14 Nisan 2010 Çarşamba

TTB KAMU HASTANE BİRLİKLERİNE KARŞI

Türk Tabipleri Birliği Genel Sekreteri Dr. Eriş Bilaloğlu yaptığı basın toplantısında, TBMM Plan Bütçe Komisyonu'ndan geçen Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısının, TEKEL ve diğer özelleştirmelerden daha can yakıcı olduğunu söyledi.

Sağlık meslek örgütlerinin katılımıyla, Kamu Hastane Birlikleri Yasa Tasarısı ile ilgili olarak düzenlenen basın toplantısının Türk Tabipleri Birliği (TTB)’nde gerçekleştirildi. Kamu Hastane Birlikleri’nin Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın bir parçası olduğunu belirten TTB Genel Sekreteri Dr. Eriş Bilaloğlu, hastanelerin önce özerkleştirilip işletme haline getirileceğini, ardından sağlık tekellerine satılacağını kaydetti. Dr. Bilaloğlu, sağlık meslek örgütleri temsilcileriyle yaptığı ortak basın toplantısında, Kamu Hastane Birlikleri yasa tasarısıyla ilgili bir sunum yaparak, devletin elini sağlıktan çektiğini belirtti.

“Kamu Hastaneleri Sağlık Tekellerine Satılacak”
Kamu hastanelerinin önce özerkleştirilip işletme haline getirileceğini, ardından parça parça ya da bütün olarak sağlık tekellerine satılacağını söyleyen Dr. Bilaloğlu, “Vatandaş piyasanın kuralları ile baş başa bırakılacak. Hastanelerden ancak prim ve ek ücret ödeyebilenler yararlanabilecek. Ayrıca, kamu hastanelerinin finansmanını kendisi sağlayan, sağlık hizmeti satan, diğer sağlık kuruluşları ile rekabet eden bir sağlık işletmesi haline gelecek. Hastaneler A, B, C, D ve E şeklinde sınıflandırılacak. C ve üzeri Birlik haline dönüştürülecek” dedi.


“5 Bine Yakın Yönetici Pozisyonunu Kaybedecek”
Birliklerin Yönetim Kurulunun, Sağlık Bakanlığı'ndan 2'si hekim 3 kişi, Vali, İl Genel Meclisi'nden 2 kişi, Ticaret Odasından 1 kişiden oluşacağını belirten Dr. Bilaloğlu, “Finans-bankacılık alanında çalışmış, yatırım- işletme deneyimli kişilerden oluşacak. Yönetim Kurulu, hastane kapatma-birleştirme, kayıtlı taşınmazları satma, kiralama-devretme-takas etme, kiraya verme, taşınmaz satın alma gibi görev ve yetkileri olacak. Bakanlığın E sınıfına düşen, D'ye düşünce C ve üzerine geçemeyen Birlik Yönetim Kurulunun görevine son verebilecek.
5 bine yakın yönetici pozisyonunu kaybedecek. Yönetim Kurulu uygun görürse sözleşmeli çalışabilecekler, uygun görmezse il dışına sürgün edilebilecek” şeklinde konuştu.

5-9 Nisan'da Referandum Sandıkları Kurulacak
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası Genel Başkanı Bedriye Yorgun ise, önümüzdeki günlerde kamuoyunun bilgilenmesi ve tutum alması için ortak çaba sarf edeceklerini belirterek, siyasi parti, konfederasyon, emek-meslek örgütleri, hasta hakları derneklerini ziyaret edeceklerini dile getirdi. Yorgun , Nisan'da belirlenen bölgelerde bilgi veren toplantılar düzenleneceğini, 5-9 Nisan'da yasa tasarısıyla ilgili hastanelerde ve merkezi yerlerde "referandum" sandıkları kuracaklarını bildirerek tasarının geri çekilmesi için grev tarihi değerlendirileceğini, ancak yasa tasarısının TBMM Genel Kurulu'na belirlenen tarihten önce gelmesi durumunda grev dahil her türlü meşru etkinlik yapılacağını dile getirdi.

“Tasarıyla Hastaneler Değil Halk Sınıflandırılıyor”
Kamu Hastane Birlikleri yasa tasarısıyla ilgili halkın bilgilendirilmesi anlamında neler yapacakları ile ilgili bir gazetecinin sorusu üzerine Bedriye Yorgun, tasarıyla hastanelerin değil halkın sınıflandırıldığını herkesin bildiğini dile getirdi. Yorgun şunları söyledi: "Acil hastaların hastanelerde kabul edilmediği bir süreci yaşadık ve yaşıyoruz. Ağrı'da bir bebek acile başvuruyor. Bebeğin, yeni doğum ünitesine alınması gerekiyor, ancak iller aranıyor ve yer bulunamıyor. Sendikamızın devreye girmesiyle Ağrı merkezde bebek üniteye alınıyor ancak bebek yaşamını yitirdi."
Bilaloğlu ise, Kamu Hastane Birlikleri yasa tasarısının TEKEL ve diğer özelleştirmelerden bile daha can yakıcı olduğunu belirtti.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...