Ana içeriğe atla

Kayıtlar

sağlık iletişimi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

BİLİMSEL TOPLANTILAR SÖZDE BİLİME Mİ DÖNÜŞÜYOR?

Bilim insanı olmak için biyoloji eğitimi almaya başladığım öğrencilik yıllarımda, bilimsel toplantılara katılmaya başladım. Heyecanla oturumları dinledim, poster hazırlamak için nasıl bir yol izleyeceğimi araştırdım. Bilimsel toplantılardaki sosyal etkinliklerde de yeni insanlarla tanışma fırsatı yakaladım, birçok güzel ve eğlenceli gösteri oldu.  Ülkemizdeki bilimsel toplantılara yıllardır katılırım. Birçoğunda bir iki konser ve doktorlara yönelik bilimsel ve eğlenceli yarışmalar yapıldığını gözlemledim. Bazen gazetecilerin konuşmalarının ilgiyle dinlendiğini gördüm, bende birçok kez konuşma yaptım. Bu konuşmaların çoğu alanı daha nitelikli hale getirmek, hekim, hasta, medya iletişimi ve sağlık okuryazarlığıyla ilgiliydi.  Alanında başarılı, yeni çalışmalarla vizyon katan yurt dışından bilim insanları gelirdi. JAMA, Nature, Science gibi bilim camiası için önemli dergilerde makale yayınlamak için nasıl yol izleyeceklerini öğrenmek için çalışırlardı.  Kongrel er...

SAĞLIK İLETİŞİMİNİN OLMAZSA OLMAZI

Televizyonun babası olarak anılan İskoç mucit John Logie Baird, 1926 yılında televizyonu icat ederek, hayatımıza görsel medyanın yer almasını sağladı. Türkiye’de ilk televizyon yayını, 1952 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi stüdyolarından yapılır. Bu yayın sırasında ülkemizde sadece 10 evde televizyon vardır. TRT'nin yayın hayatına başladığı 1968'de televizyon haberlerini sunan ilk kişi Zafer Cilasun olur.  Türkiye’nin ilk özel kanalı ise, 1990 yılında hayatımıza girer. Televizyon İzlemede Dünya Rekoru Bizde Medya takip kuruluşu Ajans Press tarafından, televizyon izleme alışkanlıklarıyla ilgili yapılan araştırma sonuçlarına göre; Türkiye, dünya genelinde günlük televizyon izleme oranlarında 330 dakika ile dünya rekoru kırdı. Televizyonlar artık dijital dünyanın içine taşınmaya başladı. Dizileri, filmleri, haberleri yeni medyadan takip ediyor ve geri bildirimde bulunabiliyoruz. Youtube, videoları çekmek bir iş alanı olurken, yakında Facebook TV ile bu girişiml...

BİLİNÇSİZ MEDYA BİLMEYEN TOPLUMLAR OLUŞTURUR

“Sigaranın sağlığa zararı yoktur” başlıklı haberlerle karşılaştınız mı? İşte bu haberlerde yazılanlar nedeniyle, gerçek ile gerçek olmayan arasındaki karışıklıklardan toplum etkilendi. Peki bu bilgisizlik nasıl yayıldı ve arkasında neler vardı? Agnotoloji yani "bilgisizlik bilimi" tanımı Stanford Üniversitesi’nden bilim tarihçi Robert N. Proctor tarafından, Yunanca’da agnosis ‘bilgisizlik’, ontoloji varlık felsefesi kelimelerini birleştirerek oluşturmuş. Bu bilim günümüzde menfaati gereği kendini uzman ilan edenlerin yaptığı şarlatanlıkları ele alıyor. Aynı Konuya Dikkat Çeken Bakış Açıları Robert N. Proctor tütün şirketlerinin uygulamaları ve sigara içmenin kansere yol açıp açmadığı konusunda kafa karışıklığı yaratma girişimlerini araştırdı. Tütün sanayisinin, tüketicilerin sigaranın zararlarını öğrenmesini istemediğini söyleyen Proctor, bu konuda “Kanser Savaşları” isimli bir kitap yayınladı. Şüphe Tüccarları (Merchants of doubt)  isimli belgeseld...

HABERLERDEKİ GÖRSEL ALGI YÖNETİMİNE DİKKAT EDİYOR MUSUNUZ?

Her gün haberlerde çok farklı görüntülerle karşılaşıyoruz. Bu haberlerin veriliş diline göre tepki gösteriyoruz. Yani duygularımızı haberi yapan gazetecinin ellerine güvenle teslim ediyoruz. Peki, gördüklerimiz ya da okuduklarımız ne kadar doğru?  Gazeteciler haberlerini kurgularken akıllarındaki ilk mesaj işledikleri konunun haber değeri taşımasıdır. Bunda da insanların tepkilerini harekete geçirmeyi hedeflerler. Acı, korku ya da umut dolu bir haber olmalıdır ki, öncelikle haber müdürünün onayını alıp, yayınlanabilmesini sağlayabilsin. Ardından da okunma ya da izlenme rekorları kırıp, sosyal medyada gündemi değiştirebilsin.  Bunlar medyanın arka bahçesi olduğu için herkes bilmeyebilir, ancak olayları ele alırken algılarımızla oynanmasına engel olmak adına bu işin arkasındaki mantığı iyi anlamakta fayda var. “Gözümle gördüm, daha ne olsun” diyenlere, bilimin vereceği cevaplar bizleri çok şaşırtabilir.  Gördüklerimize inanmalı mıyız? Henri-Louis Bergson’un...

