2018 yılında sağlık alanında yenilikleri farklı alanlardaki seçilmiş listelerden derledim. Bu listelerde yer alan bazı seçenekleri o alandaki uzmanlardan görüş alarak zenginleştirmeye çalıştım.
Dünyaca ünlü Cleveland
Clinic her yıl olduğu gibi 2018 yılında da medikal alana damgasını vuran
buluşları seçti. Bu buluşların 2019 yılında tıbbi alanda büyük ses
getirmesi hedefleniyor.
12 yıllık Prix Galien USA Ödülleri için 2018'in en iyi tıbbi
teknolojisine aday gösterilenler açıklandı.
Ayrıca American Certification Agency tarafından açıklanan sağlık
alanındaki gelişmelerden de ilgi çekici olanları hazırladığım listeye ekledim.
İşte ilgi çekici
olmasına göre ilk 7’ye giren buluşlar şöyle sıralanıyor.
1. 3D Yazıcı ile Hastaya Özgü Ürünler
3D yazıcı teknolojisini kullanarak,
tıbbi cihazlar artık bir hastaya özel olarak üretilebilecek. Hastaya özgü boyutlardan modellenen cihazlar,
belirli tıbbi gereksinimleri karşılayan hastalarda vücut tarafından daha fazla
kabul görmeyi sağlayacak. 3D yazıcı ile
sağlanan çok yönlülük, hastalara en gelişmiş bakımı sunarken aynı zamanda
komplikasyon riskini en aza indirebilecek. Bu alanda en önemli çalışmalar,
vücut dışı protezler, kafatası implantları ve ortopedik implantlar, ayrıca hava
yolunu daraltan hastalıklar için özelleştirilmiş hava yolu stentlerini
kapsıyor. Teknoloji ayrıca cerrahi planlamada yardımcı oluyor.
Silikon
Vadisi’nde Auris Health firmasında cerrahi robotlar için algoritmalar
geliştiren Dr. Elif Ayvalı, “2016 yılı itibariyle Food and Drug
Administration (Amerika’daki Sağlık Bakanlığı), medikal cihaz ve implantların
üretiminde 3D yazıcı kullanan ürünlerin başvurularını değerlendirmeye başladı”
dedi.
3D yazıcı
alanındaki gelişmelere dair Ayvalı şu değerlendirmede bulundu: “Cerrahların
ameliyat öncesinde detaylı planlama ve pratik yapabilmeleri için hastaya özgü
anatomik modellerin 3D yazıcı teknolojisi ile modelinin oluşturulması
yaygınlaştı. Zor ameliyatlar öncesi cerrahlar farklı cerrahi teknikleri kolayca
test edip, hastaya özgü plan yapabiliyorlar.
Aynı şekilde çene ve diz ameliyatlarında kullanılan hastaya özgü destek
malzemeleri yaygın olarak 3D yazıcı ile elde ediliyor artık.”
2. Yapay zekânın sağlık sektöründe ortaya çıkışı
İnsanlığıngeleceği için bir tehdit olarak düşünenler olsa da yapay zeka (AI) günlük
yaşamın bir parçası haline geldi. Sağlık hizmetlerinde, AI karar destek,
görüntü analizi ve hasta tirajındaki uygulamalarıyla sistemi destekliyor. Yapay
zeka, hekimlerin hastaların tıbbi görüntülerini kolayca incelemelerine ve daha
iyi karar vermelerine yardımcı olurken, hekimlerin yaşadığı yorgunluğu da
azaltıyor.
Örneğin, bu
algoritmalar tıbbi görüntülerdeki sorunlu bölgelere dikkat çekip, tarama
sürecine yardımcı olabiliyorlar. Ayrıca, hasta güvenliği açısından klinikler
arası farklılıkları azaltıp, ayni testlerin tekrarlanmasını engelleyebilmeye
yardımcı olabiliyorlar. AI, hekimlerin elektronik kayıt sistemi içindeki çok sayıdaki veriyi hızlı
bir şekilde yorumlayabilmesine yardımcı oluyor.
