalıkları hakkında bilgi verdi.
Prof Dr. Başkal, “Endokrin bezleri ilgilendiren hastalıklar ‘orkestra şefi’ diye adlandırabileceğimiz hipofizden kaynaklanıyor. Bunlar bütün sistemin etkilenebileceği biraz titiz incelemelerin gerektiği koşullar. Yani biz bir sürrenal ve adrenal bez hastalıklar dediğimizde birinci basamak hekimi hastalıkları görüp düşünebilmeliler. Temel muayene de kan basıncı ölçümü doğru yapmalı. Hastanın hiçbir şikayeti olmasa da tansiyonu mutlaka ölçülmeli. Hastanın posturu farklı şekillerde bu ölçümleri tekrarlanmalı ki çok farklı hastalıklar erken teşhis edilebilsin. Obezitenin dağılımına göre hipertansiyon ile ilişkisi bu zeminde çıkabileceği düşünülmeli. Hastanın tanısı iyi konmalı sonrasında metabolik etkiler incelenmeli. Endokrinolog sayısı ülkemizde çok az, bu nedenle birinci basamak hekimi temel tetikleri iyi yapması gerekir. Araştırma gerektiğinde hastayı yönlendirebilmeli” diye konuştu.

“Birçok İnsanın Gizli Hipertansiyon Olduğunu Bilmeden Yaşamını Sürdürüyor”
Prof Dr. Başkal şu bilgileri verdi: “Böbrek üstü bezinde ve adrenal glandlarda büyüme durumu gözlenebiliyor. Kortexte salgılanan kortizon denilen stres hormonu kitle olduğunda hormon düzeyi yükseliyor. Bu durumda Cushing sendromu gözleniyor. Cushing sendromu dediğimiz böbreküstü bezinin fazla çalışması hastalığı şüphesi varsa 24 saatlik idrarda serbest kortizol veya kanda kortizol ve ACTH hormonlarına bakılır. Böbrek üstü bezinin az çalıştığı durumlar, seks siteroidleri ve hipertansiyon durumu var.”
Gizli hipertansiyonun ne derece önemli olduğu ve birçok insanın gizli hipertansiyon olduğunu bilmeden yaşamını sürdüğünü belirten Prof Dr. Başkal, bu durumun ciddi organ hasarlanmasına neden olabildiğine dikkat çekti.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...