12 Şubat 2010 Cuma

SGK BAŞKANI ZARARSIZ GÜNDEMİ DEĞERLENDİRDİ

Sağlık Gündemiyle ilgili bir çok konuda değerlendirmelerde bulunan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı M. Emin Zararsız, sorunların çözüm yollarını ve 2010 yılı hedeflerini Sağlık Dergisi’ne anlattı.

Tıbbi malzeme ödemelerinden hastane katkı payına, götürü usulü hizmetlerden tıbbi cihaz ödemelerinde yaşanan gecikmelere birçok sorunu kendisine yönelttiğimiz Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanı M. Emin Zararsız, sorunların çözülmesi için gerekli çalışmaların başlatıldığını kimsenin mağdur bırakılmayacağını söyledi.

Esra Öz: Tıbbi malzeme ödemelerinin belirsizliğinden dolayı firmalar yaşadıkları sıkıntıları dile getirmektedirler. Bu sorunu çözmek için ne gibi bir çalışma yürütüyorsunuz?
Mehmet Emin Zararsız:
Tıbbi malzeme temini konusunda firmalarla sözleşme yapılması planlanıyor ve bu hususta çalışmalar devam ediyor. Yapılacak sözleşme ile malzemeler için standart bir fiyat uygulaması getirilecek; sigortalılarımızın kaliteli ve düzgün tıbbi malzemeye rahatlıkla ulaşabilmesi bu sayede mümkün olacak. Ödemeler Kurumca firmalara yapılacağından sigortalının parayla bizzat ilişkisi olmayacak ve böylece mağduriyeti önlenecek.

Hastane katkı payı ile ilgili ne gibi bir çalışma yürütüyorsunuz?
Bilindiği gibi Hastane Katkı Payı 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunda düzenlenmiş ve Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak miktarları belirlenmiştir. 01/10/2008 tarihinde belirlenen katkı payları Danıştay’ın vermiş olduğu iptal kararı nedeniyle 02/06/2009’dan itibaren tüm basamaklarda 2 TL olarak 01/10/2009 tarihine kadar uygulanmıştır. 01/10/2009 tarihinde yapılan düzenleme ile hastane katkı payları 1. Basamakta 2 TL, Resmi Sağlık Kurumlarında 8 TL, Özel Sağlık Kurumlarında ise 15 TL şeklinde yeniden düzenlenmiştir. Ancak, yapılan muayene sonrası ilaç yazılmaması durumunda 1. Basamakta 2 TL, 2. ve 3. Basamak Resmi ve Özel Sağlık Kurumlarında 3 TL indirim yapılıyor.
Bu düzenleme çerçevesinde belirlenen tutarlara göre katkı payı alınması uygulaması devam ediyor, bu konuda yeni bir çalışma yürütülmüyor.


Eczaneler tarafından alınan katkı paylarında yaşanan durum halk tarafından tepki ile karşılanıyor. Bu durumla ilgili bir değişiklik yapılacak mı?
Katkı paylarının eczanelerden tahsil edilmesi uygulaması devam ediyor, şimdilik bu uygulamada herhangi bir değişiklik yapılması ile ilgili çalışma yapmıyoruz.
Katkı paylarının hastanelerden tahsil edilmeye başlanması durumunda muayene olmaya gelen vatandaşlarımız ayrıca katkı payı yatırmak üzere kuyruklara girecek ve mağdur olacak. Sözleşmeli hastane, tıp merkezi sayısı toplam yaklaşık 2 bin 800 iken, sözleşmeli eczane sayısı ise yaklaşık 24 bindir. Ayrıca, eczanelerimiz bu katkı paylarını tahsil etmekle nakit girişi de yapıyor.

Hastaların kullandığı ve SGK’nın ödediği tıbbi cihaz ödemelerinde büyük gecikmeler olduğu söyleniyor. Mal ve hizmet alımlarındaki ödeme süreleri ne kadar?
Tıbbi malzemelerin şahıslara ödenmesi ile ilgili gecikmeler illerdeki tıbbi malzemenin fiyat tespiti ile fatura evrak inceleme sürecinden kaynaklanabiliyor. Firmalarla yapılması planlanan sözleşmelerle şahıs ödemeleri, firma ödemesi şeklinde yapılacak ve ödeme süreci makul ve mağduriyetlere yol açmayacak şekilde gerçekleşebilecek.

Hastanelerin temin ettiği tıbbi malzemelerin ödemelerinde ise kurumca hastanelere yapılan ödemeler en kısa süre içinde (15 gün) zaten yapılıyor. Bu hususta Kurumumuz herhangi bir gecikmeye mahal vermiyor.


Sağlık hizmeti satın aldığınız kurumların ödeme süreleri gün, ay ve yıl olarak ne kadar?
Satın alınan hizmetlerin ödemeleri itiraz yok ise 60, itiraz durumunda ise 90 günde yapılıyor.

