10 Mart 2010 Çarşamba

TÜRKİYE DİYABET KONTROL PROGRAMI HAZIRLANIYOR

Türkiye`de gün geçtikçe artan şeker hastalığıyla mücadele için ‘Türkiye Diyabet Kontrol Programı’nı hayata geçireceklerini belirten AK Parti Adana Milletvekili Prof. Dr. Necdet Ünüvar, diyabetin ülkedeki seyri konusunda çarpıcı tespitlerde bulundu.

Dünyada ve Türkiye`de gün geçtikçe artan şeker hastalığıyla mücadele için ‘Türkiye Diyabet Kontrol Programı’nı hayata geçireceklerini anlatan AK Parti Adana Milletvekili Prof. Dr. Necdet Ünüvar, diyabet ve komplikasyonları ile mücadele stratejisi ve eylem planlarının geliştirilmesi amacıyla Türkiye Diyabet Kontrol Programı Çalıştayı düzenlediklerini kaydetti. Türkiye Diyabet Kontrol Programı hakkında Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e bilgi veren Prof. Dr. Ünüvar, Sağlık Bakanlığının bu hastalığa karşı izlenecek stratejiyi belirlediklerini kaydetti. Diyabetin, gerek tedavi, gerekse komplikasyonları açısından ülke ekonomilerini olumsuz etkileyen hastalıklardan biri olduğunu vurgulayan Endokrinoloji Ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Ünüvar, sağlık harcamalarının yüzde 10’nun diyabet ve komplikasyonlarına harcandığını bildirdi.
Prof. Dr. Ünüvar, “Eğer 15-20 yıl önce ‘diyabet görülme oranında ve komplikasyonlarında büyük bir artış yaşanıyor’ tespitinde bulunsaydım, bu tespit bugün hala geçerliliğini koruyor olurdu. Çünkü bu hastalık tüm toplumları git gide daha fazla etkiliyor” dedi.

“Diyabetin Artması, Ülke Ekonomisi Üzerindeki Yükün Artması Demek”
Diyabetin iki çeşiti olduğunu bunlardan, tip 1 diyabette insülinin mutlak derecede olmadığı bilgisini hatırlatan Prof. Dr. Ünüvar, tip 2 diyabetin özellikle sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşamın bir sonucu olan obeziteden kaynaklandığını ve görülme sıklığında artış olduğunu vurguladı. Diyabetin artmasının ülke ekonomisi üzerindeki yükün artması anlamına geldiğini ifade eden Prof. Dr. Ünüvar, tüm gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerin diyabet ile ilgili stratejik plan uyguladığını söyledi. Sağlık Bakanlığı’nın bir taraftan aşı ile korunabilir hastalıklar üzerinde dururken diğer taraftan kronik hastalıklarla ilgili koruyucu mekanizmaları da devreye soktuklarını ifade eden Prof. Dr. Ünüvar, tedbir almada kronik hastalıkların, bulaşıcı hastalıklardan daha zor olduğunu belirtti. Prof. Dr. Ünüvar, Sağlık Bakanlığı’nca düzenlenen Türkiye Diyabet Kontrol Programı Çalıştayı’nda, yürütülecek çalışmaların ardından Mayıs-Haziran ayları gibi bir eylem planının ortaya çıkacağını söyledi.

Sağlık Bakanlığının Eylem Planı
Türkiye Diyabet Kontrol Programının, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde, Sağlıkta Dönüşüm ve Sosyal Güvenlik Reformu Projesi kapsamında hayata geçirileceğini kaydeden Prof. Dr. Ünüvar, 5 gün süren çalıştayda tüm tarafların bir araya geldiğini söyledi.

“Diyabet Engelleme Planı Sigara Yasağından Daha Zor Uygulanır”
Genetik nedenlere bağlı diyabetin engellenmesinin mümkün olmadığını, ancak çevresel faktörlerden kaynaklanan tip-2 diyabetin önlenebileceğini hatırlatan Prof. Dr. Ünüvar, buna yönelik izlenecek stratejinin özellikle obeziteyi hedef alması gereğini vurguladı. Bu eylem planında Sağlık Bakanlığı dışında Milli Eğitim Bakanlığı’nın gerekli müfredatı okulların programına koyması gerektiğini belirten Prof. Dr. Ünüvar, yerel yönetimlerin fiziksel aktiviteyi teşvik etmesi gerektiğine dikkat çekti. Bu noktada fiziksel aktiviteyi teşvik edici önlemlerin hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığını anlatan Prof. Dr. Ünüvar, “ İnsanları diyabete sevk eden yeme alışkanlığı ve hareketsiz yaşamın önüne geçilmeli. Sigara içenler başkalarının sağlığını da tehlikeye attıkları için tütün yasağı daha kolay uygulanabiliyor. Ancak sağlıksız beslenme ile ilişkili obezitede kişinin kendi sağlığı söz konusu olduğu için, ‘İstediğimi yerim, kime ne’ anlayışıyla, bununla ilgili kuralları uygulamada zorlanıyor. Bu konuda bir anlayış ve davranış değişikliği geliştirmek çok önemlidir. Yapılan bir araştırmaya göre, anne ve babanın her ikisi de obezse çocuklarının yüzde 80’i, sadece biri obezse yüzde 50’sinin obez olma ihtimali var. Her ikisi de obez değilse bu oran yüzde 9’a düşüyor” dedi.

“Doyma Refleksi Beyin Tarafından 20 Dakika Sonra Algılanıyor”
Sportif faaliyetlerin sadece zayıflama amacına yönelik olmadığını, fazla kilonun hipertansiyon, kanser, karaciğerde yağlanma riskini artırdığını ve uyku düzenini bozduğunu söyleyen Ünüvar, “Dolayısıyla çocuklar ve gençler fiziksel yönden aktif olmalı, sporu bir yaşam şekli haline getirmelidir” diye konuştu.
Doyma refleksinin beyin tarafından 20 dakika sonra algılandığını, ayak üstü atıştırılan besinlerin doyma refleksini geç harekete geçirdiği için obeziteye yol açtığını anlatan Ünüvar, “İnternet ve televizyon da abur cubur yemeyi teşvik ediyor. Hafta sonlarında kiloların yüzde 25’i bu şekilde alınıyor. Günde bir saatten daha az televizyon izleyenlerde obezite riskinin daha az olduğu saptanmış durumda” dedi.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...