25 Mart 2008 Salı

FİTOTERAPİ ALTERNATİF TIP DEĞİLDİR

Fitoterapi’nin ülkemizde yanlış bilindiğini ve doğru kullanımının önemini Sağlık Dergisi’ne anlatan Doç.Dr. İlkay Orhan, fitofarmasötik ilaçların Sağlık Bakanlığından onaylanarak eczanelerde satılan sentetik ilaçlarla aynı etkiyi gösterdiğini açıkladı.

Fitoterapi’nin bitkilerin tedavi amaçlı kısımları kullanılarak yapılan şurup, tablet, bitkisel çay olarak adlandırıldığını belirten Doç.Dr. İlkay Orhan, bu bitkinin esasının Allopatiye dayandığını, yani bir anlamda zıttın zıtla tedavi edildiğini söyledi. İlaçlar konusunda Türkiye’de bir karmaşa yaşandığına değinen Orhan, bazı ilaçların Tarım Bakanlığından bazı ilaçlarında Sağlık Bakanlığından izin alınarak ithal edildiğini açıkladı. Orhan, fitofarmasötik ilaçların Sağlık Bakanlığından onaylanarak eczanelerde satılan sentetik ilaçlarla aynı etkiyi gösterdiğini de kaydetti. Tarım bakanlığından onaylı fitoterapötik ürünlerin ise, eczanelerde ve modern aktarlarda satıldığını ifade eden Orhan, Sağlık Bakanlığının verdiği ilaçların ilaç fabrikaları tarafından yapıldığına da dikkat çekti. Fitofarmasötik ilaçların, diğer ilaçlar gibi yan etkilerinin olduğunu, aynı zamanda değişik bitkisel etkileşimlerinin de meydana geldiğini bildiren Orhan, bu ilaçları öneren doktorun ve eczacının hastayı zarar verebilecek etkileşimler hakkında uyarmaları gerektiğini vurguladı. Fitofarmasötik ilaçlar alanında tek eğitim alanların eczacılar olduğunu dile getiren Doç. Dr. İlkay Orhan : “GMP kurallarına uygun şekilde üretilen bu ilaçlar, sentetik ilaçlar gibi tek etken madde içermiyor. Bitkisel kaynaklı olmasının dışında içerisindeki etkin maddeler ayrıştırılmadan tümünü içeren ekstirelerden oluşur. Bitkisel kaynaklı ilaçların standardize etkisi var. Galantamin etken maddesi, Alzheimer hastalığında kullanılır ve halk dilinde Kardelen çiçeği denen bitkinin toprak altındaki kısımdan eldi edilmesiyle yapılsa da, bitkisel ilaç kabul edilmiyor. Atropin de bitkiden elde edilen ve glokom hastalarında göz bebeğini büyütmek için muayene sırasında kullanılan etken madde de ayrıştırıldığı için bitkisel ilaç kabul edilmiyor” dedi.

Doktorlar Fitofarmasötik ilaçlara karşı
Fitofarmasötik ilaçların çok ağır vakalarda uygulanmadığını ancak bazı hastalıklarda sentetik ilaçlardan çok daha iyi etkiye sahip olduğunu dile getiren Doç. Dr. İlkay Orhan, bitkisel ilaçlarda sinerjizm oluştuğunu ifade etti. Ülkemizde tıbbi amaçlı bitkisel çayların olmadığını söyleyen Orhan , “Almanya’da sistem çok güzel oturmuş. Eczanelerde Sağlık Bakanlığından onaylı, standardize edilmiş bitkiler hastaya göre karışım yapılarak satılıyor. Ülkemizde endemik bitki türleri ekolojik şartlar oluşturularak yetiştirilmeli. Devlet tarafından teşvik edilmeli, bitkisel potansiyelimiz kullanılmalı. Yoksa bu ürünleri ithal etmek zorunda kalıyoruz. Çin, Hindistan bunun farkına vardığı için üzerinde duruyor. Ülkemizdeki adaçayı, kekik gibi bitkilerin üretimi yapılsa çok başarılı olunur” dedi. Fitofarmasötik ilaçlara doktorların karşı olduğuna dikkat çeken Orhan, doktorların sentetik ilaçla, bitkisel ilaçların ayrımına dikkat etmeleri gerektiğini, bu tip ilaçların farklı maddelerle etkileşim gösterebileceğini söyledi. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde Fitoterapi üzerine eğitim verildiğine işaret eden Doç. Dr. İlkay Orhan, eğitim almak isteyenlerin bu eğitimlere katılabileceğini de açıkladı.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...