28 Kasım 2015 Cumartesi

BASIN DANIŞMANLARI KAÇA AYRILIR?

Bütün gün toplantılara katıldım, özellikle son röportaj için gittiğim hastanenin koridorlarında hastaları gördükçe içim acıdı. Havasız koridorlardan geçerken nefesimi tuttum, gözlerimi kaçırdım hastalardan. Röportajı yaptığımız hocanın odasını bulduğumda derin bir nefes aldım.  Bilimselliğin dışında insani konuları da konuştuk. Sohbet bitince yine aynı koridorlardan geçerek ofise döndüm. Yorgunluğun dışında konuşulanları düşünüyordum, gözlemlediklerimi aklımda karşılaştırıyordum ki  telefon çaldı  bir basın danışmanıydı karşımdaki. Nasılsınız, iyi misiniz faslından sonra “Esra Hanım, az önce size bir mail gönderdim, elinize ulaştı mı? Yayınınızda kullanırsanız çok seviniriz” dedi. “Henüz incelemedim, okuyucu kitlemize uygun olup olmamasına göre karar verir ve size bilgi veririm” dedikten sonra konuşma bitti. Bu aralamalar sıklaştıkça ve tanıştıkça iletişim güçleniyor. 

Zamanla, tecrübeyle basın danışmanlarını öğreniyorsunuz. Deneyimlerimden yola çıkarak üç farklı grupta basın danışmanı olduğunu söyleyebilirim.

İlk grupta yer alanlar, profesyonellerdir ve sadece gazetecinin çalıştığı kuruma bakar. Yani sizin kim ya da ne olduğunuz önemli değildir. Onun bültenlerini, özel haberlerini yayınlamanız ve toplantılarına katılmanız önemlidir. İşini yaparsanız sizden iyisi, yapmazsanız da sizden kötüsü yoktur. Size sorun yaşatsalar bile, her zaman kendileri haklıdır. İşleri bitince de arkalarına bile bakmazlar, hatta işlerine gelmezse tanımazlar bile. 

İkinci grup basın danışmanları,  profesyonelliğinin dışında birde “gazeteciyi kukla gibi oynatabiliyor muyum?” diye bakar. Eğer kuklası olmazsanız sizi tanımaz.  Bunlar sadece konumu olan gazetecilerin dostudur. Onun dışındaki gazetecilerle konuşmaz. O gazeteciler işten ayrıldığı anda arkadaşlığı biter ya da o gazeteciyi iyi bir yere gelmesi için destekler ve kendi baskısı altına alır. Sizin etik olup olmamanız önemli değildir, onun için önemli olan işini yapıp yapmadığınızdır. Hatta etikseniz, sizi demoralize etmek için elinden geleni yapar. 

Üçüncü grup basın danışmanlarına gelince, bunlar sizin nerede çalıştığınızdan çok kaleminize önem verir. Siz nasıl gazetecisiniz? Etik misiniz? Herkes ile görüşür ancak başarılı gazetecilerin ayrımını çok iyi yapar. İşten ayrılsanız da ayrılmasanız da yanınızdadır. İşinin yanında insani özelliklerini sonuna kadar hissettirir. Önemli olan işin değil, sensin demekten öte yaşatır. 

Aslında basın danışmanlarının önem vermesi gereken husus, kalemleri güçlü gazetecilerdir. Bu durum çalıştıkları hekim ve bilim insanlarının da bilinçli davranmamasından da kaynaklanır. Önemli olan haberin uzman gazeteciler tarafından yapılmasıdır.

Basın toplantılarındaki kuru kalabalık ya da haber yazmaktan bir haber kişilerin olması, o basın danışmanını başarılı yapmaz!

Bununla ilgili dikkat edilecek hususlara daha sonra değineceğim. 
Basın danışmanlarını bizlerde zamanla daha iyi tanıyoruz. Bazıları iyi ki var derken bazılarının maillerini okumadan siliyoruz. 

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...