Ana içeriğe atla

BEKLENEN SALGIN LYME & HANTA

“Vektörel Hastalıklar ve Türkiye'yi Bekleyen Tehlikeler” başlıklı panelde çarpıcı açıklamlar yapan Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barbaros Çetin, keneden geçen hastalıklar arasında Hanta ve Lyme olduğunu da belirtti.

İbn-i Sina Hastanesi Hasan Ali Yücel Konferans Salonu'nda “Vektörel Hastalıklar ve Türkiye'yi Bekleyen Tehlikeler” konulu konferansta konuşan Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Barbaros Çetin, vektörel hastalıkların kene, sivrisinek, pire gibi canlılarla yayılan hastalıklar olduğunu dile getirdi. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) küresel ısınmanın vektörel hastalıkların büyük oranda artmasına sebep olacağını ve insanlığın 1970'den itibaren 39 yeni salgın hastalıkla karşı karşıya kalacağını açıkladığını aktaran Prof. Dr. Çetin, küresel ısınmanın nedeninin yoğun insan faaliyetleri olduğuna dikkat çekti.

5 Derecelik Artış
1980'lerden itibaren de geriye dönüş olmadan dünyanın ortalama sıcaklığının giderek arttığını belirten Prof. Dr. Çetin, dünya genelindeki 5 derecelik bir sıcaklık artışının doğal yaşam döngüsünde bozulmalara yol açacağını bazı hayvan türlerin artmasına, bazılarının azalmasına neden olacağını belirtti. Prof. Dr. Çetin, bunun da bazı türlerle insanlara bulaşan sıtma, tüberküloz, brusella gibi hastalıklarda artışa yol açabileceğine değindi. Yaz aylarında Türkiye genelinde de sıcaklıklarda artış yaşanacağına işaret eden Prof. Dr. Çetin, ''Ankara'da bu yaz 50 dereceleri göreceğiz. Bir biyolog olarak bunu söylüyorum'' dedi.

Kene Tükürüğündeki Şaşırtıcı Gerçek
Biyolojik mücadelede öncelikle o canlının iyi tanınmasının gerektiğine işaret eden Biyolog Prof. Dr. Çetin, kenenin tükürüğünde alerji, iltihap ve pıhtılaşma önleyici, bağışıklığı baskılayıcı, felç yapıcı ve uyuşturucu etkilerinin bulunduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Çetin, ''Kenelerin evrimi gerçekleşirse insanı ısıran birkaç kene felç oluşmasına neden olabilir. Bir kene 400-200 bin dolayında yumurta yapar. Hem ürerken, hem de kan emerken bu virüsleri doğaya bırakıyor. Hal böyleyken, istediğiniz kadar ilaçlama yapın. Her yıl sayıları katlanıyor. Bu nedenle bu canlıyı tanımadan onunla mücadele edilemez. Bu canlı türüyle işimiz zor. Keneyi yiyen canlıların ekosistemde kaybolmasını önlemek gerekiyor. Eşekarısı, kırık kanatlılar, öküz kakan kuşu, memelilerden kirpi, kemirirciler, örümcekler ve karıncalar besin zincirinde yer almaktadırlar. Biyolojik mücadele de Amerika öküz kakan kuşunu kullanıyor” dedi.


Tanımadan Savaşamazsınız
Ekosistemi bozarak hastalıkların artmasına yol açıldığını vurgulayan Prof. Dr. Çetin, “Kimyasallar bilinçsiz kullanılıyor. Sistemi tanımadan savaşamazsınız bunu da biyologlar yoluyla yapmalısınız. Bu sorunların çözümünü biyologlar getirecek” şeklinde konuştu.

Beklenen Salgın Hastalık Lyme
Borrelia burgdorferi adlı bakterinin kenelerin ısırması ile insana geçerek Lyme hastalığına neden olduğunu ileten Prof. Dr. Çetin, “Her geçen gün yayılıyor. Kan emmesi dışında temasta da bulaşıyor. Önümüzdeki yıllarda Lyme patlaması olacak. Tedavisi yıllar alan bir hastalık bu. MS hastalığı ile karıştırılıyor. Bir kısım hastalarda hastalığın belirtileri tedaviden aylar ya da yıllar sonrada devam edebilir. Bu belirtiler kas ağrıları, kireçlenme, boyun tutulması, zihinsel arazlar, sinirsel şikayetler ve aşırı yorgunluğu içerebilir. Ayrıca virüsün kansere neden olduğu şeklinde bulgulara da rastlanmıştır” dedi.

Vektörel Hastalıklar Mücadele
Prof. Dr. Çetin vektörel hastalıklarla mücadele ile ilgili şöyle konuştu: “Doğa ile insanlar arasında köprü sağlayan biyologlar bu süreçte mutlaka istihdam edilmeli, Türkiye'nin eko sistemini talan eden aşırı ve bilinçsiz ilaçlama derhal durdurulmalı. Kanatlı hayvan üretimi yeniden teşvik edilmeli, 2004'te 5177 sayılı yasa ile 3213 sayılı Maden Kanununda yapılan değişiklik derhal kaldırılmalı. Kurban bayramlarında büyük kentlere getirilen hayvanlara dikkat edilmeli. Avcılık yeniden değerlendirilmeli ve bir kaç yıl yasaklanmalı. Anız yakma kesinlikle engellenmelidir.”

“Pireler Hanta Virüsünü Taşıyor”
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) ile aynı grupta yer alan Hanta virüsünün çıkması üzerine literatür taraması yaptığını belirten Prof. Dr. Çetin şöyle konuştu: “Literatürdeki yayınlar virüsün 2001'e kadar kemiricilerden insanlara geçtiği yönünde. Ancak 2001'de Marilyn A. Houck, Hong Qin, Heather R. Roberts tarafından yayımlanan bir araştırmada ise Hanta virüslerinin yayılması kene gibi ete yapışan ve gömülen pire isimli pireler üzerinden gerçekleştiği kanıtlandı. Hanta virüsü bulaşan bir hastanın yakını kemiricilerle hiç temaslarının olmadığını söyledi. O zaman bu başka bir neden olmalıydı. Pireler ve keneler de kemiriciler üzerinde yaşıyorlar. Acaba hanta virüsü bu yolla geçebilir mi? diye düşündüm. Sonunda da yayılımını buldum. Bu çalışma dünyada bir ilk. Pireler hanta virüsünü taşıyor. Keneler de taşıyor. Bu çalışma bunu ortaya konmuş. Bu araştırma, normal yaşamını devam ettiren yani kemiricilerin üzerinde olmayan serbest dolaşan kene örneklerinde de virüsün bulunduğunu tespit etti.''

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...