![]() |
Dr. Elif Ayvalı |
Bu sene yapay zeka
alanındaki gelişmelerin yarattığı dalganın tıp alanındaki gelişmelere de
yansıdığını dile getiren Dr. Elif Ayvalı, “Bu sene
yapay zeka uygulamaları daha çok radyoloji, cerrahi proseslerin
optimizasyonu ve hasta durumunun gözlemlenmesi konularına odaklandı. Bu teknolojilerin geliştirilmesi ve
hastanelerde yerini alabilmesi için ilk adım var olan verilerin
dijitalleştirilmesi ve yeni verilerin toplanması. Bu yüzden, firmalar ve
araştırma hastaneleri arasında ortaklık anlaşmaları imzalanmaya başladı. Cleveland
Klinik ve Watson isimli yapay zeka programını geliştiren IBM arasındaki
ortaklık buna bir örnek. Hastaların verilerini kaydeden ve ameliyathaneyi
gözlemleyen sistemler hastanelere yerleştirilmeye başlanıyor” diye konuştu.
3 . Tıp Eğitimi için Sanal ve Karma Gerçeklik
Sanal ve karmagerçeklik, simüle edilmiş ve karma ortamları oluşturmak için bilgisayar
teknolojisinin kullanımını içerir. Sanal gerçeklik ve karma gerçeklik, popüler
bilgisayar oyunlarında, geleceğe yönelik efektlerle kitleleri büyülüyorlar. Ancak
VR / MR teknolojisinin uygulama alanları oyunlarla kısıtlı değil. Son
zamanlarda bu gerçeklik sistemleri becerilerini geliştirmek isteyen sağlık
profesyonellerinin ilgisini çekti. Artık
geleneksel hale gelen simülasyon tıp eğitimini, popüler olan VR / MR
programlarıyla geliştirilmesi hedefleniyor.
Sanal gerçeklik
robotik cerrahilerin simülasyonunda ve genel cerrahi eğitiminde kullanılmaya başlandığını belirten Dr. Elif
Ayvalı, şunları söyledi: “Sanal gerçeklik eğitimi, özellikle 2018 yılında
Cleveland Klinik’in önderliğinde kurulmaya başlanan 515 milyon dolarlık sağlık eğitimi
kampüsünde tıp öğrencilerinin eğitiminde kullanılacak. Bu sene diğer büyük
gelişmelerden biri de Amerika’da Sağlık Bakanlığı’nın Microsoft Hololens’in
cerrahi operasyonlarda arttırılmış gerçeklik (AR) için kullanılmasına onay
vermesi oldu. Cerrahlar ameliyat bölgesinin
hologramını 3 boyutlu olarak görebilecekler. Ameliyat öncesi verilere erişebilmek
için ayrı bir ekrana bakmaları gerekmeyecek. Bu uygulamanın ilk örneklerinin
omurilik ameliyatlarında olması bekleniyor.”
4. Robotik Cerrahide İnovasyon
Bugün yapılan çoğu
ameliyat, bilimin el verdiği en kısa sürede ve en az hasarla yapılabiliyor. Cerrahi
alanda bu adaptasyon kısmen cerrahin robotlarla bütünleşmesi ile ortaya çıktı.
Ameliyathanedeki robotlar cerrahlara aşırı hassasiyet için rehberlik ediyor.
Günümüzde robotlar, cerrahi alanda omurgadan endovasküler işlemlere kadar her
yerde kullanılıyor. Minimal hasarlı robotik cerrahi, hastaların konforu
açısından büyük destek sağlıyor. Hastaların, kısa zamanda iyileşmesine yardımcı
olurken, ameliyat sonrası daha az ağrı duymaları da bu yöntemin faydalarından
sadece birkaçı olarak sıralanıyor.
Cerrahi robotların
ameliyatın dokulara zarar vermeden hassas bir şekilde yapılabilmesine imkan
tanıdığını söyleyen Dr. Elif Ayvalı, “Ayrıca
elle kontrol edilen enstrümanların erişemediği yerlere erişilebilmesini sağlıyor.
Artık robotları ameliyathanelerde görmeye şaşırmamalıyız. Cerrahi robot üreten firmaların ve robotikleştirilen
cerrahi operasyonların sayısında her gecen yıl daha da artış olacak. Yapay zeka
ve sanal gerçeklik konusundaki gelişmeler, robotik cerrahide yeni bir dalga
yaratmaya başladı. Robotik sistemler cerrahın farkındalığını arttıran, karar
vermesine yardımcı olan zeki asistanlara dönüşecekler” şeklinde konuştu.
