3 Ocak 2014 Cuma

“MEDYA SAĞLIĞIN ACEMİSİ”

SAĞLIK HABERCİLİĞİNE YÖN VERENLER

Medya her zaman sansasyonel haber peşinde koşulduğu için ve muhabir de bu konunun uzmanı değilse, bir ön çalışmayı, bir açıklamayı, kesin bir çıkarım yaparak sunabildiğini söyleyen Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Engin Kahraman, “Yıllardır “kanser artık tarih oluyor” türü hatalı haberlerle karşı karşıyayız” dedi. 

Sağlık haberciliğinde araştırmaların sonuçlarından net şekilde sonuçların çıkartılması çok zordur. Her tezin bir anti tezi olabilir. Bu bağlamda da hastalıklara karşı kesin tedavi yöntemlerinin olduğu söylenemez. Sağlık haberciliğinde acemi muhabirlerin sansasyon haber peşinde koşarken büyük yanlışlara imza attığını belirten Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Engin Kahraman, konu ile ilgili şunları söyledi: “Dış siyaset, ekonomi haberciliği gibi alanların geçmişten günümüze iyi bir gelişme gösterdiğini ve bir uzman habercilik alanı olarak belirlendiğini görüyoruz. Sağlık alanı en az bu alanlar kadar önemliyken sağlık haberciliğin de ne yazık ki aynı gelişmeyi göremiyoruz. 

Bu tamamen medya kuruluşlarının meseleye bakış açısıyla ilgili bir konu. Sağlık haberciliği gerçekten önemli. Çünkü yapmış olduğunuz haber ve röportajlar insanlar tarafından dikkatle takip ediliyor. Medya bu alanda yönlendirme yapıyor ve çok etkili olabiliyor. Medyanın bir salgın hastalıkla ilgili gösterdiği tavır, yaşanan paniğin hızla büyümesine sebebiyet verebiliyor. Belki de doğru haber vermenin çok önemli olduğu alanlar arasında sağlık alanı geliyor.

Medya kuruluşları ne yazık ki bu konuda hassas değil. Muhabirlerin sağlık alanında uzmanlaşmasına imkan tanımıyor. Ya stajyerlere teslim ediyor bu alanı ya da bir muhabire sağlık alanıyla beraber birkaç alan sorumluluğu veriyor. Böyle bir ortamda sağlık haberciliğinin gelişebilmesi ne yazık ki mümkün değil.  


Yıllardır “Kanser Artık Tarih Oluyor” Türü Hatalı Haberlerle Karşı Karşıyayız
Diğer bütün alanlarda kesin veriler, belgeler kullanabilirsiniz yani haber dayanaklarınız kaynaklarınız daha yere basan, daha elle tutulur bir nitelik taşıyor. Sağlık alanında aynı şeyin geçerli olduğunu söyleyemeyiz. Bir ilacın, bir tekniğin, bir bitkinin, bir cihazın sağlığa faydalı veya zararlı olduğu meselesi zaten tıbbın kendi içinde ispatlanması uzun ve zorlu bir süreç. Medya her zaman sansasyonel haber peşinde koştuğu için ve muhabir de bu konunun uzmanı değilse, bir ön çalışmayı, bir açıklamayı, kesin bir çıkarım yaparak sunabiliyor. Yıllardır “kanser artık tarih oluyor” türü hatalı haberlerle karşı karşıyayız. Kanser tarih oldu mu? Hayır.  Anlatmak istediğim tam da bu. Bu sebeple sağlık haberciliği uzmanlık gerektiren bir alan.

Sağlık Kesin Olmayan Verilerin Bulunduğu, Farklı Çalışmaların Yapıldığı Bir  Alan
Sağlık haberciliğinin dili ve üslubu ile diğer alanların dil ve üslubu farklı olmalı. Ekonomi alanında veri kesindir, ‘enflasyon yüzde 9 artış gösterdi’ bu aşağı yukarı öyledir ve kesin bir bilgidir. Fakat sağlık alanına geçtiğiniz zaman işin rengi değişiyor. ‘Aspirin kalp krizini önlüyor’. Tamam da bu konuda araştırmalar hep sürüyor ve kesin veriler yok. Önlediğini söyleyen bilim adamı var, önlemediğini söyleyen bilim adamı var. Yan etkileri var. Kimler kullanmalı. Çok yönlü, kesin olmayan verilerin bulunduğu, farklı çalışmaların yapıldığı bir alan. Siz bunu direkt Aspirin kalp krizi önlüyor diye verirseniz, insanlar arasında önemli bir etkileşimi gerçekleştirmiş oluyor ve mesuliyet altına girmiş oluyorsunuz. Bunun için medya kuruluşları sağlık alanında çalıştıracak muhabir ve editörleri seçerken bu konulara dikkat etmeli ve uzmanlığı olan insanları bu alanda istihdam etmeli. 


