Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Dr. Ulaş Mehmet Çamsarı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

MUTSUZLUK DEPRESYON DEMEK MİDİR?

Mevsim kışa dönerken, insanlar havaların etkisi ya da yaşanan olumsuzlukların üst üste gelmesi gibi farklı nedenlerden dolayı depresyona girebiliyor. Her mutsuz an, depresyon olarak algılanmamalı. Depresyondayım diye şarkılara konu olan durum aslında nedir? Peki, her mutsuzluk depresyon mudur? Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Mayo Clinic Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ulaş M. Çamsarı, merak edilen soruları yanıtladı.  Depresyon nedir? Depresyon, hayattan zevk almanın zorlaştığı, ümitsizliğin arttığı, kendine olan güvenin azaldığı,  iştah ve uyku bozukluklarının ve bazen intihar düşüncelerinin de eşlik ettiği bir rahatsızlıktır. Psikiyatristler olarak depresyon dediğimizde belli bir süre devam eden bir durumdan bahsederiz. Günlük ruh hali değişiklikleri bu tarife uymaz. Tıbbi olarak depresyon tarifine giren ruhsal çöküntü en az birkaç hafta sürer ve kişinin rutin yaşamsal işlevleri ciddi şekilde bozulur. Neden depresyona gireriz? Depresy...

BASIN SAĞLIKTA ŞİDDET HABERLERİNİ SAĞDUYULU ŞEKİLDE İŞLEMELİ

Özgür olması gereken basının, olanları tarafsız olarak aktarırken sağduyuyu da temsil ettiğini dile getiren Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunan Mayo Clinic  Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü Öğretim Üyesi  Dr. Ulaş M. Çamsarı, “Basın sağlıktaki şiddet haberlerine analitik bir şekilde bakarak, tiraj kaygısı olmadan etik değerleri gözeterek, toplum kaygılı bir yayın yapması en ilkeli olanıdır” dedi. Sağlıkta şiddet haberleri ile ilgili olarak yurt dışında yaşayan hekimler olaylara farklı bir bakış açısından bakarak ele alıyor. Sağlık çalışanlarına karşı uygulanan şiddetin Türkiye’nin son yıllardaki en önemli sorunlarından biri olduğunu belirten Mayo Clinic Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Ulaş M. Çamsarı, “Cumhuriyet tarihi boyunca hiçbir dönemde sağlık çalışanlarına karşı şiddet bu denli fazla olmamıştır. Bu kadar hızlı bir kötüye gidişin nedenlerinin başında sağlık çalışanlarına karşı devletin tutumunun sertleşmesinin katkısı olduğuna inanıyorum.Sağl...

DOKTORLAR SOSYAL MEDYAYI NASIL KULLANIYOR?

Sağlık sektörü sosyal medyada gün geçtikçe daha etkin rol oynama başladı. Sosyal medyayı etkin kullanan doktorlardan, bu konudaki görüşlerini aldık. Sosyal medya gün geçtikçe hayatımızın merkezine oturmaya başladı. Peki sağlık sektörü ve sağlık haberciliği bundan nasıl etkilenecek? İlerleyen günlerde sağlık nasıl bir yöne gidecek? Sosyal medyayı aktif kullanmayanlar unutulup gidecek mi? Daha bir çok soruyu sosyal medyayı aktif kullanan doktorlara yönelttik. Bakış açıları ve çalışmalarını anlattılar. “Sosyal Medya Halkın Kendini Özgürce İfade Edebildiği Eşsiz Bir Platform” İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları uzmanı ve Asistan Hekim sitesi Kurucu-Editörü, Türkiye'de geçtiğimiz dönemde yaşanan asistan   hekim hareketinin öncü isimlerinden Dr. Özgür Niflioğlu: Sosyal medya halkın kendini özgürce ifade edebildiği eşsiz bir platform ve “usülüne uygun” kullanılabilirse müthiş bir “geri bildirim” aracı. Mesafelerin ortadan kalktığı, yönetenle y...

SAĞLIKTA ŞİDDETE KARŞI ÇÖZÜM NE?

Her geçen gün yeni  şiddet haberlerinin duyulmasına karşılık, sağlık çalışanları sosyal medya aracılığıyla tepki gösterdi. 20 bini bulan katılımcı ile büyük yankı bulan sağlıkta şiddet konusu ile ilgili Sağlık Bakanlığı, sağlıkçı milletvekilleri, akademisyenler ve tepki gösteren genç hekimlerle konuştuk. Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olayları gün geçtikçe daha da artmaya başladığı dile getiriliyor. Hekimlerin başlattığı farklı kampanyalarla farkındalık oluşturulmaya çalışılıyor. Bizde Sağlık Dergisi olarak şiddet olayları ile ilgili son durumu değerlendirmek ve ne gibi çözüm yolları bulunabilir konusunda farklı görüşler aldık. “Hekimlere Karşı Şiddet Olayları, Bizim İktidarımızla Birlikte Başlayan Bir Durum Değil” AK Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Türkan Dağoğlu konu hakkında Sağlık Dergisi’ne şu açıklamalarda bulundu: “ Hekimlere karşı şiddet olaylarına bir milletvekili olmamın yanı sıra, bu konuma gelmeden önce uzun seneler sağlık alanında görev yapmış...

NÖRONAL NOTALAR

En ilkel kabilelerden en gelişmiş ülkelere kadar her toplumda müzik, insan yaşamının vazgeçilmez unsurlarından biridir. Müzik bazen bizi neşelendirir, zaman zaman dans ettirir, bazen hüzne boğar, bazen de yıllar öncesine götürür. Son yıllarda nörobilimde elde edilen gelişmelerle artık müziğin beynimizi nasıl etkilediğini öğrenmeye başladık. Bu çalışmalar sonucu müziği evrensel kılan sırların perdesini aralarken müziğin olağanüstü gücü ile beynimizin fiziksel yapısını değiştirebileceğimizi ve müzik eğitimi ile başarımızı artırabileceğimizi de öğrendik . Müzik sadece "hoş zaman geçirmek, rahatlamak veya heyecanlanmak" için dinlenen ses dizilerinden ibaret değil; müzik doğrudan beynimizi biçimlendirici ve hayatımızı yönlendirici bir etkiye sahip. Beyinin gizemli kıvrımlarında birlikte gezmeye ne dersiniz? Aşık Veysel; içindeki müzik aşkından öyle bir beslenmişti ki gözleri kör olsa bile beyin ona çok farklı bir görsel sunuyordu bu yüzden toprağı gördü ve anladı. Bee...