5. Kişisel Robotlar
Bu yıl kişiselsağlık robotları, romatoid artrit, kalp yetmezliği ve geç evre böbrek hastalığı gibi kronik
hastalıkları yönetmelerine yardımcı olmak için hastaların evlerine kullanılmaya
başladı. Bu robotlar, ilaç kullanımının izlenmesini, hastaların doktor sırasını
takip etmeleri için motive ediyor ve gerektiğinde doktor veya eczacılarla
bağlantı kurmasını sağlıyor.
Carnegie Mellon Üniversitesi’nden Dr. Çetin Meriçli, şu
yorumda bulundu: “Bu robotlar ayrıca yalnız yaşayan yaşlı insanları sohbet
etmeye yönlendirerek ve çeşitli aktiviteler örneğin çok eski şarkıları birlikte
söylemek gibi özellikle demans hastalarının zihinsel egzersiz yapmalarını
sağlıyor. Bu kişilerin yalnızlık nedeni ile ruh hallerinin olumsuz
etkilenmesini engellemeyi hedefliyor. Kişisel robotlar, özellikle otizimli
çocukların eğitimlerinde de bir iletişim aracı olarak kullanılıyor.”
6. Sürekli Glikoz İzleme Sistemi
Sürekliglikoz izleme sistemi diyabet hastalarında şeker ölçüm cihazlarını artık rafa
kaldırıyor. Parmak ucundan bir damla kanla, kan şekerini ölçen ölçüm çubukları
ve cihazları yerini artık sürekli glikoz ölçüm sistemlerine bırakıyor. Bu
cihazlar genellikle hastanın üst koluna ya da karın kısmına hasta tarafından yerleştiriliyor.
Hastalar, her 10 -14 günde bir demir para büyüklüğündeki cihazı değiştirerek
parmak ucundan kan şekerine bakmaya gerek kalmadan, kan şekerlerini kontrol
edebiliyorlar. Aynı zamanda değerleri hasta sevdikleriyle ya da doktoruyla da
paylaşabiliyor. Sonuçlar ayrıntılı olarak analiz edilebiliyor. Bu sistemlerin
bir diğer avantajı da bu sistemlerde hasta akıllı telefon ya da saatinden kan
şekeri seviyesini sürekli takip edebiliyor. Kan şekerinin artması ya da
azalmasında hastaya uyarı yapabiliyor. Ayrıca cilt altına yerleştirilebilen 6
aya kadar kan şekerini ölçen glikoz sensör sistemleri de kullanıma girdi.
Colorado
Üniversitesi Barbara Davis Diyabet ve Diyabet Araştırmaları Merkezinden Dr.
Halis Kaan Aktürk, bu yeni teknoloji ile ilgili şunları söyledi: “Sürekli
glikoz izleme sistemleri Amerika’da artık çok yaygın şekilde kullanılıyor.
Özellikle tip 1 diyabette akıllı insülin pompaları, yapay pankreas ile birlikte
kullanılabileceği gibi insülin enjeksiyonu kullanan hastalarda da sonuç
alınabiliyor. Bu sürekli glikoz izleme sistemlerinin yaygın kullanılmasıyla
birlikte hastalar, kan şekerlerine akıllı telefonlarından ve saatlerinden
ulaşabiliyor. Bu bilgiler periyodik olarak doktorları tarafından kontrol
ediliyor. Bu sayede hastalar artık kan şekerinin birden düşmesi ya da artması
gibi çok ciddi problemlerden korunuyorlar. Özellikle tip 1 diyabet hastaları
ömür boyu insülin kullanmak zorunda oldukları için, kan şekerinin düzenli
olarak takip edilmesi hayati bir önem taşıyor. Ayrıca insülin kullanan tip 2
diyabet hastalarında da bu cihazlar kullanılabilir.”
7- Hastaneye Gitmeden Önce İnme Tanısı için Vizör
İskemik inmelerden daha az görülmesine
rağmen, kanın beyindeki yırtılmış bir kan damarından kaçmasına bağlı
(hemorajik) inmeler, inme ölümlerinin yaklaşık yüzde 40'ından sorumludur.
Kontrolsüz kanama, beynin şişmesine ve hasar görmesine neden olabileceğinden,
etkili tedavi için hızlı tanı hayati önem taşır. Tanıyı hızlandırmak için
sağlık çalışanları, beyindeki kanamayı tespit edebilen kanama tarama siperi
gibi yeni ve gelişmiş teknolojiler kullanıyor. Hastaneye gitmeden önce etkin
bir tanı aracı olan hemoraji taraması, tanı ve tedavi için önemli ölçüde zamanı
kazandırıyor.
Yorumlar