Ana içeriğe atla

"DİYABET HASTASININ YILLIK MALİYETİ 10 BİN EURO AZALTILABİLİR"

Avrupa ve Amerika’da kontrolsüz bir diyabet hastasının yıllık maliyetinin 13-16 bin Euro civarında olduğunu belirten Acıbadem Mobil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Özgür Turgay, “Mobil yöntemlerle kontrol altında tutulan bir hastanın maliyeti ise 3-5 bin Euro arasında oluyor. Yani, düzenli takip edilen bir diyabet hastasının yıllık maliyeti, ortalama 10 bin Euro azaltılmış oluyor” dedi.

Günün her saati, istenilen her yerde sağlık hizmeti alabilmenin en kolay yollarından biri haline gelen mobil sağlık uygulamaları, zaman kayıplarının önüne geçilmesi ve düzenli takiple hastalıkların kontrol altına alınması gibi kolaylıklar sunuyor. Digital Health Summit Turkey 2013′te Acıbadem Mobil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Dr. Özgür Turgay, “Sağlık Hizmetlerinde İnovatif Bir Dönüşüm: Mobil Sağlık” konusunda bilgi verdi. 

Türkiye’de Acıbadem Mobil Sağlık uygulamasının en çok indirilen ve aktif kullanıcısı olan aplikasyonlardan biri olduğunu belirten Turgay, bu uygulama ile tek tuşla, bulunulan yere ambulans, doktor ve hemşire çağırılabildiğini kaydetti. 

Dr. Özgür Turgay, Med-Index Yayın Yönetmeni Esra Öz’ün sorularını yanıtladı. 

Mobil Sağlık Nedir?
Mobil sağlık, teknoloji entegrasyonuyla birlikte, sağlık hizmetlerinin taşınabilir, her yerde kolaylıkla ve hızla erişilebilir olmasıdır. Mobil sağlık, bireylerin günün her saati, istedikleri her yerde sağlık hizmeti alabilmesi, zaman kayıplarının önüne geçilmesi, düzenli kontrollerle hastalıkların kontrol altına alınması gibi etkili sonuçları olan gelişmiş bir sağlık hizmeti anlayışıdır. 

Teknoloji baş döndürücü bir hızla gelişiyor. Değişen yaşam koşulları ile ortalama insan ömrünün uzadığı görülüyor. Nüfusun yaşlanmasına bağlı olarak artan kronik hastalıkların kontrol altına alınabilmesi de uzaktan takip sistemiyle mümkün. Bireyselliğin ön plana çıktığı, teknolojinin her alanda konfor sağladığı bu çağda, sağlık hizmetlerine de konforlu ve kolay erişim sağlanması bekleniyor. Mobil sağlık artık bir lüks değil, ihtiyaç.

Sağlık sektöründe mobili kullanırken olmaması gerekenler nelerdir? Olması gerekenler nelerdir? 
Teknolojiyi yakından takip etmeyen bir mobil sağlık anlayışı mümkün değildir. Biz Acıbadem Mobil Sağlık olarak dünyadaki gelişmeleri yakından takip ederek, hizmetlerimizi yeni teknolojiye entegre etme konusunda öncü çalışmalar yürütüyoruz. Hizmet verdiğimiz alanın kalbi inovasyon. Statik olursanız, dinamik bir çalışma prensibi izlemezseniz, teknolojik çağın gerisine düşer ve mobil sağlığın gerekliliklerini yerine getiremezsiniz. Bu nedenle teknolojiyi yakından izleme ve yeniliklere adapte olma anlamında adımlar atmak gerekir.

