16 Mayıs 2013 Perşembe

DİYETİSYENLİKTEN RESSAMLIĞA

Resim yaparak hayata daha pozitif bakmayı sağladığını anlatan Uzman Diyetisyen Banu Topalakçı, ofisinde hobisi için özel bir odasının olduğunu ve çok yorulduğunda ya da bunaldığında sığındığı bir liman olarak niteliyor.


“Sanatla birleşen ya da beraber yürüyen her şeyin daha sağlık ve anlam kazandığını düşünürüm” 
diyen Uzman Diyetisyen Banu Topalakçı, bu zamana kadar 4 sergi açmış. 
Hobisinin mesleğine olan faydalarını anlatan Topalakçı, Med-Index’in sorularını yanıtladı. 

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
1998 yılında Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldum. 1998-2001 yılları arasında Bilkent Üniversitesi Kafeteryalar İşletmesi Müdürlüğü’nde Diyetisyen, çeşitli gıda firmalarında ise danışman olarak çalıştım. 2007 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Beslenme ve Diyetetik Bölümü Toplu Beslenme Sistemleri Anabilim Dalı’nda Gıda Güvenliği üzerine “Hastane Mutfakları Menülerinde Yer Alan Yemeklere Ait Standart Yemek Tarifelerinin ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemine göre Düzenlenmesi” konulu tezimi tamamlayarak bilim uzmanlığımı aldım. 

2001-2010 yılları arasında Ankara Özel Güven Hastanesi’nde Yiyecek İçecek ve Diyet Hizmetleri Müdürü ve ardından Otelcilik Hizmetleri Koordinatörü olarak görev yaptım. 2002 yılında Ankara Güven Hastanesi “Erişkin Hasta Diyet Polikliniği” ile “Obezite ve zayıflama Merkezi”ni ve “Beslenme Destek Ünitesi”ni kurdum. 2004 yılında bebek ve çocuk beslenmesine ilişkin takip ve tedavilerin düzenli olarak yapıldığı “Pediatri Diyet Polikliniği”ni kurarak hastaneye “Pediatri Diyetisyeni” kavramını yerleştirdim. Türkiye Diyetisyenler Derneği, Amerikan Diyetisyenler Derneği ve Türk Obezite Derneği üyesiyim. 
2010 yılının Haziran ayından bu yana, Kurucusu olduğumİdeal Beslenme Eğitim ve Danışmanlık’ta Uzman Diyetisyen/ Eğitmen Olarak ve Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde de öğretim görevlisi olarak çalışmalarıma devam ediyorum.


Hobiniz nedir ve ne kadar süredir yapıyorsunuz?
Sanatla birleşen ya da beraber yürüyen her şeyin daha sağlık ve anlam kazandığını düşünürüm. Bu düşüncemi 2007 yılının sonunda Erkan Geniş’le başladığım resim yolculuğumda her geçen gün daha da pekiştiriyorum. Toplam 4 adet karma sergiye katıldım ve sergilediğim eserlerimle diyetisyen olmanın verdiği onur ve gurura ressam olmanın verdiği onur ve gururunu da ekledim. Tuval üzerine yağlıboya resim yapıyorum. Toplam 5 yıldır büyük bir keyifle devam ediyorum. Hatta ofisimin bir odası atölyem.

Hobinizin mesleğinize katkısı oluyor mu?
Beni çok daha iyi gözlem yapmaya ve doğayı dinlemeye yönlendirdiğini düşünüyorum. Bu da insana bazı farkındalıklar katıyor. İyi bir dinleyici, okuyucu olmak ve insanları daha iyi anlayabilmek, farklı bakışaçılarını yakalayabilmek gibi etkileri oluyor. 

Neden bu hobiyi seçtiniz?
Aslında tamamen tesadüf ama iyi ki olmuş. Bir arkadaşımın tavsiyesi ile başlamıştım. Sonra 2 yıl ders aldım.

Yaptığınız hobi size ne hissettiriyor?
Hayatın çok güzel olduğunu hissediyorum. Çok yorulduğumda ya da bunaldığımda sığındığım bir liman benim için. Bir de üretkenlik hayattaki en güzel şey bence.

Tavsiye edeceğiniz kitap, film ve müzik nedir?
Klasik müzik dinliyorum, özellikle resim yaparken. Film tavsiyem, “Black Swan” Natalie Portmanın oyunculuğu beni çok etkilemişti. Kitap ise; şu aralar “Mesnevi” okuyorum.

Doğru, etik ve tarafsız haberciliğin adresi Med-Index : www.med-index.com Mutlaka ziyaret edin!

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...