16 Ocak 2013 Çarşamba

MARYLAND ÜNİVERSİTESİ’NDE YÜKSEK RİSKLİ GEBELİKLERDE FETAL KARDİYOLOJİ BÖLÜMÜNÜ KURAN VE ABD’DE İLK KEZ ILK TRIMESTER‘DE KALP ANOMALİLİLERİNİN TANISINDA RUTİN TARAMA YAPAN YRD. DOÇ. DR. ŞİFA TURAN

DÜNYA’DA TÜRK HEKİMLERİ VE BAŞARI ÖYKÜLERİ

Amerika’da Fetal Kardiyoloji alanında bölüm kuran ve yeni uygulamalar geliştiren Maryland Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Doğum Anabilim Dalı Perinatoloji Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Şifa Turan, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili genç meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi.


Maryland Üniversitesi Tıp Fakültesi Perinatoloji bölümünde “Fetal Kardiyoloji” bölümünü kuran ve Amerika’da ilk trimesterde Eko’yu konjenital kalp hastalıklarının taranmasını 4 boyutlu ultrasound kullanarak yapan ilk merkez haline getiren Yrd. Doç. Dr. Şifa Turan,  üniversitedeki akademik kariyerinin yanında “American Registry of Diagnostic Sonography“ kuruluşunda, Amerika’daki fetal eko standartlarını belirleyen komitede görev alıyor. Yrd. Doç. Dr. Turan, Tıp fakültesinde Anatomi Anabilim Dalında Kalp Embriyolojisi derslerinden, Kadın Doğum Bölümü’nde de Kadın Doğum ve Perinatoloji yan dal yapan asistanların bu konudaki didaktik ve pratik eğitiminden sorumlu. Yrd. Doç. Dr. Turan, çalışmaları, bulunduğu farklı ülkelerdeki eğitim sistemleri ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini DSA’ya anlattı.

Ne üzerine çalışıyorsunuz?
Benim branşım perinatoloji yani yüksek riskli gebelikler. Buna ek olarak Fetal Kardiyoloji özel ilgi alanım ve daha çok çalışmalarımı yaptığım bir yan dal diyebilrim.   Fetal kardiyoloji aslında Kadın Doğum Anabilim dalında, perinatloji yan dalında yeni bir branş. Bugüne kadar fetal kalp hastalıkların tanısı ile daha çok pediatrik kardiyologlar ilgilenmiş. Ama teknolojinin ilerlemesi ile fetal ultraosund’un prenatal tanıda yaygın olarak kullanılması, fetüsün çok erken dönemde perinatologlar tarafından değerlendirme imkanının gelişmesi sayesinde fetal kalp hastalıklarının tanınması günümüzde yavaş yavaş perinatologların işi olamaya doğru gidiyor diyebiliriz.

Hangi tip hastaları ve hastalıkları tedavi ediyorsunuz?
Konjenital kalp hastalığı olan fetüslerin tanısı ve tedavisi esas ilgi alanım. Konjenital kalp hastalıkları fetal anomaliler içerisinde en yüksek insidansa sahip. Yaklaşık 7/1000 oranın da gözükmekte. En önemli anomalilerin başında sol kalp hipoplazisi (HLH),  büyük arterlerin transpozisyonu (TGA). Çift çıkışlı sağ ventrikül ( DORV) , konotrunkal anomaliler, aort ve pulmoner stenoz, ventriküler ve atriyal septal defektler gelmekte.