Sağlık Bakanlığı hastanelerinde satın aldığınız götürü usulü hizmetlerde elde etmeyi planladığınız ekonomik değerin ne kadar olduğunu tahmin ediyorsunuz?
Götürü usulünde hizmet satın almadaki temel amaç, sağlık hizmetlerine ayrılacak bütçenin önceden öngörülebilmesidir. Alınan hizmetlere ilişkin ekonomik değerleri artırmaya ya da azaltmaya yönelik bir yönü bulunmuyor.


Kamu ve özel hastanelerden çok kesinti yaptığınızla ilgili bilgiler geliyor. Usulsüz fatura kesmelerinin çok fazla sayıda olması, fatura kontrollerinin örnekleme sistemi ile yapıldığı, dolayısı ile çok sayıda usulsüz faturaya rastlandığı bildiriliyor. MEDULA’yı faturalamaya getirmeyi planlıyor musunuz? Ya da tedavi hizmetlerinin satın alınmasını düşünüyor musunuz? Gelişmiş ülkelerde bu türlü hizmet alımı ihale alımı oluyor. Özellikle fizik tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri?
Bu konularda bize de çok sayıda şikâyet geliyor. Mevcut durumda hem sistemin daha adil ve her yerde aynı esaslar dâhilinde uygulanmasına yönelik olarak uygulama birliğini sağlamaya çalışıyoruz, hem de ileriye dönük başka sistemler kurulabilip kurulamayacağını değerlendiriyoruz. Bu konuda önemsediğim bir durum, Kurumumuz çalışma prensiplerine uygun olmak şartıyla, reçetelerin, raporların ve faturaların elektronik olarak sistem üzerinden gönderilmesi hususunda teknik ve mevzuat açısından incelemelerimiz devam ediyor. Gerekli olan düzenlemeler yapıldıktan sonra, sistem devreye girecek.

İlaç Fiyat Kararnamesi ile ilgili son gelişmeler nelerdir?
Çalışmalar sonucunda varılan mutabakatlar çerçevesinde Sağlık Bakanlığı İlaç Fiyat Kararnamesinde yapılacak değişiklik taslağını Bakanlar Kuruluna gönderdi ve Bakanlar Kurulu Kararıyla İlaç Fiyat Kararnamesinde değişiklikler yapılarak 03/12/2009 tarihli ve 27421 sayılı Mükerrer Resmi Gazetede yayımlandı.

2010 – 2012 Orta Vadeli Mali Programda
İlaç Fiyat Kararnamesinde yapılan bu değişikliklerin önemli bir özelliği, ilaçta Global Bütçe uygulamasına geçilmenin sağlanması. Bilindiği gibi 2009 yılında tüm sağlık giderlerinin Global Bütçe ilkeleri çerçevesinde karşılanması konusunda yoğun geçen çalışmalar yapılarak, Sağlık Bakanlığı, Üniversite Hastaneleri ve İlaç Sektörü ile mutabakat sağlandı. İlaç sektörü ile varılan mutabakat sonucu 2010 – 2012 Orta Vadeli Mali Programda öngörülen hedeflerin tutturulabilmesini teminen ilaç fiyatlarında yapılacak indirim oranları belirlendi ve bunu sağlamak üzere de İlaç Fiyat Kararnamesinde gerekli değişiklikler yapıldı.

2010 yılı itibariyle ne gibi düzenlemeler gerçekleştirilecek? SGK geçmiş dönemdeki kaç kurumun birleşmesinden oluştu? SGK’da birleşen kurumlar farklı olarak ne kadar süre daha devam edecek?
Sosyal Güvenlik Kurumu, 20.05.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı Kanun ile kuruldu. Kurumun ilk Genel Kurulu 24.11.2006 tarihinde toplandı ve Yönetim Kuruluna seçimle gelen üyeler tespit edildi. Yönetim Kurulunun oluşmasıyla, Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ve Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tüzel kişiliklerini yitirerek, kapandı.

223 Adet SGM Hizmet Vermeye Başladı
5502 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinde belirtilen 3 yıllık geçiş sürecinden (24.11.2006 tarihinden itibaren başladı) bahsetmekte fayda görüyorum. Bu süre içerisinde merkez teşkilatı yapılandırılmış, taşra teşkilatı il müdürlükleri düzeyinde kurulmuş ve özellikle vatandaşa hizmetin yerinde verilmesi amacıyla il müdürlüklerine bağlı Sosyal Güvenlik Merkezleri (SGM) kurulmaya başlanıldı. Kurumumuz Yönetim Kurulu tarafından 438 adet SGM kurulmasına karar verilmiş ve bunlardan 2009 yılı sonu itibariyle 223 adet SGM (Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezleri dâhil) hizmet vermeye başladı. Devredilen kurumların kadrolarında bulunan personelin geçiş sürecinde SGK kadrolarına atamaları yapılarak, bu çerçevede kurumsal birleşme fiilen ve hukuken tamamlandı. Yani SGK’da birleşen kurumlar devam etmemekte, 24.11.2006 tarihinde kapandı.


