24 Ekim 2015 Cumartesi

SOSYAL MEDYADAKİ DOKTORLARA İNANMALI MISINIZ?

Hayatımız dijital dünyada geçiyor. Bu süreçte de kaynağı belli olanların dışında belli olmayan yazılarla da sık sık karşılaşılıyor. Bunların arasında sağlıkla ilgili bilgiler dikkat çekiyor ancak emin olunmadığı için de ne yapılacağı bilinmeyen bir durum var; sahte doktorlar! Kendilerini doktor olarak tanıtan, tavsiyelerde bulunan ve hatta köşe yazısı yazacak kadar ileri giden farklı sahte kişilerle karşılaşılabiliyor. Peki, bu durumla karşılaşıldığında ya da önlem almak için ne yapmak gerekiyor?

Avukat Burçak Ünsal böyle bir durum ile karşılaşıldığında nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini anlattı. 

Sahte doktorlardan nasıl korunabiliriz?
Öncelikle Internet'in sağlık şikayetleri bakımından ve doktor seçimi bakımından ancak bir ön bilgi ve ön inceleme kaynağı olabileceğini bilmeliyiz. Internet'te bulabileceğimiz içerikten kendi sağlık şikayetlerimiz ve doktor seçimimiz bakımından mutlak sonuçlar çıkarmamamız gerektiğinin unutmamalıyız.

Yasak olmasına rağmen Internet'i, sokak billboardlarını, dergileri, havalimanı standlarını, televizyonları, sinemaları reklam alanı haline getiren ve adeta oteller gibi, deterjan markaları gibi reklam yapan hastanelere ve doktorlara da ihtiyatlı yaklaşmalıyız.

Sosyal medyadan, forumlardan, bloglar gibi kaynaklardan rahatsızlıklarımızla ilgili bilgi sahibi olmaya çalışmak ve referans almak başlı başına yanlış değildir. Neticede her türlü kaynak kullanılmalıdır. Fakat bu alanlar manipülasyona hatta son zamanlarda örneklerine sıkça rastladığımız gibi sahtekarlığa nisbeten daha açık alanlar olduğundan dikkatli davranmak ve aldığımız ilk bilgilerden sonra yetkili bir sağlık kuruluşuna veya doktora şahsen başvurmalıyız.

Dijital ortamlarda insanlar kendilerini doktor olarak tanımladığında ne yapmalıyız?
Dijital haberleşme esnasında karşımızdaki kişinin kimliğini ve ehliyetini teyit etme imkanımız yok ise tavsiye almamak veya tavsiye alındıysa da bunu yetkili bir sağlık kurumu tarafından teyit edilmedikçe uygulamamak sağlığımız açısından daha güvenlidir. 

Sağlık kuruluşuna fiziken başvurarak, hekimimizin diplomasının, lisansının varsa yurt içi ve yurt dışı akademik veya uygulama çalışmalarına ilişkin sertifikalarının ve akademik ünvanlarına ilişkin lisans ve diplomalarının gözlemlenmesi yerinde olacaktır.  

Sahte doktor olduğu konusunda şüphe duyulduğunda nereye başvurmalıyız?
Hastanın hastaneye başvurması ile doğrudan doktora başvurması hukuki açıdan farklılık arz eder. Özel bir sağlık kuruluşunda sahte veya ehliyetsiz sağlık personelinin çalıştırılması durumunda hastanın gerek sahte veya ehliyetsiz kişiye, gerekse de ilgili kuruluşa karşı hukuk yollarına başvurması söz konusu olabilecektir.

Tababet ve Şuabatı Sanatların Tarzı İcrasına Dair Kanun'un 25. Maddesi uyarınca diploması olmadığı hâlde, menfaat temin etmek amacına yönelik olmasa bile, hasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan şahıs iki yıldan beş yıla kadar hapis ve bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Ayrıca kendine hekim süsü vermek amacıyla sahte diploma, lisans ve sair belgelerin düzenlenmesi de resmi evrakta sahtecilik ve mühürde sahtecilik suçlarını teşkil eder.

Bundan şüphelenildiği hallerde ilgili sağlık kurumu ile konu teyit edilebilir. Tabip Odası, İl veya İlçe Sağlık Müdürlükleri nezdinde idari teyitler yapılabilir ve girişimlerde bulunulabilir. Şüphe bu aşamalardan sonra teyit edilirse, bu suçları işleyen kişinin cezalandırılabilmesi için savcılık nezdinde suç duyurusunda bulunulabilir ve uğranan zarar veya kayıplar için hukuk yollarına başvurulabilir.

Vatandaşımızın yapması gereken en önemli şey, interneti ön bilgi almak amacıyla kullanması, daha sonra güvenilir sağlık kurumlarına bizzat başvurması ve muhatap olduğu hekimin lisanslarından emin olmak üzere makul çabayı sarf etmesidir. 

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...