Ana içeriğe atla

“ŞİDDET UYGULAYANLARI DIŞLAYAN YAYINLAR YAPILMALI”

Sağlıkta şiddet haberlerinin medyanın duyarlılık ve sorumlulukla ele alması gerektiğini dile getiren Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) Başkanı Prof. Dr. Başar Cander, “Şiddet uygulayanları dışlayan alçaltan yayınlar yapılırsa ve sağlık çalışanları açısından olaylar değerlendirilirse, pozitif etkiler oluşturulabilir” dedi.

Şiddet haberlerinin her alanda mutlaka sorgulanması ve etkilerinin incelenmesi gerektiğini  kaydeden  Acil Tıp Uzmanları Derneği (ATUDER) Başkanı Prof. Dr. Başar Cander, “Çünkü haberlerin veriliş tarzı insanların üzerinde farklı etkiler meydana getirmekte ve bu işin olabilirliğini akıllara getirmektedir. Şiddet haberleri verilirken bunun sonuçları sorgulanmalı, ayrıca şiddet haberlerinin ne amaçla verildiği irdelenmelidir. Haber ve reyting kaygısıyla verilen şiddet haberlerinin toplum üzerinde olumsuz etki yaptıkları aşikardır. Ayrıca bu haberler neden verilmektedir? Bu haberlere yer verince, “şiddetin nasıl bir haber değeri vardır” konusu araştırılmalıdır. İnsaflı olan “medya bu haberi verirken ne elde ediyorum veya toplumun değerlerine ne katıyorum” sorusunu sorabilmelidir? Sağlıkta bu konunun gündeme gelmesi son derece olumsuz etkiler yapmış ve demek ki bu şekilde şiddet uygulanabiliyor örneğini ortaya koymuştur. Bu da sağlıkta şiddeti giderek arttırmıştır. Oysa şiddet uygulayanları dışlayan alçaltan yayınlar yapılırsa ve sağlık çalışanları açısından olaylar değerlendirilirse, pozitif etkiler oluşturulabilir. Ancak sorumsuz medya anlayışıyla, sürekli sağlık çalışanlarının hataları varmış gibi ön yargıyla haberler verildiği için toplumda güvensizlik oluşturulmakta ve adeta şiddet teşvik edilmektedir. Olayın gerçek nedeni ve gerçek oluş şekli üzerinde durulmadan maalesef sansasyon yapabilmek için çalışanları suçlayıcı bir dille haberler yapılmaktadır” dedi.

“Sağlık Çalışanlarına Karşı Güvensizlik Duygusu Aşılanmıştır”
Haberlerin yayınlanmasının şiddet oranlarını arttırdığını kaydeden Cander, “Bu şekilde sağlık çalışanlarına güvensizlik duygusu aşılanmıştır” diye konuştu. Cander, ayrıca bu işin olabilirliğinin topluma gösterildiğini ve “doktorlar böyle yapıyor ve bu durumda onlara şiddet uygulanıyor” algısının sinsice topluma yayıldığını dile getirdi.

Şiddetin Hele Çalışan Birine Şiddetin Hiçbir Meşruiyeti Yok
Şiddetin nedeni ve olayın iç yüzünün gerçekten verilerek haber yapılmasının öneminin olduğunu söyleyen Cander, çalışanları itham eden yargılar kullanılmazsa ve şiddet uygulayanların her şekilde haksız olduğu, bununla ilgili müeyyidelere maruz kalacakları haberler de vurgulanması gerektiğini belirtti. Cander, şiddetin hele çalışan birine şiddetin hiçbir meşruiyeti olmadığı dile getirdi.

Kriz Anında Basında Hedef Nasıl Zararı Azaltabilirim Kaygısı Olmalıdır
Kriz anlarında basının yapıcı olmasının önemli olduğunu kaydeden Cander, şunları söyledi: “Ancak maalesef basında yaygın tutum toplum değerlerini yıkan, bundan rant sağlayan bir tutumdur. Oysa olayın zararlarını azaltacak yapıcı haberler çok rahatlıkla yapılabilir. Tabii bunun için insanın iyi niyetli olması gerekir. Ancak basında haberlerin amacı reyting olmaktadır. Olayın nasıl değerlendirilmesi gerektiğinden çok, nasıl reyting elde edebilirim kaygısıyla haber yapılması en önemli temel basın ahlakı problemidir. Oysa milletini ve vatanının seven kişilerin tutumu bu konuda kriz anında nasıl zararı azaltabilirim kaygısı olmalıdır.”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...