Ana içeriğe atla

POLİKLİNİK SAATLERİ UZUYOR


Sağlık Bakanlığı tarafında, acil servislerdeki yoğunluğa çözüm bulabilmek için bilimsel araştırma yapıldı. Poliklinik saatleri uzadı.

Acil servislerdeki yoğunluğun nedenini araştırmak için bilimsel bir çalışma yaptırdıklarını belirten Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürü İrfan Şencan, konu hakkında Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e konu ile ilgili bilgi verdi. Şencan, “Çalışmanın özü şu; insanların acil servisleri kullanım oranları çok yüksek. Sayın Bakan’ın da her platformda belirttiği gibi, vatandaştan isteğimiz ‘lütfen acil olmadığınızda acili kullanmayın ki gerçekten acil olan insanlara zaman ve ekip kalsın.’ Acil servislerle ilgili çalışma yaptırdık. Acil servise giden hasta ve hasta yakınlarının kendi ifadelerine göre; sadece yüzde 57’si acil olduğunu düşünüyor. Yüzde 43’ü ‘acil değilim ama ben acile geldim’ diyor. Sağlık çalışanları tarafından baktığımızda ise acile gelenlerin sadece yüzde 25’i ‘acil’ deniyor. Bunun dışındaki yüzde 25 oranını da hekimler acil değil derken hastalar kendilerini acil kabul ediyor. Ama yüzde 43’ü ben acil değilim, acile geldim diyor” dedi.

Ne Olmazsa Acile Gelmezsiniz?
Yapılan araştırmada neden hastaların acil servisi tercih ettiklerinin de araştırıldığını dile getiren Şencan şunları söyledi: “Acilde işlerin daha hızlı bittiği için, gündüz işe gittiğim için gelmek istiyorum diyenler var. Katılım payı vermek istemeyenler de acile gittiğini söylüyor. En önemli durumlar bunlar. ‘Ne olmazsa acile gelmezsiniz?’ diye sorulduğunda, ‘eğer poliklinikler mesai bitiminde de çalışırsa gelmeyebiliriz’ diyorlar. Mesai dışı polikliniklerini özellikle çoğaltıp, acil servise gelme oranlarını azaltmak istiyoruz. Acile gereksiz başvuruyu çok rahatlıkla söyleyebiliyorum. Bunu hem yapılan araştırmada hekimler söylüyor hem hastalar kendileri de söylüyor.”

Mesai Dışı Poliklinik Uygulaması Acili Yoğun Olan Bazı İllerde Başladı
Mesai dışı poliklinik uygulaması acili yoğun olan bazı illerde uygulamaya başlandığını kaydeden Şencan, “Her yerde başlanmamasının nedeni olarak hekim sayısının yetersiz olmasından kaynaklandığını dile getiren Şencan, büyük hastanelerde gece nöbeti tutanın, nöbet ertesi izni var. Gündüz hastane boşalır. Ben fazla mesai yaparım diyen gönüllülerle yapmaya çalışıyoruz. Hekim sayısı el verdikten sonra uygulama daha da yayınlaşacak. Mesai dışı poliklinikler gece 11’den sonra fazla hasta ihtiyacı olmuyor. 5’ten 11’e kadar” şeklinde konuştu.

Aile Hekimlerinin, İdeal Rakamı Bin 700 İle 2 Bin Kişiye Bir Aile Hekimi
Şencan, “Aile hekimlerinin esnek mesaileri 5’ten sonra çalışmalarını sağlarsak acile gelme oranları düşebilir. Aile hekimlerinin, sayısal olarak idealimiz bin 700 ile 2 bin kişiye bir aile hekimi düşüyor. Şu anda 3 bin ila 3 bin 500 kişiye bir aile hekimi verebiliyoruz. Sayısal yetersizlik var tabii ki. Şimdilik bu oranları yakalamak için çok yerden pratisyen hekimler çekildi, özellikle acil servislerden ve oralarda sıkıntıya düştü. Aile hekimlerine başvuru oranı gittikçe artıyor. Şu anda yüzde 60-70 oranında başvuruların aile hekimine olmasını istiyoruz” dedi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...