8 Ekim 2010 Cuma

KOGNİTİF TERAPİ’DE ‘ZOR VAKALAR’ TARTIŞILACAK

Beck Enstitüsü Eğitim Direktörü Dr. Leslie Sokol "Zor Vakalarla Kognitif Terapi " Borderline, Narsisistik ve Histrionik Kişilik Bozuklukları workshop programı ile18 -19 Aralık 2010'da İstanbul'da olacak.

Beck Enstitüsü’nün Eğitim Direktörü, Academy of Cognitive Therapy’nin seçkin kurucu üyesi Dr. Leslie Sokol’un sunumuyla gerçekleşecek olan “Zor Vakalarla Kognitif Terapi” workshop’u 18 Aralık 2010'da İstanbul'da gerçekleştirilecek. Toplantıya psikiyatristler, psikologlar, psikolojik danışmanlar, psikiyatri hemşireleri ve psikoloji öğrencileri katılabilecek. Humanite Psikiyatri Kognitif Terapi Birimi klinisyeni Dr. Emel Stroup, konu hakkında Sağlık Dergisi’ne bilgi verdi.

Esra Öz: Kognitif Terapi (KDT) nedir?
Dr. Emel Stroup: Kognitif Terapi, psikolojik ve psikiyatrik bozukluklarda kullanılan bir psikoterapi yöntemidir. Dr. Aaron T. Beck tarafından 1960'da bulunmuş ve geliştirilmiş olup
dünya çapında sıklıkla uygulanmaktadır. Kognitif Terapi son yıllarda geniş yelpazedeki psikolojik ve medikal sorunlarda yaygın bir şekilde uygulanmaktadır.

1977 yılından bu yana, Kognitif Terapi'nin etkiliğini ve geçerliliğini vurgulayan pek çok kontrollü, sistematik çalışma ve araştırmalar yapılmıştır. Dünyadaki ve özellikle ABD'deki araştırmacılar, araştırma bulgularına dayanarak, bu tedavi yönteminin pek çok psikiyatrik ve
psikolojik hastalıkta etkili olduğunu vurgulamaktadır. Kognitif Terapi'nin psikolojik rahatsızlıkların dışında medikal hastalıklarda da etkili ve yararlı olduğu gösterilmiştir.

Kognitif Terapi, odak noktası hasta olan, hastanın kendisine ve sorunlarına yönelik bir psikoterapi yöntemdir. Terapist'in değerleri ve önyargıları terapiyi etkilemez. Dolayısıyla, Kognitif Terapi'nin faydalarının arasındaki en önemli faktörlerden biri kültürel fark gözetmemesidir.

KDT kişilik bozukluklarında niçin tercih edilmeli?
Kişilik bozukluğuna sahip olan kişilerin, kendini, başka insanları ve olayları algılama ve yorumlama biçimleri çarpıtmalara dayanmakta ve bu kişiler duygularını daha yoğun ve değişken yaşamaktadırlar. Bu kişilerin kendilerine ve dünyaya olan inançları, kuralları, düşünce, duygu ve davranışları oldukça katıdır ve değişmeye dirençlidir. Kognitif Terapi’de kişinin sorun üreten inanç yapısını tanıması, tanımlaması ve değiştirmesi amaçlamaktadır. Böylece bu kişilerin duygu, düşünce ve bağlantılı davranış özelliklerini değiştirme ve daha işlevsel olanları geliştirmeleri sağlanabilir. Kognitif Terapi’nin hasta odaklı yaklaşımına ve terapist-hasta arasındaki işbirliğine önem vermesi, hastanın kendisini keşfetmesine yardımcı olması kişilik bozukluğu olan kişilerin iyileşme sürecine çok büyük katkısı vardır.

KDT metodları kullanılarak kişilik bozukluğu olan hastalarda ne gibi olumlu ve olumsuz etkiler görülmektedir?
Terapistler, KDT yöntemlerini kullanarak hastaların kendilerine ve dünyaya karşı algılarını değiştirmesini, katı inançlarını yumuşatmasını, duygusal düzeyde yaşadıkları kaygı ve öfke düzeyini azaltmasını, yaşam kalitelerinin artırmasını sağlamaktadır. Terapist-hasta arasında güvenli bir işbirliği ve terapötik ittifak oluştuğunda hastanın tedavi süreci daha da olumlu yönde ilerlemektedir. Bunun yanında, Kognitif Terapi’nin önemli tekniklerinden olan hastanın “kendi kendisini keşfetmesi” hastanın işlevsel olmayan inanç örüntülerini fark ettirmesini sağlayarak hastanın yaşadığı zorlukları kendi başına çözümlemesini sağlamaktadır. Bu teknik terapinin ilk aşamalarında hastada negatif bir etki yaratabilmektedir. Çünkü bu hastalar genellikle birileri tarafından yönlendirilmeye, onaylanmaya meyillidirler. Ancak terapi süreci ilerledikçe hasta kendi kendini keşfetmeye başladıkça, terapist ve hasta arasında güçlü bir ittifak ve işbirliği oluştukça bu negatif etki pozitif etkiye dönüşmektedir.