Bu hastalıkların bulguları, belirtileri ve tedavileri hakkında genel bilgiler verebilir misiniz?
Konjenital kalp defektleri fetal ultrasound sırasında teşhis edilebilir. Bu defektler kendilerini farklı zamanlarda farklı şekillerde belli edebilir. Örneğin ilk trimesterde yani 12. haftada yapılan sonografide fetüsün ense kalınlığı dediğimiz Nukal kalınlığın artmış olarak ölçülmesi özellikle de 3.5 mm üzerinde olması o gebelikte konjenital kalp defekti riskini ciddi oranda artırır. Bu tip hasta grubuna ilk trimester de fetal eko yaparak, kalpteki 4 odacık ve ana damar çıkışlarının gösterilmesi mutlaka gerekmektedir. Eğer birinci trimester de değil de hasta size ikinci trimesterde gelmişse rutin yapılan sonografide kalp anomalileri farkedilebilir ve eğer bilir kişi tarafindan eko yapılırsa tam olarak tanısı konulabilir. Konulan bazı konjenital  defekt tanıları örneğin “ Aort Stenozu”, ” Pulmoner stenoz” gibi sorunlar intrauterin olarak balonla dilatate edilip, anomalinin ilerlemesine fetusun tek ventrikül onarıma girmesine engel olunabilir veya tek ventrikülle sonuçlanan anomalilerde özellikle de sol kalp hipoplazisinde sağ atriyumdan doku alınarak operasyonda kullanılmak üzere stem cell transplantasyonu gerçekleştirip dominant ventrikül olması gerek sağ ventrikülün stem cell transplantasyonu ile ejeksiyon fraksiyonunun ciddi oranda artması ve yeni doğanını geçireceği 3 aşamalı, yüksek mortalite ile sonuclanan  ( ortalama %40); Norwood operasyonun başarı oranın artması bile sağlanabilir.

Bu hastalığın Dünyada ve Türkiye’de görülme sıklığı nedir, bu konuda istatistikî bilgileri paylaşabilir misiniz?
Konjenital kalp hastalıkları konjenital anomaliler içerisinde en sik insidansı olan grup. Görülme sıklığı yaklaşık 7/1000.  Risk faktörlerine bakacak olursak maternal, fetal ve çevresel faktörler olarak genel anlamda 3’e ayrılabilir. Maternal fakörlerden maternal diyabet buna sebep olan hastalıkların başında geliyor. Ama yüzde 75 konjenital kalp hastalıkları da düşük riskli popülasyonda görüldüğü için düşük riskli hastaların bile taranması en sık görülen konjenital anomalinin tanınmasında büyük rol almakta. Bu nedenle düşük riskli hasta grubunun da taranması daha çok konjenital kalp anomalisinin in-utero tanısında önemli.


Kısaca kendinizden bahsedebilir misiniz?
23 Mayıs 1971’de Kıbrıs’ta doğdum. İlköğrenimimi ve liseyi Kıbrıs’ta bitirdim. Üniversite eğitimime lise sonrası kazandığım bursla Sovyetler Birliğinde başladım. İlk yıl Ukrayna’da Lvov Ivana Franko devlet üniversitesinde Rusça öğrendim. Daha sonra Kiev Tıp fakültesinde tıp eğitimime başladım. Tıp fakültesi ikinci sınıftan sonra eğitimime İstanbul Tıp fakültesinde devam ettim. Süleymaniye Doğum Evin’de Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlığı üzerine ihtisas yaptım. İhtisas sonrası bir yıl genel kadın doğumcu olarak çalıştıktan sonra üst ihtisas yapmak için İngiltere’ye gittim. King’s College Hospital, Harris Birthright araştırma merkezinde 3 yıl “Fetal Tıp“ dalında üst ihtisas yaptım. İngiltere’den sonra Amerika’da Yale Üniversitesinde Perinatoloji bölümünde çalıştıktan sonra, Maryland Üniversitesi Tıp fakültesinde Yardımcı Doçent olarak çalışmaya başladım. Burada Perinatoloji bölümünde “Fetal Kardioloji “ bölümünü kurdum. Özellikle de ilk trimester Eko’yu konjenital kalp hastalıkların taranmasında rutin hale getirdim. Bunu kolaylaştırıp daha yaygın uygulanabilirliğini sağlamak için 4 boyutlu ultrasound kullanarak tarama tekniğini standardize ettim. Şu anda Amerika’da ilk trimesterde bu teknikle konjenital kalp hastalıkların taramasını yapan ilk merkez haline geldik. Üniversitedeki akademik kariyerimin yanında “Amerikan Registry of Diagnostic Sonography“ kuruluşunda,  Amerika’daki fetal eko standartlarını belirleyen komitede görev almaktayım. Buradaki Tıp fakültesinde Anatomi Anabilim Dalında Kalp Embriyolojisi derslerinden, kadın doğum bölümünde de kadın doğum ve perinatoloji yan dal yapan asistanların bu konudaki didaktik ve pratik eğitiminden sorumluyum.