SAĞLIK İLETİŞİMİ HER YÖNÜYLE ELE ALINACAK

Sağlık iletişimi konusunda çalışan, bu konuya ilgi duyan ve önem verenler Kasım ayı başında Eskişehir’de Anadolu Üniversitesinin ev sahipliğinde ikinci kez buluşuyor. İlki geçen yıl gerçekleştirilen “Sağlık İletişimi Sempozyumu”nun bu yıl “uluslararası” düzeyde gerçekleşmesi planlanmıştı ama Organizasyon Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erkan Yüksel, yaşanan gelişmeler sonrasında bunun pek de mümkün olamayabileceğini belirtiyor.  Neden Sağlık iletişimi sempozyumu?  Bu soruyu yanıtlamak için en başa dönmem lazım. Çünkü sempozyum yalnızca zincirin en son halkalarından biri. 2009 yılında başlayan akademik bir yolculuğun görünen ya da öne çıkan son halkası.  2010-2013 yılları arasında TÜBİTAK ve Anadolu Üniversitesi’nin desteğiyle sağlık konulu yayınlar üzerine bir bilimsel araştırmaya başlamıştık. Bu çerçevede Ankara ve İstanbul’da yayın içerikleri konulu iki ayrı çalıştay düzenlemiştik. Sonunda da “Check-Up Sağlık İletişimi” adı altında bu çalışmaları kitaplaştırmıştık...

HASTALANDIĞIMIZDA NE YAPACAĞIMIZI BİLMİYORUZ!

Hastalandığımızda ne yapıyoruz?  Hiç düşündünüz mü? Yıllardır sağlık haberciliği alanında çalıştığım için sadece haber yapmak için değil, sağlıkla ilgili bilgi almak içinde insanlar bana ulaşırlar. Yakın zamanda yine bir anne bana ulaşıp, çocuğunun durumu ile ilgili çaresiz kaldığını ve nereye başvurması gerektiğini sordu.  İnsanlar hastalandıkları zaman ne yapacaklarını bilmiyorlar. Çünkü o psikoloji, insanı neredeyse çaresiz hissettirdiği için yönlendirmeye gerek duyuyorlar. Üstüne birde, her yerde farklı bilgiler içerisinde doğrusunu bulması konusunda zorluk yaşayınca kafalar iyice karışıyor.  Tedavi için hangi hekime gitmeli? Hangi hastaneye gitse yeterli olur? Muayene olunca verilen ilaçlara güvenip içmeli mi? Yoksa ikinci bir doktora sormak için başka bir hastanenin mi yolu tutulmalı? Kısacası bilgi kirliliği içerisinde insanlar kaybolduğu için acil servisler bu kadar dolu, aile hekimliği sisteminde sorun yaşanıyor ve 2-3. basamak hastanelerde muayene olm...

MEDYADA DOĞRU ŞEKİLDE KENDİNİZİ İFADE ETMEK İÇİN SEÇİMLERİNİZE DİKKAT EDİN!

Sağlığımızla ilgili her gün yeni bir haber ile karşılaşıyoruz. “Bu haberlerin ne kadarı doğru?” sorusu akla gelirken, bunların arasında kaybolabiliyoruz da. Çünkü sağlıklı yaşam için farklı seçenekler sunulduğu gibi hastalıklarla ilgili de çok fazla seçenekle karşılaşıyoruz.  Medya ile ilişkilerinizi düzenlemek ve doğru iletişim kurmak ister misiniz? Bunu çok kolay bir şekilde elektrik devre sistemi ile anlatabilirim. Bilim insanı ve sağlık çalışanı bilgi kaynağı olarak elektrik devresinin pil görevini görür. Çünkü, yakıta ihtiyaç vardır ve yakıt için bilgi gerekir. Gelen bilgi anahtar görevi gören gazetecinin sayesinde habere dönüşür ve lamba yanar. Lambanın ışığı ile etraf aydınlanır. Aslında medya tam olarak bunu yapar, bilgi ile dünyayı aydınlatır.  Medya İlişkileri Nasıl Olmalı? Bilim insanları ve doktorlar basın mensupları ile iletişim kurarken zorluk yaşarlar. Bilimsel araştırmalar, bilimsel düşünce ve sağlıkla ilgili çalışmalarının medyada nasıl yer alması gere...

SAĞLIK İLETİŞİMİNİN GELECEĞİ NE OLACAK?

Sağlığın geleceği ve yeni projelerin konuşulduğu 2. Annual Turkey Hospital Expansion Summit’te sağlık iletişiminin, doğru kullanıldığında sağlık ekonomisi ve sağlığın geliştirilmesinin yönünü nasıl değiştireceği üzerine önemli noktalara değinildi.  2.Turkey Hospital Expansion Summit birbirinden farklı panellerle sağlık yatırımcılarını ve konunun ilgililerini bir araya getirdi. Sağlık yatırımlarında göz önüne alınacak durumlar arasında sağlık iletişiminin doğru yönetilmesi de ele alındı. Moderatörlüğünü Sağlık ve İnsan Dergisi Yayın Editörü Esra Öz'ün yaptığı, Dijital Sağlık oturumunda Galatasaray Üniversitesi iletişim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Elgiz Yılmaz, Memorial Kurumsal İletişim Müdürü Esra Aydemir ve Medicana Hastanesi Teknoloji Yöneticisi Murat Eren konuştu. Sağlık ve İnsan Dergisi Yayın Editörü Esra Öz, sağlık iletişimin kritik bir nokta olduğuna dikkat çekerek, sağlık ekonomisi ve sağlığın geliştirilmesi açısından çok önemli olduğunu dile getirdi. Sağl...