Aralık'ta düzenlenecek olan workshop kimlere yöneliktir?
18-19 Aralık tarihinde Dr. Leslie Sokol’un sunumuyla gerçekleşecek olan “Zor Vakalarla KDT” workshop’u psikiyatristler, psikologlar, psikolojik danışmanlar, psikiyatri hemşireleri ve psikoloji öğrencilerine yöneliktir.

Bu workshop Türkiye'deki psikoterapi yapan uzmanlar için neden önemli?
Bu workshop sayesinde uzmanlar, karşılaştıkları zor vakalarla nasıl çalışabileceklerini, hastalara zarar vermeden nasıl yönlendireceklerini etik bir şekilde öğreneceklerdir. Amerika’da bu konu üzerinde geliştirilmiş olan yeni araştırmaları en güvenilir ağızdan duyacaklar. Ayrıca, bu workshop’a katılacak uzmanlar, Kognitif Modele aşina olacak, danışanlarının kognitif formülasyonunu oluşturmaya çalışacak, kişilik bozukluklarının Kognitif Modelini anlayarak, bu patolojinin Kognitif Tedavisinin nasıl yapılacağını öğreneceklerdir. Borderline, Narsisistik, Histrionik ve Borderline Kişilik Bozukluklarını içeren belirli kişilik bozuklukları için spesifik tedavi yöntemlerini ayrıntılı bir şekilde öğrenerek, varolan bilgi ve becerilerini geliştireceklerdir.


Workshop ACT tarafından onaylı diyorsunuz. Bunu tam olarak açıklayabilir misiniz?
ACT (Academy of Cognitive Therapy) dünyanın her yerinden Kognitif Terapi psikiyatristlerinin, psikologlarının, sosyal uzmanlarının, hemşirelerinin ve lisanslı danışmanlarının yer aldığı bir network’tür. Bu network sayesinde profesyoneller tedavideki yeni teknikler ve yeni gelişen araştırmalar hakkında bilgi ediniyor, zorlu vakalarda destek alıyor ve dünyanın her yerinden sertifikalı Kognitif Terapistlere ulaşım imkanı buluyorlar. Bu workshop’un sunumunu yapan Dr. Leslie Sokol’da Beck Enstitüsü’nün Eğitim Direktörü, ACT’nin seçkin kurucu üyesi. Şu anda ACT’nin Danışma Komitesi’nde Sayman ve Yönetim Kurulu Başkanı olarak görevini sürdürmektedir. Dr. Sokol’un Türkiye’deki vereceği bu eğitim, ACT tarafından onaylanmaktadır. Bu eğitime katılan terapistler, ACT sertifika programına başvurmak istediklerinde sertifika almak için gerekli olan aşamalardan birini tamamlamış olacaklardır.

Böyle workshopların Türkiye için önemi nedir?
Kognitif Terapi alanında uluslararası düzeyde gerek araştırmalarıyla gerekse klinik çalışmalarıyla kendilerini kanıtlamış kişileri Türkiye’ye getiriyoruz. Bu şekildeki workshoplar Türkiye’de psikoloji biliminin gelişmesine ve Kognitif Terapi’nin Türkiye’de doğru bir şekilde tanınmasına yardımcı olmaktadır. Dünyaca ünlü Kognitif Terapi alanında uzmanlaşmış kişilerden ilk ağızdan bilgi edinilmesi, dünyadaki geçerliliği kanıtlanmış yöntemlerin yakından takip edilebilmesi Türkiye’de bu alanda çalışan uzmanlar için çok önemli gelişmelerdir. Bu tür organizasyonların çoğalması Türkiye’nin psikoloji biliminde öncü ve lider bir bilim merkezi haline gelmesini sağlamaktadır.


CBTiSTANBUL olarak bundan sonraki hedefleriniz ve planlarınız nedir?
CBTiSTANBUL, psikoterapi bilimindeki güncel araştırmalar ışığında etik ilke ve değerlere bağlı kalarak; Beck yönelimli Kognitif Terapi eğitim, süpervizyon, araştırma, organizasyon ve yayıncılık hizmeti sunmaktadır. Bundan sonraki hedeflerimizde yine , dünyanın öncü klinisyenleri ile Türkiye’deki ruh sağlığı profesyonellerini buluşturmak, Kognitif Terapi’yi Türkiye’de geliştirmek, “Beck Yönelimli Kognitif Terapi Yaklaşımı” baz alınarak kanıta ve araştırmaya dayalı bir şekilde Kognitif Terapi’yi doğru aktarmak ve bilimsellik çerçevesinde klinik psikoloji temel becerilerini oluşturmayı, geliştirmeyi ve Kognitif Terapi alanında etik kurallara bağlı terapistler yetiştirmeyi amaçlamaktadır.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...