Bugüne kadar eğitim aldığınız ve çalıştığınız kurumlar hakkında bilgi verebilir misiniz?
İlkokul ve Lise eğitimimi Kıbrıs’ta, Tıp fakültesi eğitimi İstanbul’da Çapa Tıp Fakültesinde tamamladım. Kadın hastalıkları ve Doğum uzmanlığımı Süleymaniye Doğumevi, İstanbul’da 2000 yılında bitirdikten sonra, iki yıla yakın Acıbadem Sağlık Grubu’nda Kadın Doğum uzmani olarak çalıştım. 2002-2005 yılları arasında King’s College, Harris Birthright Research Center’de perinatoloji yan dal uzmanlığı yaptım. 2005 de Amerika’ya yerleştim. 2005-2006’da Yale School of Medicine’da, 2006 yılından bu yana da University of Maryland School of Medicine görevimi sürdürmekteyim.  2009’dan bu yana da University of Maryland School of Medicinda Kadın Doğumda Yardımcı Doçent olarak çalışmaktayım.

Eğitim aldığınız kurumların  bulunduğunuz mevcut konuma gelmenizdeki katkıları nelerdir, şu anda çalıştığınız kurumu neden seçtiniz?
King’s Collage Hospital, Harris Birthright araştırma merkezi dünyada fetal tıp konusunda sanırım ilk sırada yer alıyor. Bu merkezde üç yıl yan dal yaparak bu konuda deneyim kazanmam, Amerika’da Yale Üniversitesi Tıp Fakültesinde de çalışmama olanak sağladı. Orada da çok değerli perinatologlarla çalışıp çalışmalar yapmam, bana özellikle Amerika’da çok yaygın olmayan, ama Avrupa’da daha sıklıkla uygulanan ilk trimester fetal ekonun şu anda çalıştığım kurumda Maryland Üniversitesi ıip Fakultesi, Kadın Doğum Anabilim dalında perinatolojinin bir yan dalı olarak” fetal kardiyoloji” bölümünü kurmamı sağladı. Şu anda çalıştığım kurum benim özel ilgi alanım olan 3-4 boyutlu ultrasound ile fetal ekonun yaygın olarak kullanabilmemi ve bu konuda araştırmalarıma devam etmemi sağladı. Ayrıca bu kurumdakideneyimlerim ve gelistirigidim teknik sayesindeAmerika’nın diğer eyaletlerinde, gerekli ekspertizin olmadığı hastanelerde bir çok farklı kurum tarifinden 3-4 boyutlu USG ile görüntülerin alınıp, telemedicine sistemi online olarak bilir kişiye gönderilmesine neden oldu.

