28 Mayıs 2014 Çarşamba

“BİLİM KAZANI” KAYNIYOR

Harvard’da doktora çalışmalarını sürdüren üç bilim insanı Aysu Uygur, İlker Öztop ve Alp Sipahigil tarafından hazırlanıp sunulan “Bilim Kazanı” programı Türkçe bilim severlerin büyük ilgisini çekiyor.  

Bilimsel çalışmaların anlaşılır hale getirilmesi için farklı yayınlar yapılıyor. Özellikle bilimsel yayınların anlaşılır olması üzerinde duruluyor. Bunlardan biri de Amerika’da bilimsel çalışmalarını sürdüren üç akademisyen tarafından hazırlanıp sunulan Bilim Kazanı programı. Aysu Uygur, İlker Öztop ve Alp Sipahigil, her hafta alanında uzman isimleri konuk ederek, bilimin doğru, basit ve eğlenceli şekilde sunulmasını hedefliyor. Herkesin bilime erişmesinin gerektiğini söyleyen Aysu Uygur,  “Türkçe kaynaklar ve gelişmeleri takip edebileceğimiz kanallar ise sınırlı. Biz de bu konuda bir şeyler yapmak istedik” diyor. 

Her Perşembe 14:00’da 94.9 Açık Radyo’da yayınlanan “Bilim Kazanı”nda, önümüzdeki günlerde şişmanlık ve beslenme ile ilgili bölümler yer alacak. 

Bilim Kazanı nedir?
Bilim Kazanı, herhangi bir konudaki bilimsel bilgi dağarcığımızı ve son gelişmeleri basit bir dille aktarmaya çalıştığımız bir radyo programı. 2013 yılının ocak ayında, İlker Öztop ve ben (Aysu Uygur) bu işe bir ‘cep yayını’ programı olarak başladık. www.bilimkazani.org adresimizden, ayda bir program paylaşıyorduk. Örneğin ilk bölümümüz ‘motivasyon’da, motivasyonun hangi biyolojik mekanizmalarla işlediğini tartıştık, bu konuda bilimsel literatürü iyice tarayıp, herkesin anlayabileceği şekilde aktarmaya çalıştık. Ardından şişmanlık, cinsellik, kuantum mekaniği, takım ruhu gibi birbirinden farklı konu için farklı bölümlerde de benzer şekilde çalıştık. Ders anlatmaktan ziyade eğlenceli bir iş yapmaya çalışıyoruz, zaten yaparken biz de eğleniyoruz. Eylül 2013 yılında ekibimize deneysel kuantum fizikçisi Alp Sipahigil de katıldı. 2014 yılının Mayıs ayından beri, Açık Radyo’da her Perşembe 14:00’da radyo programı olarak dinleyiciyle buluşuyoruz. Genelde bölümlerimize konunun uzmanı konuklar da alıyoruz, hem işini severek yapan insanları tanıtmış oluyoruz, hem de böylece daha geniş bir konu yelpazesinde program yapabiliyoruz. Önceki bütün kayıtlarımıza www.bilimkazani.org adresinden veya iTunes’dan Bilim Kazani olarak aratarak ulaşabilirsiniz. Yeni bölümler her Perşembe 14:00’da 94.9 Açık Radyo’da ama radyo kayıtlarını da bölümler yayınlandıkça web sitemize ekliyoruz.


Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Aysu: Harvard Tıp Fakültesi Genetik bölümünde Prof. Cliff Tabin’in araştırma grubunda doktoramı yeni tamamladım. Gelişimsel biyoloji ve organ oluşumu üzerine çalışıyorum, kısacası embriyonik dönemde organların oluşumlarını detaylı olarak inceliyorum. Şu anki laboratuvarımda yarım kalan birkaç çalışmamı tamamladıktan sonra yine Harvard Üniversitesi’nde kardiyolog Dr. Richard Lee ile birlikte kalp oluşumu ve kök hücre tedavisi üzerine çalışmaya başlayacağım.

Ilker: Boğaziçi Üniversitesi’nde Moleküler Biyoloji ve Genetik alanında lisans eğitimimi tamamladıktan sonra Harvard Üniversitesi’nde viroloji doktorasına başladım. AIDS’e sebep olan HIV virüsünün hücrelerin çekirdeğine nasıl girdiğini biyokimyasal ve hücre biyolojisine dayanan yöntemlerle anlamaya çalışıyorum. Mezun olduktan sonra sentetik biyoloji ve mikrobiyolojinin kesiştiği bir araştırma laboratuvarında çalışmak istiyorum. 

Alp: Doktora çalışmamı Harvard Üniversitesi fizik bölümünde deneysel kuantum fiziği alanında yapıyorum. Mikhail Lukin'in araştırma grubunda(http://lukin.physics.harvard.edu/) kuantum mekaniğinin özelliklerinden yararlanan yeni nesil bilgi teknolojileri geliştirmeye çalışıyoruz. Benim araştırmam elmas içerisindeki tekil atomları kullanarak kuantum bilgisayarı kurmak üzerine.(link: http://www.ntvmsnbc.com/id/25337510/)

Bilimsel denildiğinde genelde karmaşık ve anlaşılmaz konular akla gelir. Peki nasıl sevdirilir?
Bilim ‘karmaşık, anlaması zor’ gibi sıfatlara indirgeniyor, oysaki bilim ve sanat, insanın kendini ve çevresini keşfetmek ve tanımlamak için elindeki en önemli araçlar. Bugün size neden bazı şeylere motivasyonunuzun yüksek olduğunu, bazı şeylere üşendiğinizi anlatsak, bu konuda yapılan en son çalışmaları aktarsak, kim dinlemek istemez ki? Bilimin doğru aktarılmasına, basit aktarılmasına, bunun eğlenceli yapılmasına çok önem veriyoruz, herkesin bilime erişiminin olması gerektiğini düşünüyoruz! 