Sağlık Alanını Hem Siyasi Hem de Bilimsel Anlamda Tanıması Gerekiyor
Sağlık muhabirinin, genel habercilik kurallarını bilmesinin yanında sağlığın neden diğer alanlara göre daha hassas ve önemli olduğunun bilincinde olması gerekiyor. Sağlık alanını hem siyasi hem de bilimsel anlamda tanıması gerekiyor. Sağlık çok özel ve genelde kişisel bir sorun olduğu için gerçekten mahrem bir alan. Bu sebeple bir sağlık muhabirinin ahlaki ve etik konulara da dikkat etmesi gerekir.  

Bir Muhabir Ne Olursa Olsun Bir Haberi Yapmak Mecburiyetinde Bırakılmamalı 
Sağlık muhabiri sadece haber kaynağının ifadelerine dayanarak direkt haberi vermemeli. Sağlık alanının hassas bir alan olduğu hatırlanmalı. Muhabir, verilerin, söylenenlerin doğruluğunu da araştırmalı. Çok detaylı bir araştırma yapmasa bile, bir konu hakkında bilimsel görüşleri, genel tavrı rahatlıkla tespit edebilecektir. En önemlisi de bir muhabir ne olursa olsun bir haberi yapmak mecburiyetinde bırakılmamalı veya en azından öyle hissetmemeli.  
Basın birimleri gerçekten vazifelerini yaptıkları tartışılması gereken bir konu. Basın birimine, danışmanına bildirip aylarca alamadığınız röportaj randevusunu, muhatabınız olan kişiyle karşılaştığınız zaman 1 dakikada alabiliyorsunuz. 


Bazen Muhabirler, İnsan Önceliğini Unutuyorlar
Tıbbi terimler doğru olarak ve yerinde kullanılmalı ve bu alana az da olsa muhabirler vakıf olmalı. Keskin bir üslup ve yöneltici cümlelerden yorumlardan sakınmalı. Görsel malzemelerin seçiminde ise hepimizin çok iyi bildiği gibi mahremiyete dikkat edilmeli. Bazen haberciler ve muhabirler, insan önceliğini unutuyorlar. Hem muhatap oldukları kişiyi hem de sağlık yöneticilerini ve hekimleri zor durumda bırakabiliyorlar. Hiçbir şey, pozisyonunuz, kariyeriniz, iyi bir haber yakalama çabanız bir insanın sağlığından, etik değerlerden önemli ve üstün değildir. Bir haberle ilgili bütün verileri, bilgileri hatta fotoğrafları aldıktan sonra, “hadi hocam yoğun bakıma da girelim, hastayla da konuşalım, fotoğraf çekelim” diyemezsiniz. Bir insan orada canıyla uğraşırken bunların peşinde koşmak, hem sağlık kurallarına, ahlaka aykırı hem de etik değerlere ters bir düşünce ve hareket tarzıdır. 

Sosyal Medya’da Yer Alan Sağlık Haberlerinin Kaynağının Belirtilmesi Gerekiyor
Sosyal medya gibi denetlemeyen bir alanda sağlık haberciliğinin çok sağlıklı yapılabileceğini düşünmüyorum açıkçası. Tabi bu özel durumlara göre değişebilir. Mesela zaten daha önce yayınlanmış haberlerin ve iyi-kötü bir denetim sürecinden geçmiş haberlerin sosyal medya da yer almasının hiçbir mahsuru yok. Fakat sosyal medyayı, interneti sağlık için ana haber kaynağı olarak kullanmanın çok önemli sakıncaları var. Bunun çok acı sonuçlarını da hepimiz gördük ve görmeye devam ediyoruz. Özellikle şifalı bitkilerle ilgili, çeşitli alternatif tedavilerle ilgili veya kaynağı belli olmayan sansasyonel haberler ilgili. Sosyal medya’da yer alan sağlık haberlerinin kaynağının belirtilmesi gerekiyor.


Sağlık Alanında Suistimali Önleyici Tedbirler Alınmaya Başlandı
2-3 yıl öncesine kadar ciddi bir denetim söz konusu değildi. Medyada sık sık yer alan sağlık skandalları, ölümler, politika belirleyicileri bu konuda harekete geçirdi ve sağlık alanında suistimali önleyici tedbirler alınmaya başlandı. Yeterli mi elbette değil! İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu kuruldu. Bu kurumun en önemli görevi denetim yapmak. Fakat denetçi sayılarının azlığı da bilinen bir gerçek. İnternet alalındaki denetimde ise henüz dikkate değer bir gelişme söz konusu değil.”

Engin Kahraman kimdir?
Çankırı doğumlu. Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü mezunu. Yaklaşık 8 yıldır sağlık sektörünün içinde yer alıyor. Öncesinde ulusal bir televizyon kanalında haber, program yönetmenliği ve haber koordinasyon görevlerinde bulundu. Askerliği takiben İstanbul’dan sıkıldığı için Ankara’ya yerleşmeyi tercih etti. (İstanbul’dan sıkılmak mı!! ) 2 yıl boyunca Sağlık Turizmi ve Alternatif Tıp alanında Healers World dergisini çıkardı. Sağlık Dergisi’nde muhabirlik yaptı, şuanda da Yazı İşleri Müdürü.  Edebiyatla lise yıllarından bu yana ilgili. Şiirleri uzun zamandır çeşitli edebiyat dergilerinde yayımlanmakta. 

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...