Halen pratiğini yaptığınız branşın Türkiye ve ABD’deki durumunu karşılaştırabilir misiniz?
Fetal kardiyoloji,  teknolojinin gelişmesi ile günümüzde çok popüler bir branş.  Konjenital kalp hastalıklarının prenatal tanısı gittikçe ciddi oranda artıyor. Sanırım iki ülke arasındaki en önemli fark, Amerika’daki aileler herhangi bir konjenital hastalığı olan fetüsü dünyaya getirme eğilimindeler. Oysa Türkiye’de aileler bu tip problemlerle karşılaştıkları zaman daha çok terminasyon seçeneğini seçerler. Türkiye deki konjenital kalp hastalığı ile doğan bebeklerinin çoğunun tanısının prenatal dönemde değil de postnatal dönemde konulduğu kanısındayım. Dolayısı ile hem geç dönemde terminasyonu ve beraberinde getireceği komplikasyonları minimuma indirmek için ilk trimesterde erken taninin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Burada aileler bu çocukları dünyaya getirdikleri taktirde ciddi olarak manevi ve maddi destek ile karşılaşmaktadırlar. Oysa Türkiye’de bu durum daha çok ailenin bireysel çabalarına bağlı kalmaktadır. Bu çocukların okul cağında özel olarak gidebilecekleri bir eğitim sistemi de bulunmamaktadır. Bu sebeplerden dolayı burada konjenital kalp hastalıklarını daha sıklıkla görüp gebelik süresinde takip etme imkanımız sanırım Türkiye’den daha fazla sayıda olabilir.

Halen çalışmakta olduğunuz kurumu, ya da çalışmış olduğunuz kurumları eğitim, tıbbi pratik ve sağlık hizmetleri konuları açısından Türkiye’de kurumlar ile karşılaştırabilir misiniz?
Sanırım daha çok araştırmaya yönelik ve araştırmaların ışığında elde edilen sonuçların neticesinde bir yol izleniyor daha çok burada. Genelde de genel bir konsensüs oluşuyor ve hekimler o genel, standartize edilmiş tedavi yöntemlerini kullanıyor. Türkiye’deki kurumlarda ise daha çok hekimin kendi kendine, kendi deneyimleri ile elde ettiği bir pratik uygulama var. Daha farklı olması için de gereken yaptırımlar henüz yok. Onun dışında pratik uygulamada çok da büyük farklılıklar olduğunu zannetmiyorum.


Türkiye’de halen eğitim almakta olan tıp öğrencilerine ya da genç hekimlere neler önerirsiniz?
Öğrendikleri her şeyi sorgulamayı öğrenmelerini tavsiye ediyorum. Neden ve nasıl olmuş sorularını sık sık sormalarını. Birkaç kaynaktan okuyarak merak ettikleri soruları öğrenmelerini tavsiye ediyorum. Ezbere yönelik eğitim sisteminden çıkıp daha araştırmacı bir yapıya sahip olmanın yollarını aramalarını tavsiye ediyorum.
12. haftada kalbin normal ya da anormal anatomisini gösteren teknik.

Hangi bilimsel dergileri takip ediyorsunuz?
Ben daha çok kendi alanımla ilgili dergileri takip ediyorum.
1)      Ultrasound Journal of Obstetrics and Gynecology
2)      Pediatric Cardiology
3)      American journal of Obstetrics and Gynecology
4)      New England Journal

Mesleğinizle ilgili en çok ziyaret ettiğiniz internet sitesi nedir?
www.pubmed.com ve www.uptodate.com


Alanınızda araştırma yapanlara mutlaka okumalarını tavsiye ettiğiniz kitaplar hangileri?
1)Textbook of Fetal Cardiology ( L. ALLEN )
2) Fetal Cardiovascular Imaging : A Disease based appraoch ( J.Raychik, Z.Tian)
3) A Practical Guide to Fetal Echocardiography: Normal and Abnormal Hearts (Abuhamad)
4) Fetal Echocardiography: A Practical Guide ( L Allan )

Yurt dışında hekimlik yapmanın sıkıntıları nelerdir?
Tıp fakültesi eğitiminiz dışında tüm eğitiminizi tekrarlamanız gerekiyor. En azından Kadın Doğum dalında. Buradaki sisteme Türkiye’den mezun olan bir doktor olarak girmeniz de zaman alabiliyor. Bunun için çalıştığınız ortamlarda belki de herkesten daha fazla çalışıp kendinizi ispat etmeniz gerekebilir çoğu zaman.

