24 Mayıs 2009 Pazar

DÜŞÜKLER ÖNLENEBİLİYOR

Günümüzde açıklanamayan kısırlıkların ve tekrarlayan düşüklerin tedavisinde kullanılan Lenfosit aşısı hakkında Ferti-Jin Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü Op. Dr. Seval Taşdemir, Sağlık Dergisi’ne bilgi verdi.

Ülkemizde gebeliklerin yüzde 10-15’ı düşükle sonlanırken, istenen bir bebeğin kaybedilmesi anne adaylarını da derinden yaralıyor. Düşüklerin birçok nedeninin bulunduğunu kaydeden Ferti-Jin Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, en sık düşük nedeninin bebeğin gelişimindeki anormalliklerden kaynaklandığına dikkat çekti. Kadın Hastalıkları ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Taşdemir, “Yapılan çalışmalar düşüklerin birçoğunun genetik anomalilere bağlı olduğunu gösteriyor. Bunun yanında anne - baba adayına bağlı problemler ve çevresel faktörler de düşük nedenleri arasında sıralanıyor. Rahimdeki anomaliler, rahim içi yapışıklıklar, rahim ağzı yetmezliği, hormonal nedenler, enfeksiyonlar ve bağışıklık sistemindeki bozukluklar tekrarlayan düşüklere neden oluyor.” dedi.

“Düşükler Bağışıklık Sistemi Bozukluğuna İşaret Olabilir”
Gebeliğin 20’nci haftadan itibaren (139 günden önce) sonlanması ile düşük meydana geldiğini dile getiren Op. Dr. Taşdemir, “Düşük üreme çağındaki çiftlerin yüzde 5’inde kısırlığa sebep olabiliyor. Düşüklerin yüzde 75’i-16’ıncı gebelik haftasından, yüzde 62’si 12’ci gebelik haftasından önce gerçekleşiyor. Gebelik ilerledikçe düşükle sonlanma ihtimali azalıyor. Son yıllarda yapılan çalışmalarda çiftlerin birçoğunda bağışıklık sistemindeki bozuklukların kısırlığa neden olduğu bulunmuştur. Bağışıklık sistemindeki bozukluklar bebeğin anne rahmine tutunmasını engellerken, erken dönemde düşük yaşanmasına sebep oluyor. Tekrarlayan düşük yapan kadınların yüzde 22’sinde kısırlık; tüp bebek tedavilerinde gebelik elde edilemeyen kadınların yüzde 50’sinde ise bağışıklık sistemine bağlı problemler görülüyor.” şeklinde konuştu.

Lenfosit Aşısı Nedir?
Günümüzde açıklanamayan kısırlıkların ve tekrarlayan düşüklerin tedavisinde kullanılan Lenfosit aşısı hakkında Op. Dr. Taşdemir şöyle konuştu: "Bu aşıda erkek eşten alınan kan örneğinden lenfositler özel solüsyonlar kullanılarak ayrıştırılıyor. Ayrıştırılan lenfositler anne adayının ön koluna 4 ayrı noktada cilt altı enjeksiyonu ile veriliyor. Aşı hazırlamadan önce baba adayı Hepatit ve HIV açısından inceleniyor. Hepatit taşıyıcı olan kişilerden alınan kan, aşı hazırlanmasında kesinlikle kullanılmıyor. Anne adayının Rh negatif olduğu durumlarda ileride kan uyuşmazlığına bağlı problemlerin oluşmaması için aşı ile beraber önlemler alınıyor"

Düşüklere Karşı Lenfosit Aşısı
Lenfosit aşısının anne adayına ve gelişmekte olan bebeğe herhangi bir zarar vermediğini belirten Op. Dr. Taşdemir, lenfosit aşısı ile tedavi gören anne adaylarının bebeklerinde doğumsal anomali artışı veya gelişme geriliği saptanamadığını da ifade etti. Op. Dr. Taşdemir Lenfosit aşısı yapılan kadınların bağışıklık sisteminde de herhangi bir bozukluk olmadığını ifade etti.

Yaşa göre risk tablosu
Anne adayının yaşı Düşük ihtimali
20 yaş altı % 9,9
20–24 arası % 9,5
25–29 arası % 10
30-34arası % 11,7
35–39 arası % 17,7
40 -44arası % 33,8
44 yaş üstü %53,2

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...