5 Ekim 2015 Pazartesi

SAĞLIK ORDUSUNUN EN ÖN SAFTA ÇARPIŞAN İSİMSİZ KAHRAMANLARI: ACİL TIP UZMANLARI

"Sağlık ordusunun en ön safta çarpışan isimsiz kahramanlarına mutlaka en üst düzeyde özlük hakları tanınmalı" diyen Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) Başkanı Prof. Dr. Başar Cander, "Hiçbir şekilde özel hasta bakamayan, bu fedakâr hekimlerimize her türlü teşvik çalışmasının yapılması gerekir" dedi.

Hastanelerin en kalabalık ve genellikle karışık yeri olan acil servislerdeki haberlere yansımasının aksine, bu kez Acil Tıp uzmanlarına kulak vereceğiz. Yaşadıkları sorunları, çalışmaları ve talepleri hakkında görüşlerini alacağız. İlk olarak Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) Başkanı Prof. Dr. Başar Cander, sorularımızı yanıtladı.
 
Branşınızın oluşum tarihi ile ilgili bilgi verir misiniz? Tıp tarihi acısından ele alır mısınız?
Bugünkü bilinen anlamıyla acil tıp ilk olarak 1960'larda başlamıştır. İlk olarak ABD'de ayrı bir uzmanlık alanı olarak ortaya çıkmış ve dünyadaki gelişimi de buna paralel olmuştur. 1966'da Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi'nin yayınladığı “Kazalarda Ölüm ve Sakatlıklar: Modern Toplumun İhmal Edilmiş Hastalığı” yazısı çok ses getirmiştir, bu yazıda Vietnam'da yaralanan bir askerin New York'ta vurulan bir sivilden daha çok yaşama şansı olduğundan bahsedilmiştir. Bu yazıyla beraber acil tıp hizmetleri yeniden ele alındı ve otoyol güvenliği yasası çıktı. O zamana kadar acil servisleri personele ve ekipman bakımından yetersiz ve kontrolsüz birimlerdi. İlk kez Cincinnati Üniversitesinde 1970'de Acil Tıp Ana Bilim Dalı kuruldu ve birçok uzman yetiştirdi. Bu tarihten sonra acil servisler hastaların en çok uğradığı birimler haline gelmişlerdir. ABD’den sonra birçok ülkede de bu gelişim başladı.

Tıp tarihi ülkemizde;  1990 yılında Dokuz Eylül Üniversitesinin davetiyle Türkiye'ye gelen ABD'li Acil Tıp Uzmanı Dr. John Fowler Dokuz Eylül Üniversitesi Acil Servisinde çalışmaya başladı. Dr. Fowler'ın çabalarıyla 1993 yılında Acil Tıp Uzmanlığı, ayrı bir uzmanlık olarak kabul edildi.

Derneğin kuruluş hikayesini anlatır mısınız? Kaç üyesi var ve faaliyetleriniz hakkında bilgi verir misiniz?
Acil Tıp Uzmanlığı Derneği (ATUDER) 1998 yılında Türkiye de ilk acil tıp uzmanının mezun olmasından kısa süre sonra 1999 yılında Bursa’da kurulmuştur. Diğer derneklerden farklı olarak kuruluş aşamasından itibaren ülkemizin her yöresinden değerli uzman ve öğretim üyeleri tarafından kurulmuştur.
• Rıfat Tokyay
• Fettah Fevzi Ersoy
• John Robert Fowler, JR
• Hakan Güven
• Ülkü Ergene
• Metin Çakmakçı
• Erdoğan Mütevelli Sözüer
• Şevket Cumhur Yeğen

