Ana içeriğe atla

33 FARKLI ÜLKEDEN GELEN HEMATOLOGLAR YENİ TEDAVİLERİ TARTIŞIYOR

Hematoloji kongresi dünya çapında katılımla bu alanda ülkemizde tek olmayı sürdürüyor. 33 farklı ülkeden gelen hematolog ve onkologlar birbirleriyle konuşarak yeni tedavi modelitelerini tartışarak yeni çözümler üretiyorlar.

Orta Asya, Avrupa, Ortadoğu ve Balkanlarda Hematoloji alanında yaşanan yeniliklerin ve gelişmelerin ele alındığı 4. Uluslararası Avrasya Hematoloji Kongresi 9-13 Ekim tarihleri arasında Antalya Mardan Otel’de gerçekleştiriliyor. Hematolojik onkoloji ve kemik iliği nakilleri konusunda tüm yenilikler tartışılıyor. Yurt dışından gelen 200’ün üzerinde katılımcı ve 33 ülkeden gelen kongre katılımcısı da yeni tedavi modeliteleri ve yeni tedavilerin daha iyi hale getirilmesi için tartışılıyor. 

Bu kongrenin dünyanın ikinci büyük Hematoloji Kongresi olduğunu belirten Hematoloji Uzmanlık Derneği Başkanı Prof. Dr. Süleyman Dinçer, “Kongrede yeni tedavi şekilleri ve yeni ilaç denemeleri anlatılıyor. Böylece tedavideki başarı oranlarının artırılması hedefleniyor. Özellikle Amerika ve Avrupa’dan gelen konuşmacılar Türkiye’deki hekimlerle yeni tedavi şekillerini belirlemeye başladı. Orta Asya, Afrika’da ve Balkanlarda tedavileri yeniden şekillendiriyoruz” dedi. 
Prof. Dr. Dinçer, düzenledikleri kongrenin son yıllarda dünyada bilinen ve prestiji artan bir kongre haline geldiğini belirterek amaçlarının dost ve kardeş ülkelerde hematolojinin gelişmesini sağlamak olduğunu söyledi.

Ön Plana Çıkan Konular ‘Kök Hücre’ ve ‘Genetik’
Kongrede daha çok kök hücre tedavilerindeki yeni gelişmelere ağırlık verildiğini belirten Dinçer, “Bu kongrede daha çok kök hücre tedavileri ön planda. Hematolojideki hastalıkların hepsi ölümcül hastalıklar olduğu için bütün konular bizim için önemli. Fakat kök hücre tedavileri konusunda yeni gelişmeler var, Türkiye kök hücre konusunda çok iyi durumda. Bu yıl biz biraz kök hücre tedavilerinde kullanılan hücrelerin çoğaltılması ve geliştirilmesi konusunda daha çok çalışacağız, genetik konusuna da ağırlık verdik, çünkü bu konuda çok fazla gelişme var” dedi. 

Med-Index

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...