Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Bilimsel okuryazarlık etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

İNTİHAL KOKAN ARAŞTIRMALARDAN ÖZGÜN VE NİTELİKLİ ÇALIŞMALARA GEÇİŞ MÜMKÜN MÜ?

Akademik dünyada bilimsel çalışmalar yaptığınız sürece yükselebilirsiniz. Bu yükselme sırasında etik ve ahlaklı bir yol izleyerek, özgün ve nitelikli çalışmalara imza atanların yanında intihal yapanlarla da karşılaşmak mümkün.  İntihal ile sadece akademide değil, her alanda karşılaşılıyor. Bir kişinin üzerinde çalışıp, emek verdiği ve özgün şekilde ortaya koyduğu araştırmayı, çalmaya intihal diyoruz. Herkes hayatında emek hırsızlarıyla karşılaşabilir. Bu intihaller küçük ya da büyük çaplı olabilir.  Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Politikaları Araştırma ve Uygulama Merkezi (BEPAM), 2007-2016 yılları arasında yazılmış 470’i yüksek lisans ve 130’u doktora tezi olmak üzere toplam 600 tezi inceleyerek,  " Türkiye’de Akademik Yazı: İntihal ve Özgünlük " başlığıyla yayınladı. A raştırma sonucuna göre; yüksek lisans ve doktora tezlerinin yüzde 34’ünde  ‘ağır intihal’  yapıldığını ortaya koydu. Benzerlik indeksinde   dünya ortalaması yüzde 15 ike...

BİLİMSEL TOPLANTILAR SÖZDE BİLİME Mİ DÖNÜŞÜYOR?

Bilim insanı olmak için biyoloji eğitimi almaya başladığım öğrencilik yıllarımda, bilimsel toplantılara katılmaya başladım. Heyecanla oturumları dinledim, poster hazırlamak için nasıl bir yol izleyeceğimi araştırdım. Bilimsel toplantılardaki sosyal etkinliklerde de yeni insanlarla tanışma fırsatı yakaladım, birçok güzel ve eğlenceli gösteri oldu.  Ülkemizdeki bilimsel toplantılara yıllardır katılırım. Birçoğunda bir iki konser ve doktorlara yönelik bilimsel ve eğlenceli yarışmalar yapıldığını gözlemledim. Bazen gazetecilerin konuşmalarının ilgiyle dinlendiğini gördüm, bende birçok kez konuşma yaptım. Bu konuşmaların çoğu alanı daha nitelikli hale getirmek, hekim, hasta, medya iletişimi ve sağlık okuryazarlığıyla ilgiliydi.  Alanında başarılı, yeni çalışmalarla vizyon katan yurt dışından bilim insanları gelirdi. JAMA, Nature, Science gibi bilim camiası için önemli dergilerde makale yayınlamak için nasıl yol izleyeceklerini öğrenmek için çalışırlardı.  Kongrel er...

BU KEZ ELMAYI YEMEYİN!

Çocukken hep masallar anlatılırdı bize, içlerinde kötülerin türlü çeşitli oyunlar oynayıp, sonunda iyilerin kazandığı mutlu sonlarla biten.  Kötüler, türlü çeşitli şekilde karşımıza çıkardı. Kimisinde Sindrella’nın üvey annesi ve kız kardeşleri gibi kendilerini belli eder, kimilerinde ise Pamuk Prenses’in  üvey annesi gibi kılık değiştiren türden.  Pamuk Prenses’in kılık değiştiren üvey annesi, zehiri parlak, canlı ve kırmızı bir elma ile sunar. Elmanın ışıltısı, sepette duruşu, doğal ve sade oluşu Prensesi etkiler ve alır eline, bir ısırıkla derin uykuya dalardı.  Kılık değiştirmek aslında aynen Kırmızı Başlıklı Kız masalından da hatırlayacağımız gibi, büyük annesi yerine geçen kurt, kötülerin şekil değiştirip sevimli bir hale bürünmesi ile yapılanları anlatır bizlere.  Peki bu kostümlü kötülük aslında gözler önündeyken,  dünyayı nasıl iyilik kurtaracak? Masallarda sunulan elma, günümüzde de sağlıkla ilgili bir simge gibi kullanılıyo...