Benden önceki başkanlar Prof. Dr. Levent Altıntop zamanında ilk kurumsal kimliği kazanmış, ilk ulusal kongrelerini yapmıştır, ilk bilimsel dergi de hazırlanmıştır. Daha sonra bayrağı Prof. Dr. Figen Coşkun devri almış ve dernek çalışmaları büyük bir ivme kazanarak ATUDER bir marka haline gelmeye başlamıştır. 2008 yılından sonra bu çalışmalar aratarak devam etmiş. ATUDER sağlık camiamızın parlayan bir yıldızı haline gelmiştir. Ulusal ve uluslararası camiada birçok organizasyon yapmaya başlamış ve yılda 50’yi aşan organizasyonlarla büyük bir yapı haline gelmiştir. Bir taraftan ulusal bazda mezuniyet sonrası eğitim ve kurslar verirken bir taraftan uluslararası alanlarda acil tıbbın dünyada öncüleri arasına girmiştir. Mekanik ventilasyon, ultrasonografi, ekokardiyografi bronkoskopi, kritik hasta bakım kursları onda bilimsel yazı yazma  ve istatistik kurslarına kadar geniş bir yelpazede eğitim vermektedir. Azerbaycan, Makedonya, Kazakistan ve Suudi Arabistan’da acil tıp sempozyumları düzenledik ve adeta acil tıp uzmanlığı eğitimini ihraç eden bir konuma geldik. 7. Avrupa Acil Tıp Kongresini ülkemizde gerçekleştirdik ve o zamana kadar yapılan en büyük Avrupa Acil kongresi oldu. Şu ana kadar 20’den fazla ulusal sempozyum gerçekleştirdik. Büyük uluslararası acil tıp ve kritik bakım kongrelerini her yıl düzenliyoruz. Her yıl iki uluslararası sempozyum, iki ulusal sempozyum, iki uluslararası, bir ulusal kongre düzenlemekteyiz. Ayrıca her yıl yavru vatan Kıbrıs’ta düzenlediğimiz Acil Tıp Sempozyumu var. Yani ülkemizde alışılmışın dışında bir faaliyet çizelgesiyle dünya liderliğine aday bir yapıya kavuşmuş durumdayız. Acil TV adlı bir televizyonumuz ve Gazete Acil Adında bir medya çalışmamız mevcut. Şu anda TV 24 sat web üzerinden yayın yapıyor. Ayrıca 2 akademik dergi çıkartıyoruz Birçok index tarafından taranan bu dergilerden biri yine uluslararası düzeyde ve İspanya’dan Dubai’ye Hindistan’dan Kanada’ya editörler grubunun çalışmasıyla yayın hayatına devam ediyor.

Türkiye’de tıpta uzmanlık dernekleri misyonlarını yeterince yerine getirebiliyor mu? Değilse neden?
Etkinliklerin amacı, uzmanlık derneklerinin eğitim, araştırma, sağlık hizmeti, toplum sağlığı ve etik alanındaki çalışmalarının iyileştirilmesi, teşvik edilmesi, desteklenmesi ve bu alanlarda uzmanlık dernekleri arasında bilgi ve deneyim alışverişine ilgi ve olanak sağlanması olarak özetlenebilir. Ana amaç ise; kuşkusuz, uzmanlık alanlarında düzenli etkin ve nitelikli sağlık hizmeti verilebilmesinin koşullarını oluşturmaktır. Ancak ülkemizde genelde amatör ruhla yapılan bu çalışmalar yeterli karşılık bulamıyor ve kısır çekişmelere heba ediliyor.

Yeterlilik sınavlarını nasıl yapıyorsunuz?
Ulusal kongremizde çok uygun bir şekilde 80 kişilik ilk Board sınavımızı yaptık, bu çalışmalarımız çok iyi gitmekte ancak TTB ile iletişimde yaşadığımız sıkıntılar ve bakış açımızdaki farklılıklar nedeniyle yavaş seyrediyor.

 Ulusal müfredatınız hakkında düşünceniz nedir? Müfredatınızı yeterli buluyor musunuz?
Acil tıp en geniş müfredata sahip aynı zamanda en genç branş, müfredat çalışmalarımızda ise çok daha fazla yol almamız gerekiyor. Ancak komisyonlarımızda standart müfredatlar belirlendi. 2 dönem boyunca TUKMOS başkanlığı yaptım ve bu dönemde müfredatın çoğu tamamlandı.

