Ana içeriğe atla

KIRIK VE ÇIKIKÇIYA GİDENLER VAR MI?

Çocukken, mahallede düşüp bir yerleri kırık ya da çıkık olunca hemen hastaneye götürülürdü. Ancak sonrasında geçmiş olsun diye gelen teyzelerden elinin çok güçlü olduğu kırıkçı ve çıkıkçılar da tavsiye edilirdi. O zamanlar bu söylenenlere anlam veremezdim. İnsan hastalanınca doktora giderdi. Ailede doktor olan yakınlarım da olduğu için aklımıza takılan ne olsa hemen onlara danışırdık.

Yıllar geçti, durum değişti diye düşünürken, internette bir videoya rastladım. İnsanlara ilginç uygulamalar yapan yaşlı bir amcanın, “iyileşeceksin” diye telkinleri eşliğinde videoyu şaşkınlıkla izledim. Bunların hala yapılıyor olması çok ilginçti. Derken kırık, çatlat ya da her hangi bir hasar olduktan sonra ilk olarak kırıkçı ve çıkıkçılara daha sonra ortopedi ve travmatoloji polikliniğine başvuran hastalarla ilgili araştırmadan haberim oldu. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji  Anabilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Umut Hatay Gölge, yaptığı bir araştırmadan söz etti.  Gölge’nin söylediği ilginç ve ders alınması gereken sonuçlar hakkında konuştuk.

Kırık çıkıkçılara bu devirde giden olması çok şaşırtıcı bir durum, araştırmada kaç hastanın gittiği belirlendi?
Çalışma bir yıllık bir süreçte kırık, çatlak ya da farklı bir hasar sonrasında oluşan tahribatın tedavisi sürecinde ortopedi ve travmatoloji polikliniğine başvuran 14 bin 80 hastadan kırık çıkıkçılar tarafından girişime maruz kalan 3 bin 422 hasta belirlendi.

Bir yıl gibi bir sürede bu kadar çok hastanın gitmesi çok şaşırtıcı. Genelde kimler gidiyor ve neden?
Kırıkçı ve çıkıkçılara çoğunlukla genç yaş ve çocuk hasta grubu gitmektedir. Kırıkçı ve çıkıkçılara çoğunlukla eğitim düzeyi düşük bireyler sosyal güvencesi olmasına rağmen başvuruyor. Gitme nedenleri arasında ilk sıralarda doktor yerine kırıkçıyı tercih etme ve hastanede sakat kalma korkusu olduğu görüldü.

Doktorlardan bu kadar çekinmelerine sebep sizce ne olabilir? Peki, sonra nasıl hastaneye gelmişler?
Hastaneye gelme nedenleri arasında ise ilk sırada kırıkçıda uygulanan tedavi sonrası istenmeyen sonuçlar ortaya çıkınca ve hastanede konulan tanılar arasında büyük kemik kırığı olduğu görüldü.

Kırıkçı ve çıkıkçılara gidenlerin kaçına yeniden cerrahi müdahale uyguladınız?
Kırıkçıların uygulamalarına bakıldığında çeşitli maddelerle sargının  yüzde 50 oranında olduğu görüldü. Tedavi sonrası istenmeyen sonuçların oranı ise  yarı yarıya  olması dikkat çekiciydi. Kırıkçı müdahalesi sonrası cerrahi müdahale önerilen hasta oranı ise azımsanmayacak düzeyde.

İnsanları doğru yönlendirmek için ne yapılmalı?
Sağlık hizmetlerine ulaşım ve yararlanmada belirgin mesafe kat edildiği, tıbbi olanakların yeterli seviyeye doğru ilerlediği düşünülürse halkın sağlık alanında eğitilmesi ve bu konuyla mücadele eylem planı oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz.

Yrd. Doç. Dr. Umut Hatay Gölge kimdir?
2011 -2013 yılları  arasında Hakkari Yüksekova ilçesinde 15 ay görev yaptı. Bu süre zarfında karşılaştığı en önemli problem halkın ortopedi doktorlarından çok, halk arasında usta dedikleri kırıkçı -çıkıkçıları (Anadolu’daki ismiyle de sınıkçılara ) tercih etmeleriydi. Bu  sosyal problemden dolayı birçok masum çoçuk sakat kalmakta ve kaldı.
Bu çalışma Avrupa’da yayınlanan ?? dergisinde yer aldı.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

TIBBIN DUAYENLERİ: NESRİN ÇOBANOĞLU

Alanında özgün 4 kitap yazan, Dünya’nın değişik ülkelerini de kapsayan 811 konferansta konuşma yapan, çok sayıda uluslararası ve ulusal makalesi olan, hem hekimlikteki kariyeri ile Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Etiği ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı hem de Kamu Yönetimi ve Siyaset Bilimi Uzmanlığıyla Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde doktora dersleri veren Dr. Nesrin Çobanoğlu, her biri ilgi uyandıran geniş katılımlı konferanslarını, çıkar çıkmaz tükenen kitaplarını, Gazi Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü’ndeki çalışmalarını ve hayatını Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Etiği ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı aynı zamanda Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde görev yapan Doç. Dr. Nesrin Çobanoğlu, başarılı bir kadın hakları savunucusu. Farklı fakültelerde uzmanlık almasının nedenlerini, eğitim hayatı boyunca birinciliklerle dolu başarılarını ve neden “e...