Bilim insanları herhangi bir konuda konuşurken jargon kullanabilirler-  bunda yanlış birşey yok. Özellikle diğer bilim insanlarıyla fikir alışverişi yapıyorsanız, çalıştığınız konuyu ve fikirlerinizi kesin ifade edebilmek için jargon ve ezoterik terimler kullanabilirsiniz. Fakat bilimsel konuları aktif olarak bilimin içinde olmayan insanlara aktarmak istiyorsanız, terimler korkutucu ve can sıkıcı olur. Bu işin detaylarını değil büyük resmi görmek isteyenler için terimler anlamını kaybeder ve açıklayıcı olmaktan çok korkutucu olur. Bilim her alanda bilgi dağarcığmızı genişletmeye devam ediyor, Türkçe kaynaklar ve gelişmeleri takip edebileceğimiz kanallar ise sınırlı. Biz de bu konuda birşeyler yapmak istedik, herhangi bir konudaki bilimsel gelişmeleri herkesin anlayacağı ve eğlenceli bir dille anlatırız, hatalı bilgi vermeden fakat detaylara da yoğunlaşmadan genel izleyiciye sunarız diye düşündük.

Bilim Kazanı’nı kimler dinlemeli?
Bilim insanları da, bilimle alakası olmayanlar da dinleyebilir. Dinleyici yelpazemiz bildiğimiz kadarıyla lise öğrencilerinden emeklilere kadar uzanıyor, çoğu aktif olarak bilimle içiçe değil. Uzun yola araba kullanırken, ütü yaparken dinlediğini yazanlar var bize, bu çok hoşumuza gidiyor. Bölümlerin başlıklarına bakıp, ilginizi çeken herhangi bir konuda da genel olarak bilgi sahibi olmak için de dinleyebilirsiniz. Yaz geliyor ve şişmanlık ve beslenme ile ilgili bölümler yapacağız mesela, bikini diyetlerine başlamadan faydası olur diye düşünüyoruz.



Bilim Kazanı gibi programlar ABD’de var mı? 
Bizim gibi akademisyenler tarafından hazırlanan ve sunulan programlar var, fakat hepsinin formatı ve hitap ettiği kesim aynı değil. Örneğin This Week in Virology, Columbia Üniversitesi’nden ünlü bir viroloji profesörü başlattı ve yürütüyor, fakat daha çok akademisyenlerin dinleyebileceği bir program, popüler bilimden biraz uzak. Bir de akademisyen olmayanların hazırladığı ve uzman konuk çağırdığı programlar var. Genel olarak Radiolab, Nature podcasts, Science Friday ve Cosmos geniş bir konu yelpazesinde güzel işler yapıyor. Bizim gibi doktora öğrencileri tarafından yapılan bir program var mı bilmiyoruz, belki onlarca vardır ama biz duymamışızdır. Amerika’daki programlardan birini taslak olarak almak yerine, Türkçe’de hiç örneği olmayan bu programlardan birini kendi tarzımızla yapalım diye düşündük. İçeriğin dolu dolu olmasına özen göstermeye çalışıyoruz, dinlemesi çok zor olmasın diye de bazen cıvıyoruz. 

Bilim ve sağlık haberciliği açısından ABD ve Türkiye karşılaştırması yapar mısınız?
Bu iş yurtdışında gerçek bir meslek, burada ise genelde gazetelerin bilim ve sağlık sayfaları ‘dolduruluyor’. Yurtdışında da ara sıra bilimsel gelişmeler abartılsa veya yanlış aktarılsa da, Türkiye’de doğru yapıldığını görmek bile zor. O yüzden İngilizce bilmeyen bilimseverler için doğru kaynaklardan okuma araştırma yapmak çok zor. Bilime olan ilgi ve yönelimi artırmak için, bilimi Türkçe olarak da erişime açık hale getirmek gerekiyor, şu anda Türkiye’de bunu sağlayabilmek çok önemli.

Beğendiğiniz bilim, sağlık yayınları nelerdir ve bu alanlarda hangi yazarları beğenirsiniz?
Yurtdışında bilim yazarlarından Adam Rutherford, Sean Carroll, Lisa Randall’ı seviyoruz, Nature Podcasts, Radiolab, Cosmos dinliyoruz, I fucking love Science sitesini de takip ediyoruz. Türkiye’de kendimizi beğeniyoruz (!). Evrim Ağacı harika bir iş yapıyor, Açık Bilim yazarları da her ay tamamen özveriyle çok iyi bir çevrimiçi dergi çıkarıyor. Bilim yazarlığı konusunda son yıllarda Türkiye’de çevrimiçi gönüllü hareketler çok etkili olmaya başladı, herkesi severek takip etmeye çalışıyoruz. Özellikle akademisyenlerin bu alanlara eğilmeye başlaması çok umut verici. 

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...