“En Temel Sorunlarından Birisi Kayıt Dışı İstihdam”
2010 yılında yapılması planlanan faaliyetler, Kurum Eylem Planı ve Taşra Teşkilatı Performans Hedefleri başta, sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sisteminin sağlanmasını ve işlerin kolaylaştırılarak vatandaş memnuniyetini sağlamayı esas alan çalışmalarımız öne çıkacak. Sosyal güvenlik sisteminin çözülmesi gereken en temel sorunlarından birisi kayıt dışı istihdam. Bu kapsamda vatandaşlarımıza yönelik bilgilendirme toplantıları ve eğitim faaliyetleri yürütülecek. Ayrıca yapılan denetimler sıklığı da artırılacak ve daha etkili hale gelecek.

“Borç Takibi Etkinleştirilecek”
Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilir bir yapıya getirilmesi için yönetilmesi gerekli olan bir başka konu ise, Kurumumuzun gelir ve gider dengesinin sağlamak. Bu konuda 2010 yılı içerisinde prim ve prime ilişkin tüm alacakların tahsilât oranını artırmaya yönelik çalışmalarımız hız kazanacak. Bu bağlamda denetimlerimiz artırılacak, tahsilâtı kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılacak ve borç takibi etkinleştirilecek.

Sağlık Harcamaları İle İlgili Tüm Kontrollerin Elektronik Ortamda Yapılması
Gelir gider dengesini sağlamanın yollarından biriside hızla artan sağlık giderlerini, verilen sağlık hizmetlerinin kalitesini de düşürmeden azaltmak. Bu kapsamda yılsonuna kadar yapılması planlanan uygulamalarımız arasında şunlar yer alıyor:
• e-reçete uygulaması,
• e-fatura uygulaması,
• e-rapor uygulaması,
• Karekod uygulaması,
• Akıllı kart uygulaması,
• Sağlık harcamaları ile ilgili tüm kontrollerin elektronik ortamda yapılması,
• Eczane ve optik sözleşmelerinin gözden geçirilmesi.

Genel sağlık sigorta primleri devlet tarafından karşılanan vatandaşlarımıza yönelik yürütülen hizmetlerin (65 yaş maaşı, şehit yakınlarına verilen yardımlar v.b.) etkinliği artırılacak.

“Vatandaş Odaklı Yönetim”
Vatandaşlarımıza bürokrasiyi azaltarak hizmetlerin kaliteli ve kısa sürede yapılmasını sağlamaya yönelik olarak ve “Vatandaş Odaklı Yönetim” anlayışı çerçevesinde:
• Etkin bir insan kaynakları sistemi oluşturulacak,
• Merkezden taşraya yetki devrine yönelik çalışmalara devam edilecek,
• Kurumumuzun, diğer kurum ve kuruluşlarla yazışma yaparak elde ettiği/gönderdiği bilgiler elektronik ortama aktarılarak, sorgulamaları on-line olarak yapılacak,
• Çalışanların ve hizmet alanların memnuniyetine yönelik fiziksel ve sosyal şartlar iyileştirilecek,
• Hizmet süreçleri etkin ve verimli hale getirilecek,
• Donanım altyapısı güçlendirilecek,
• “ALO Sosyal Güvenlik” hattı kurularak bazı hizmetlerimizin birimlerimize uğranılmadan verilmesi sağlanacak,
• “Sosyal Güvenlik Beyaz Masa” ve “Ön Masa” uygulamaları hayata geçirilecektir.

Sağlık sigorta finansman açığı ne kadar?

(Milyon TL) Sağlık Sigortası Prim Gelirler
(1) Sağlık Sigortası Giderleri
(2) Sağlık Sistemi Açığı
(2 – 1)
2010 Tahmini Devlet Katkısı Dâhil 24.172 32.754 8.582
Devlet Katkısı Hariç 19.822 32.754 12.932
Not: Sağlık Sigortası Giderlerine yolluklar dâhil değildir.

2010 yılı itibariyle sağlık sigortası prim gelirlerinin 24 bin 172 Milyon TL (Devlet katkısı hariç tutulduğunda 19.822 Milyon TL) buna karşılık sağlık sigortası giderlerinin ise 32 bin 754 Milyon TL olacağı öngörülüyor. Gelir ve giderler açısından değerlendirildiğinde sistemin açığının 8 bin 582 Milyon TL (Devlet katkısı hariç tutulduğunda 12.932 Milyon TL) olarak gerçekleşeceği tahmin ediliyor.

Hiç yorum yok:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...