Eğitim veren kurumların müfredatınızı tam olarak uyguladığını düşünüyor musunuz?
Maalesef bu konu en dramatik acil tıp konusu. Bunda bakanlığın bizimle yeterli iş birliği yapmaması ve alt yapı oluşturulmadan eğitime başlanması gibi konular yüzünden çok ciddi boyutta aksayarak devam ediyor. Bu konuda Sağlık Bakanlığı bizim gibi tecrübeli bir ekibe daha fazla kulak vermeli.

Uzmanlık eğitiminin sonunda tüm yeni mezunlar aynı standartta mezun olabiliyor mu?
Hayır. Tüm diğer branşlarda olduğu gibi bizim branşta da bu durum iç açıcı değil. Özellikle acil tıp gibi genç ve geniş branşlarda bu konu daha zor çözümleniyor Aslında bu konuda çok ciddi çalışmalara ihtiyaç var, hem bakanlık hem YÖK nezdinde.
 

Tıbbiyeli ve doktorların bu branşı tercih etmeleri için neler önerirsiniz?
Bu branş insanlara hizmet etmenin tıptaki doruk noktalarından biridir. Heyecan, adrenalin ve hizmet aşkı sizin için bir şeyler ifade ediyorsa tercih etmeniz doğru, ancak acilde başarılı olmanın en önemli temel taşı acili sevmektir. Dünyanın en zor mesleklerinden birine aday olmanız için sıra dışı olmanız gerekir. Acil zaten kendi adamlarını bulur ancak, sağlık ordusunun en ön safta çarpışan bu isimsiz kahramanlarına mutlaka en üst düzeyde özlük hakları tanınmalı ve maddi açıdan çok farklı bir şekilde desteklenmelidir. Dikkat ederseniz hiçbir branş doktoru acilde çalışmak istemez ve tercih etmez. Hiçbir şekilde özel hasta bakamayan bu fedakâr hekimlerimize her türlü teşvik çalışmasının yapılması gerekir yoksa, acilde çalışacak uzman bulmak mümkün olmaz.

Bu branşın hekimleri, hasta ve hasta yakınlarından neler bekliyor?
Bir defa acil hastalara bakmayı meslek olarak seçmiş bu insanların iyi insanlar olduğunu ve onlara güvenmeleri gerektiğini bilmeleri gerekiyor. Önce güven! Tabii bunun dışında diğer insanların yaşam hakkına saygı da bekliyoruz. Kanlar içinde hayata tutunmaya çalışan bir travma hastasını bırakıp, boğaz ağrısına ya da kas ağrısına bakmasını istememeli ve hayati olmayan durumlar için beklemeyi öğrenmeli. Doktor başka hastalara hizmet vermek için onu bekletiyor yoksa kimsenin beklemesinden zevk almaz.

Bu branşın hekimlerinin yaşadığı en büyük sorunlar nelerdir?
• Şiddet
• Özlük haklarının iyi olmaması
• Ekonomik sorunlar (özel muayene açamaması)
• Diğer branşların dahi yeterince tanımaması
• Her doktorun acil hakkında bilgisi olmadan fikir sahibi olması
• Ve en önemlisi basiretsiz yöneticiler

Yurt dışındaki derneklerle ortak çalışmalar yapıyor musunuz?
Bu konu bizim için en başarılı olduğumuz alanların başında ABD’den Kanday’a Japonya’dan Avustralya’ya dünyadaki 20-30 dernekle işbirliği içinde çalışmalar yapıyoruz ve bu konuda merkez konumundayız. Her yıl 4-5 organizasyonumuz oluyor. Kendileri de bizi davet ediyorlar. Bu konuda çok iddialıyız zaten web sitemizde yaptığımız kongre ve işbirliği çalışmalarını takip edebilirsiniz. Bu yıl ayrıca Macaristan ve Çin’de bir sempozyum organize ediyoruz. Yakında ilan edeceğiz.

