6 Nisan 2016 Çarşamba

AŞI İLE HASTALIKLAR ORTADAN KALKIYOR MU?

Çocukken, okulda aşı yapılacağı haberini alınca acaba nereye kaçsak derdik. Bizi hastalıklardan koruyacağını düşünmek yerine iğnenin canımızı acıtmasından korkakdır. Sıraya girip aşı olacağımız  zaman, “keşke bugün okula gelmeseydik” diye söylenirdik. 

Aşı yaptırmanın önemi hakkında ne düşünüyorsunuz? Aşıların çocukluk döneminden başlayarak hayatımızın belli dönemlerinde yaptırdığımızda bizi nelerden koruduğunu biliyor musunuz? 

Ülkemizde aşılama konusunda son yıllarda önemli gelişmeler oluyor. Aşı ile korunulan hastalık sayısının 7’den 13’e çıktığını belirten Enfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ceyhan,  aşının dinamik bir olay olduğunu ve  yeni aşıların geliştirildiğini söyledi. Prof. Dr. Ceyhan aşılar hakkındaki sorularımı yanıtladı. 

Meningokok aşısı neden yapılmalı?
Meningokok denilen bakteri Beta hemolitik streptokok  gibi sık görülmüyor. 2005 yılından bu yana yaptığımız çalışmaya göre, görülme sıklığı yüz binde 4 kadar, yani her 100 bin kişiden 4’ü ağır meningokok hastalığı geçiriyor. Bu bir doktorun hayatında görebileceği en kötü tablodur.  Sapasağlam görünen bir çocuk birkaç dakika içerisinde kaybedilebilir. Kurtulanlarda da kol veya bacak kayıpları ya da kangrenler, işitme kayıpları,  zeka gerilikleri gibi problemler olabiliyor. O nedenle maliyetini karşılayabilenler için aşının yapılmasında fayda var.

Hacılara daha önce yapılan meningokok aşıların 3 yılda bir tekrarı gerektiriyor. Oysa geçtiğimiz yıldan itibaren 55 yaş altındakilere yapılan konjuge aşılar uzun süreli koruma sağladığını ve diğer aşılardan farklı olarak, hacıların bakteriyi ülkemize taşıyıp çocuklara bulaştırmasını da engellemektedir. Yeni konjuge aşılar 2 yaş altı çocuklara da yapılabiliyor hem de 3 yılda bir tekrarı gerekmiyor. 55 yaş üstündekilere uygulamak için bu yaş grubunda etkinlik çalışmalarının sonuçları bekleniyor. 

Rotavirüs aşısı neden yapılmalı?
Rota virüs çocukluk çağı ağır ishallerinin en sık görülen etkeni. İshal olan her çocuğun yüzde 15-20’si Rota virüs çıkarken, hastaneye yatmış çocuklarda yüzde 50-60 oranında çıkıyor. Uygulaması kolay, ağızdan veriliyor. 76 ülkede bu aşı, aşı takvimine eklendi ve yapılıyor.

HPV (Human papiloma virüs) ne zaman yapılmalı?
HPV aşısı ideal olarak 11-12 yaş civarında yapılmalı. Cinsel yolla bulaşan hastalıkların en kötüsüdür. Deriden bulaştığı için prezervatif korumuyor, çamaşırlardan da bulaşıyor, kirli kalmışsa tuvaletlerden de bulaşabiliyor. İnsanların çok cinsel partneri olma durumunu bilemeyeceğiniz için herkese yapılması daha uygun.

Aşı karşıtlarına yönelik ne gibi çalışmalar yapılıyor?
Aşı karşıtı olanlar dünyanın her yerinde var. Türkiye’de de var ancak aşılamayı baltalayamıyorlar. Her yıl yaklaşık 45 milyon aşılama yapıyoruz. Geçen yıl aşı reddi sayısı 970 kadar. Geçen yıl açılan bir dava ile bu durum gündeme geldi. Yargıtay “aşı yaptırmak zorunludur” diye bir karar aldı. Türkiye’de aşı yaptırmanın zorunlu olmasına yönelik bir yasal zorunluluk olmaması nedeniyle Anayasa Mahkemesi’nden, “aşı yaptırma zorunlu değildir” kararı çıktı. Ancak bu boşluğu doldurmak için gerekli çalışmalar yapılıyor.   Önemli olan kişilerin kendilerini ve çocuklarını inanarak, güvenerek aşılatmaları.   

Aşı toplum sağlığını etkiliyor mu?
Aşı yaptırmak toplum sağlığını etkiliyor.  Bu bireysel hak olmaktan çıkıyor. Sağlık Bakanlığı bir kanun teklifi hazırladı. Meclise veriliyor, kanun çıkınca da hukuksal boşluk giderilecek ve hukuki boşluk bitecek. 

