29 Kasım 2015 Pazar

İLACI İLAÇ YAPAN DOZUDUR

Son yıllarda artan bitkisel kaynaklı karışımların ne kadar ilgi gördüğünün farkında mısınız? Maalesef bu konu, medyada da çok fazla yer buluyor. Önerilen, karışımlarda miktarın belli olmadığı, denendiğinde ne gibi durumlarla karşılaşılacağı bilinmemesine rağmen kullanılabiliyor. Kişinin herhangi bir hastalığı olup olmadığı, zararı olup olmayacağı düşünülmeden, “Bu karışımı için” şeklinde tavsiyeler veriliyor. Hem de bu karışımlar hastalıklara karşı tedavi gibi lanse ediliyor. Bitkisel karışımları hiç düşünmeden kullananların sonunda çok büyük zarar görerek, soluğu acil servislerde alma durumu da olabiliyor.

Aslında, uzun yıllar yapılan araştırmalarla, belirli aşamalardan geçtikten sonra eczanelerin raflarına sağlığa uygun bir şekilde gelen ilaçlara güvenilmesi gerekiyor. Bu alanda çalışan bilim insanlarına kulak verilmeli. Ayrıca şu nokta çok önemli; Birçok ilacın kaynağı bitkilerdir! İlacı ilaç yapan özelliği etken maddenin bitkideki zararlı maddelerden ayrıştırıldıktan sonraki dozudur.  İlaçlar kullanıldığında ne gibi durumlarla karşılaşılacağı, kimlerin kullanıp kullanmayacağı ve ne zaman içileceği açıkça belirtiliyor. Hatta güvenilir olduğu bu alandaki söz sahibi kurumlar tarafından onaylanıyor. İlaçlar, ülkemizde Türk İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Amerika’da FDA (Gıda ve İlaç Dairesi) ve Avrupa Birliği’nde EMA (Avrupa İlaç Ajansı) tarafından onaylanır. Yani her aşaması detaylı şekilde incelenen ilaçlar, her ülkede ayrı ayrı tekrar denetimden geçiyor.

Bu kadar titiz davranılırken bile, akılcı ilaç kullanımı net olarak anlaşılamayabiliyor. Komşusunun ya da arkadaşının, “Bu ilaç bana iyi geldi. Sana da iyi gelir, kullansana”  gibi cümleleri duyamaya devam ediyoruz.

Hasta odaklı yaklaşım
Hasta odaklı yaklaşım konusunda geçtiğimiz günlerde TAKEDA Türkiye Genel Müdürü Gamze Yüceland ile sohbet ettik. Yüceland’ın ilaçlarla ilgili söylediği sözlere katılmamak imkansız: “Her şeyin başı sağlık, yani hastalarımızı sağlığına kavuşturmak. Bu nedenle odağımız hastalarımız. Hastayı merkeze alıyoruz. Standart tedavi biçimlerini tekrarlayan ürünlerden çok, o tedavi alanında eksikleri gideren ve mevcut tedavilerden yararlanamayan hastalar için farklılık sunan ürünlerle bir alana giriyoruz. Dünya’da bilinen 30 bin hastalık var, bunların 4’te 3’nün tedavisi hala bilinmiyor. Yani gidilecek çok yol var. Çok sayıda yeni ürün için geliştirme çalışması sürüyor.”

Bilim camiasının insanlık için çalıştığı, hastalıklara karşı hedefe yönelik tedavi ve kişiye özel ilaçlar üzerinde çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Bu süreçte de karışımlardan medet ummak yerine bizim için araştıran, hazırlayan ve bizim için çalışan bilim insanlarına kulak vermeye ne dersiniz?

İlaçlar da bitkilerden yapılıyor.  Yan etkileri en azan indirgenerek, sizin ihtiyacınız kadar ve ihtiyacınıza yönelik kadar veriliyor.  Bu bağlamda da gerçek uzmanlardan alınan bilgiler, hayatınızı kolaylaştırıyor. Bir başkasına iyi gelen size iyi gelmeyebilir, hatta zarar görebilirsiniz. Çünkü hepimiz farklıyız. Bu nedenle tıpta,  "Hastalık yoktur hasta vardır" denmiştir.

Başkasına derman olan size dert açabilir. Derdinize dermanı sizin için gece gündüz demeden çalışan bilim insanlarından beklemelisiniz. Sağlıklı günler dilerim


Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...