Ana içeriğe atla

SAĞLIK HABERCİLİĞİ BİR UZMANLIK ALANIDIR

Hayatımızdaki en değerli şey sağlığımız. Sağlıklı yaşamak içinde doğru ve güvenli bilgi kaynakları arıyoruz.  Dikkatimizi çeken ilk şey ise sağlık haberleri oluyor.  İnsanlar sağlıklı yaşamak isterken yanlış haberler yüzünden sağlığından olabiliyor. 

Gazeteciler dünyasında ise sağlık haberciliğine nasıl bakıldığı bilinmiyor. Haberler, okuyucu kitle düşünülerek hazırlanıyor. Sağlık haberlerinin kanıta dayalı, etik ve objektif iletilmesinin ne derece önemli olduğu, yanlış haberleri yayınlandıkça daha net anlaşılıyor. İnsanların sağlık haberlerine karşı güvensizlikleri olmasına rağmen, gazete ya da televizyonda konuşan herkesi o alandaki otorite kabul ediyor. Bu nedenle de yalan yanlış bilgilerin aktarılması sonucu, bilinç seviyesi gittikçe düşüyor.

Kaynak ve Bilgi Sorgulanmadan Haber Hazırlanıyor
Sağlık konusunda halka reklam haberciliği sunulmamalı. Alanında uzman olmayan, gazeteciliğe yeni başlamış kişiler sağlık muhabiri yapılıyor. Durum böyle olunca da, bilgiden çok magazinsel içerik veriliyor. Haberlerde içerik yetersiz kalıyor. Etik kurallara önem verilmiyor. Kaynak ve bilgi sorgulanmadan haber hazırlanıyor.

Genelde Forum Sayfalarında Katılımcıların Yazdıklarına Göre Hareket Ediliyor
Geleneksel medyanın dışında yeni medyada da durum çok farklı değil. İnternette doğru ve güvenilir kaynak sıkıntısı yaşanıyor. Genelde forum sayfalarında katılımcıların yazdıklarına göre hareket ediliyor. Yanlış ya da eksik haberler insan hayatını tehlikeye sokabiliyor, iyileşmeyecek ruhsal yaraların ya da korkuların oluşmasına neden olabiliyor.

Peki Çözüm Ne?
Sağlık haberciliğinde kuralların belirlenmesi gerekiyor. Sağlık muhabiri haber tarzı ve çizgisini oluşturmalı. Böylece haber kaynakları etik dışı tutum izleyemez. Bilimsel araştırmalarla ilgili haber yaparken nelere dikkat edileceği bilinmeli.  Haberinde yer vermese bile mutlaka bir çalışmadan söz ediliyorsa kaynaklarını istemeli. Yenilikten söz ediyorsa, araştırmalı ve belgeleri istemelidir. Ayrıca ilk ve tek gibi içerikler her daim ilgi çekeceği için bu tip ifadeleri kullanmadan önce kanıtlara da haberde yer verilmelidir. Farklı görüşlere aynı haberde yer vererek objektif çizgisini korumalıdır. 

Mesleğe Yeni Başlayanların, Acemilik Günlerini Geçirdiği Dönem Olmamalı
Bu alan, mesleğe yeni başlayanların, acemilik günlerinde haber yazmayı öğrenmesi için staj günlerinin dalı gibi görülüyor. Etik kuralların oluşması için, öncelikle sağlık haberciliğinin bir uzmanlık alanı olduğu kabul edilmeli. Kurallarının net şekilde belirlenerek, bu alanda çalışanlara yol gösterecek rehberler oluşturmak gerekiyor. Sonrasında da uzmanlık alanının getirdiği kuralların yerine getirilmeli ve gazetecilerin belli aralıklarla çalıştaylar düzenlenerek daha da bilinçlendirilmesi gerekiyor. Sağlıklı bir nesil için sağlıklı “sağlık haberleri” yapılması dileğiyle… 


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...