Aşı ile hastalıklar ortadan kalkıyor mu?
Bilim insanlarından aşı karşıtlığını savunanlar bilimsel gerçeklerle bağdaşmıyor.  Aşılama ile hastalıklar ortadan kalkıyor.  Çiçek hastalığı her yıl on binlerce insanı öldürürken, şu anda ortadan kalktı. 1957 yılından beri Türkiye’de görülmüyor. Çocuk felcinden dolayı ölenlerin olduğunu hatırlarsınız. Toplumda çok tanınan çok sayıda sanatçı ve politikacı bundan etkilenmiştir.  26 Kasım 1998 yılında ülkemizde son vaka görüldü. Aşı hem ucuz hem de etkisi büyüktür. Kızamık, her yıl 50 bin civarında Sağlık Bakanlığına bildirilirken, aşılama ile yılda 4-7 rakamlarına indi, 2011-2013 yılında bir salgın oldu, salgının etkisi geçti ve azalıyor. 

Yetişkin aşıları nelerdir?
İsveç’te yüzde 60, ABD’de yüzde 52 oranında yetişkinlere aşılama yapılıyor. Çocuk aşılaması çok eski bir konu, yetişkinin aşılaması daha oturmadı. Oysa aşı ile korunulabilen hastalıklar yetişkinlerde daha fazla insanı öldürüyor. Her normal insanın her 10 yılda bir difteri ve tetanoz aşısı olması gerekiyor. 65 yaş üzerinde olan herkesin grip ve pnömokok aşısı olması gerekir. Ayrıca, gebeliğin son 6 ayında iki defa difteri ve tetanoz aşısı yapılmalı. Yetişkinin yaptığı iş ya da kronik hastalığı varsa onlara göre ayrıca yapılması gereken aşılar var. Sağlık personeli ise, çiçek aşısı, hepatit aşıları yapılmalı. 

Hepatit B kan ile çalışan, kan alma merkezilerinde çalışanlara, hemodiyaliz, hemofili hastalarına ve cinsel yolla hastalığa yakalanma riski taşıyanlara öneriliyor. 

Hepatit A ise, dışkı ile bulaşıyor. Gıda hijyeni ile ilgili risk taşıyanlar için önemli. 
Kızamık, kızamıkçık ve kabakulak  aşılarını kişiler daha önce yaptırmamışsa yapılmalı. Yaklaşık 10 yıl önce başlandı ve yaygın bir aşılama yapıldı. 

Kadınlar için Rubella önemli, gebelikte geçirirlerse sakat çocuk doğabiliyor. Erkekte de kabakulak önemli, yetişkin dönemde geçirirlerse testis atrofisi nedeniyle kısırlık ortaya çıkabiliyor.

Prof. Dr. Mehmet Ceyhan kimdir?
1981 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ nden mezun oldu. Aynı yıl Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde çocuk sağlığı ve hastalıkları ihtisasına başladı ve 1985 yılında ihtisasını tamamladı. 1983-1985 yıllarında Beslenme ve Metabolizma Ünitesi’nde yaptığı çalışmalar sonucu, bu dalda bilim uzmanlığı derecesi aldı. Askerlik hizmetini Adana Askeri Hastanesi’nde 1985-1987 yıllarında, zorunlu hizmetini ise 1987-1989 yıllarında Ankara Etimesgut Devlet Hastanesinde yerine getirdi. 1988 yılında çocuk sağlığı ve hastalıkları doçenti oldu. 1989 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi’nde öğretim üyesi olarak göreve başladı ve Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları yandal ihtisası yaptı. 1995 yılında çocuk sağlığı ve hastalıkları profesörü oldu. 1998 yılında A.B.D’nde Cincinnati Childrens Hospital’da, Çocuk Enfeksiyon Bölümü’nde çalıştı. Dr. Ceyhan 1985 yılında Gürson Çocuk Sağlığı Vakfı, Cihat Tahsin Gürson Araştırma Ödülü’nde birincilik, 1986 yılında ikincilik; 1988 yılında ise Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) teşvik ödülünü kazandı. İmmünizasyon serolojik ve klinik etkinliği, enfeksiyon hastalıklarının moleküler genetik yöntemlerle tanımlanması, enfeksiyon epidemiyolojisi ve bakterilerde antibakteriyal ilaç genlerinin tanımlanması üzerinde çalışmaktadır. Halen Enfeksiyon Hastalıkları Derneği ve Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Derneği’nin başkanlıklarını ve Pediatri Uzmanlık Akademisi Derneği’nin genel sekreterliğini yürüten Dr. Ceyhan, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı olarak çalışmaya devam etmektedir.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...