Türkiye’de tıbbın durumu nedir? Ülke dışında tahsil almak gerekli midir? Kimler için daha uygundur?
Türkiye’de tıbbın durumu, genel olarak hekimlerimizin yaklaşımını son derece iyi buluyorum. Eğer hayatlarını Türkiye’de kendi ülkelerinde geçireceklerine eminlerse ülke dışında tahsil yapmaları çok da gerekmemektedir. Ama gelip görmelerini belli bir dönem kendi konuları ile ilgili bir kurumda yurt dışında zaman geçirmelerini ileride kendilerini geliştirme imkanı sunması acısından tavsiye ediyorum.

ABD’deki hasta popülasyonunun karakteristik özellikleri nelerdir? Türkiye’ye göre ne gibi farkları vardır?
Hasta popülasyonu çok farklı. Burada çok fazla obez ve kötü beslenme alışkanlığı olan bir hasta grubu ile çalışıyoruz. Dolayısı ile bu grup hastada her türlü komplikasyon çıkma olasılığı daha yüksek.


ABD’deki kurumların yabancı doktorlara ve özellikle Türklere karşı özel bir tutumu var mıdır?
Bence bu konuda dürüst olmak gerekirse hem Avrupa’da hem de Amerika’da çalışan bir hekim olarak dünyanın neresine giderseniz gidin, Türk olduğunuz için değil de sadece başka bir eğitim sisteminden geldiğiniz için, yaklaşımda ilk başta farklılıklar mutlaka olur. Kendinizi ispat ettikten sonra çok önemli farkların olmadığı kanısındayım. Bunun içinde hem efor hem de zaman gerekli sadece.

ABD’deki ünlü tıp kurumlarına / hastanelerine eğitim amaçlı olarak girebilmek mümkün müdür?
Çok kompetitif olmasına rağmen mümkündür. Sadece ne istediğinizi bilmeniz ve isteğinizde kararlı olmanız gerekmektedir.

ABD’de Türk hekimler arası dayanışma ne durumdadır?
Burada kendi aramızda iyi bir dayanışma olduğunu düşünüyorum. Genelde sistem maddi olarak kimseyi çatıştırmadığı için birbirimize her konuda her zaman rahatlıkla destek olabiliyoruz.
ABD’de Türk hekimlerin orası diğer yabancı hekimlerle karşılaştırıldığında ne durumdadır?
Avrupa’da oran az. Amerika’da Türk hekimlerinin oranı diğer yabancı hekimlerle kıyaslandığında sanırım eşdeğer durumdadır.

Halen üzerinde çalışmakta olduğunuz araştırma konusu nelerdir?
Konjenital kalp hastalıkların erken tanısı ve Konjenital kalp hastalıkları olan fetüslerin intrauterine beyin gelişimi.

Bu çalışmaları hangi kurumda yapmaktasınız, ekibinizden bahsedebilir misiniz?
Maryland Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Doğum Anabilim Dalında araştırmalarımı sürdürmekteyim. Ekibimde iki perinatolog, beş ultrasound teknisyeni ve bir tane araştırmacı hemşire bulunmaktadır.

Bize araştırma ekibinizin bir rutin gününü anlatabilir misiniz?
Genelde konjenital kalp problemi olan hastalar kliniğimizde her iki hafta da bir fetal eko ile takip edilir.  Bu fetüslerin beyin gelişimi de yakin bir şekilde USG ile longitudinal olarak monitorize edilir.  Yılda bu problemle bize başvuran hasta sayısı refere merkez olduğumuzdan dolayı çok fazla olduğu için genellikle günümüz yeni hasta kabul etmek onları değerlendirip takip protokolü hazırlamakla ve mevcut hastaların takibini yapıp onların tüm ekibin hazır olduğu bir günde doğumlarını gerçekleştirmekle geçiyor.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...