Yurt dışındaki çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce örnek alınacak çalışmalar var mı? Varsa nelerdir?
Bence biz birçok konuda örnek durumdayız. Ancak bilimsel çalışmaların literatüre katkı ve kılavuz oluşturma konularında daha iyiye gitmeliyiz. Bir de en önemlisi Acil Tıp uzmanlığını teşvik için yaptıkları iyileştirmeler ve teşvikler örnek alınmalı. Bu tedbirler alınmazsa bu branşın vebali almayanların üstüne kalır.
 

Derneğiniz genç hekimleri nasıl destekliyor?
Bilimsel çalışmalar için teşvik veriyoruz. Sorunlarını takip etmeye çözmeye çalışıyoruz. Ayrıca genç hekimler için yaptığımız çalışma gruplarında mutlaka yer veriyoruz ve onlarla aktif çalışıyoruz.

Bu alanda yapılan yeni bilimsel çalışmalardan çarpıcı örnekler nelerdir?
Değişik sütur atma teknikleri, Ecmo ile yapılan çalışmalar, eko ve ultrasonografinin cep boyutlarında muayenenin bir parçası olması, mekanik ventilasyon desteğinde gelişmeler sayılabilir.

Kongreleri düzenlerken özellikle nelere dikkat ediyorsunuz?
Yeni bir şeyler sunmaya ülkemizin adını dünyaya duyurmaya, acil çalışmaları için stresten uzak güzel bir zaman dilimi geçirmelerine dikkat ediyoruz. Kongrelerimiz uluslararası düzeyde oluyor. Uluslararası Altın Acil Tıp Ödülleri veriyoruz. Geçen yıl Gazi Yaşargil Hocamız takdim ettik. Acilin Öyküsü yarışmamız var. Öyküler yazılıyor, en iyilere ödüller veriliyor. Yılın yöneticilerini rektör ve dekanlarını seçip ödüller veriyoruz. Bilimsel açıdan en yeni, en doğru bilgilerin paylaşıldığı mükemmel bir kongre oluyor ve Acil TV’den canlı yayın aldık. Son kongremizi, Türkçe ve İngilizce çok faydalı bir çalışma.

Sağlık haberleri hakkındaki düşünceniz nelerdir?
Sağlık haberleri bir facia. Profesyonel sağlık haberciliği o kadar önemli ki tamamen yanlış bilgiler, yanlış anlaşılacak şekilde sunuluyor. Doktorlara güven kalmıyor ve şiddet olaylarını destekliyor
Gazetecilerden branşınızla ilgili ne gibi konulara dikkat etmelerini bekliyorsunuz?
Haberlerin etik kurallar çerçevesinde ve doktorlardan konunun içeriği hakkında doğru bilgiler alarak, dürüst haberler vermelerini isterim. Toplumda doktor-hasta iletişimine katkı sunmalarını, küçük hesaplarla az reyting için çok şeyi yıkmamalarını beklerim.

Sağlık iletişimi alanında çalışmalarınız var mı?  Varsa detaylandırabilir misiniz?
Her kongrede bu konuyla ilgili bir panelimiz oluyor. Ayrıca bu konuda eğitim verilmesi için de çabalarımız var.

Sosyal sorumluluk projeleri hazırlıyor musunuz?
Evet, kamu spotu şeklinde ancak daha bitmedi. Bekleyerek hasta kurtarabilir insanlar.
Sosyal medyada ne gibi etkileşimde bulunuluyor? Bu alanda ne gibi planlarınız var?
Dernek sekreterliği tarafından tüm sosyal medya bilgilendirme duyuru tebrik ve paylaşmak amaçlı kullanılmaktadır.

İletişim bilgileriniz nelerdir?
Prof. Dr. Başar Cander
Acil Tıp Uzmanları Derneği
Yukarı Ayrancı Güleryüz Sokak No:26/19
06550 / Çankaya / ANKARA / TURKEY
Tel: +90 312 4261214
Faks: +90 312 4261244

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...