Ana içeriğe atla

"ÖNEMLİ BİR SAĞLIK HABERİ TÜM MANŞETLERİ DEVİREBİLİR"

SAĞLIK HABERCİLİĞİNE YÖN VERENLER 

Önemli bir şahsiyetin sağlık durumunun televizyon habercileri için gerçek bir 'son dakika', gazeteciler için de manşet olduğunu belirten NTV Sağlık Muhabiri Miray Akdağ Uluç, “İnsan sağlığının her şeyin önünde olması gerektiğinden, ‘önemli bir sağlık haberi tüm manşetleri devirebilir’” diye konuştu. 

Televizyon sağlık haberciliğinde, yaşanan bir kaza ya da patlamada ilk önce insanların sağlık durumları ele alınır. Önemli isimlerin sağlık durumları son dakika olarak yayınlanır. Sağlık haberciliğinin insan hayatını ilgilendirdiği için çok dikkatli şekilde yapılması gerektiğini belirten NTV Sağlık Muhabiri Miray Akdağ Uluç, konu hakkında şunları söyledi: Haberin en özgür yapılabildiği alanlardan biridir sağlık haberciliği. O yüzden pek çok alandan  daha iyi haberler çıkıyor sağlıktan. İyi ve alanında uzmanlaşmış gazetecilerin bulunduğu bir alan olduğu için, Türkiye sağlık gündeminden pek bir şey kaçmıyor.

Önemli Bir Şahsiyetin Sağlık Durumu Biz Televizyon Habercileri İçin Gerçek Bir 'Son Dakika'dır
Habercilikte en önemli şey insan unsurudur; bir patlamada ilk önce 'kaç kişi öldü ya da yaralandı' bunun bilgisi verilir. Önemli bir şahsiyetin sağlık durumu biz televizyon habercileri için gerçek bir 'son dakika'dır. Gazeteciler için de manşettir. İnsan sağlığının her şeyin önünde olması gerektiğinden, "önemli bir sağlık haberi tüm manşetleri devirebilir". Bu yüzden sağlık haberciliği tüm kesimleri ilgilendirir; halkın tamamı; siyasetçi, bürokrat, sanatçı, öğrenci, insan sağlığını etkileyecek gelişmeleri öğrenmek ister ve bu konuya birçok alandan daha büyük merak duyar. 


Heyecan Haberciliğin Temelidir 
Sağlık haberciliği hata götürmez. Yani sağlık haberi her daim 'dört başı mamur' haber olmalıdır. Sağlık habercisi iyi araştırmalı, bilmiyorsa işin uzmanına danışmalı. Sadece sağlık değil belki tüm alanlardaki haberciler için bence en önemli unsur 'heyecan duymak'. Yaptığı işe heyecan duyan bir gazeteci hemen anlaşılır, o heyecan nedeniyle araştırır, sorar, haber kaynaklarını arar, araştırdıkça bulur, gerçeği bulmaya çalışırken bazen gerçek gelir ayağına dolanır, neticede o haberci iyi haberci olur. Heyecan haberciliğin temelidir. Sağlık haberciliğinin de öyledir. 



Konuyu İlk Kez O Haberden Duyanlar Olduğunu Asla Unutmamalı
Haber kaynağı ile mesafeye dikkat edilmeli. Gazeteci kendini baktığı alanın bir çalışanı gibi asla hissetmemeli, en başta gazeteci olduğunu hiç unutmamalı. Sağlık habercisinin dili yalın olmalı, anlatımını tıbbi terimlerle boğmamalı. Okuyucusunu ya da izleyicisini hafife almak değil belki ama haberde bahsedilen konuyu ilk kez o haberden duyanlar olduğunu asla unutmamalı.



Sağlık Haberciliği Dedikodu ile Yapılmaz
Sosyal medya ve internet haberciliğinde daha fazla tık almak uğruna insanları kandıran başlıklar atıldığını görüyorum. Ve bir gazeteci olarak bundan utanç duyuyorum. Sağlık haberciliği dedikodu ile yapılmaz çünkü dayanağı arkasında sapa sağlam durması gereken tıp bilimi olmalıdır. Sağlık haberlerinde kullanılan fotoğraflarda ajitasyon olmamalı.” 



Miray Akdağ Uluç kimdir?
7 yıldır NTV'de çalışıyor. Meslek hayatına 2000 yılında Ceviz Kabuğu programında başladı. TRT'de spikerlik, ABD'de CNN International Dış Haberler Masasında stajyer editörlük yaptı. NTV'de İstanbul Dış Haberler Masası'nda başladığı görevine, Ankara'da önce sağlık, kültür, çevre, enerji ve ulaştırma daha sonra politika haberleri ile devam etti. BBC'den gazetecilik sertifikası bulunan Miray Akdağ Uluç, London School of Economics'te İngiliz başarı bursuyla 'Medya Hukuku' master'ı yaptı. Miray Akdağ Uluç, Bilkent Üniversitesi İletişim ve TED Ankara Koleji'nde eğitim gördü. Uluç, çok iyi derecede İngilizce, İspanyolca ve az seviyede Almanca bilmektedir.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

TIBBIN DUAYENLERİ: NESRİN ÇOBANOĞLU

Alanında özgün 4 kitap yazan, Dünya’nın değişik ülkelerini de kapsayan 811 konferansta konuşma yapan, çok sayıda uluslararası ve ulusal makalesi olan, hem hekimlikteki kariyeri ile Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Etiği ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı hem de Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Uzmanlığıyla Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde doktora dersleri veren Dr. Nesrin Çobanoğlu, her biri ilgi uyandıran geniş katılımlı konferanslarını, çıkar çıkmaz tükenen kitaplarını, Gazi Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’ndeki çalışmalarını ve hayatını Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Etiği ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı aynı zamanda Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde görev yapan Doç. Dr. Nesrin Çobanoğlu, başarılı bir kadın hakları savunucusu. Farklı fakültelerde uzmanlık almasının nedenlerini, eğitim hayatı boyunca birinciliklerle dolu başarılarını ve neden “e...