Yurtdışında sağlık sektöründe bu alanda uygulamalar nelerdir? Ülkemizle karşılaştırmasını yapabilir misiniz?
Ülkemizde mobil sağlık henüz çok yeni. Mobil sağlığın kazandırdıklarını daha net gördüğümüzde sektördeki gelişimin daha da hız kazanacağını düşünüyorum. Mobil sağlığın en büyük artılarından biri, hükümetlerin üzerinde büyük baskı oluşturan sağlık maliyetlerini düşürebilmesidir. Avrupa ve ABD’de bu konuyla ilgili çalışmalar yapılıyor ve görülüyor ki; kontrolsüz bir diyabet hastasının yıllık maliyeti 13-16 bin Euro civarında iken, mobil yöntemlere kontrol altında tutulan bir hastanın maliyeti 3-5 bin Euro arasında oluyor. Yani, düzenli takip edilen bir diyabet hastasının yıllık maliyeti ortalama 10 bin Euro azaltılmış oluyor. Türkiye’de yaklaşık 3 milyon diyabet hastası, 20 milyon hipertansiyon hastası bulunuyor. Dolayısıyla mobil sağlık, ülke ekonomimiz açısından da hassas ve önemli bir konu başlığı.

Sağlıkta sosyal medyayı mobil konusunda sizce nasıl kullanılmalı?
Mobil sağlık çalışmalarının temelinde teknoloji yattığı için sosyal medyayı da etkin bir şekilde kullanmakta fayda var. Sağlık sektörü kendini doğru bir şekilde bu yeni dünyaya entegre etmeli. Ülkemizde henüz yeni olan bu sağlık hizmeti anlayışını doğru şekilde ilettiğinde sosyal medyanın doğru bir iletişim aracı olduğuna inanıyorum. Teknoloji çağında yenilikleri takip edebilmek için, online olmak gerek.

Sağlık sektörünün mobil açısından sosyal medyaya bakışı nasıl olmalı? 
Bilinçlendirme çalışmalarında yararlı olduğunu düşünüyorum. Sosyal medya içerisinde hızlı bir haber ağı ve anlık bir akış var. Dolayısıyla bilgi bu şekilde daha kolay yayılıyor. 

Sağlık sektörü mobil uygulamalarla sosyal medyadan nasıl etkileniyor?
Sağlık hizmetlerinin mobilleşmesi, tüm mobil teknolojilere de adaptasyon gerektiriyor. Acıbadem Mobil Sağlık’ın akıllı telefon uygulaması, hayatı kolaylaştıran yenilikler ve pratik sağlık bilgileri içeriyor. Cep telefonunuzdan Acıbadem Mobil Sağlık uygulamasına girerek, ilk yardım bilgilerine, sağlıkla ilgili sorularınızın cevaplarına kolaylıkla erişebiliyorsunuz. Ayrıca tek tuşla, bulunduğunuz yere ambulans, doktor ve hemşire çağırmak mümkün. Bu uygulamamız, Türkiye’de en çok indirilen ve aktif kullanıcısı olan sağlık uygulamalarından biri oldu. Bu uygulamaların sosyal medyada ile etkileşimi, sağlıktaki yenilikleri izleyebilme açısından da önemli. 

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
1997 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde işletme alanında yüksek lisansımı tamamladım. 2008 yılında kurulduğundan bu yana, Genel Müdürlüğünü üstlendiğim Acıbadem Mobil Sağlık Hizmetleri’nde görevime devam ediyorum.

Sağlık haberciliği hakkında düşünceleriniz nelerdir? Sağlık haberlerinde nelere dikkat ediyorsunuz?
Sağlık haberciliği toplumun bilinçlenmesinde, sektör çalışanlarının ise yenilikleri takip etmesinde önemli rol oynuyor. Sektör hakkında bilgi almak ve dünyadaki gelişmeleri izlemek için çok yararlı. Bunun yanı sıra hastalıkların tedavisi konusundaki gelişmeler de güncel olarak takip edilebildiğinden, sağlık haberlerinin özenli bir yaklaşımla sunulmasının hayati önem taşıdığı kanısındayım.

Sağlıklı iletişimin olmazsa olmazı size göre nedir?
Özel hayatta da, iş hayatında da dikkatli bir dinleyici olmak, tüm iletişim sorunlarını tedavi eder. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...