Ana içeriğe atla

CLEVELAND KLİNİK’DEKİ BAŞARILI TÜRK CERRAH

17. Ulusal Cerrahi Kongresi’ne katılarak birçok konuda sunum yapan ABD Cleveland Klinik Kolorektal Departman Şefi Prof. Dr. Feza Remzi, ülkemizdeki meslektaşları ile ilgili düşüncelerini Sağlık Dergisi’ne anlattı.

17. Ulusal Cerrahi Kongresi’ne katılan ABD Cleveland Klinik Kolorektal Departman Şefi Prof. Dr. Feza Remzi, toplantıda birçok konuda sunum yaptı. Prof. Dr. Remzi, sunumları arasında ameliyat sonrası yapışıklıkların cerrahi tedavisi, divertükülüt ve tek porttan ameliyat yer aldı.

“Dünya’da İlk Kez Tek Porttan Ameliyat”
Tek porttan ameliyat hakkında yaptığı sunumu ilgi ile izlenen Prof. Dr. Remzi konu hakkında şunları söyledi: “Dünyada ilk kez tek porttan ameliyatı yapan departman bizim hastanemizdir. Konvensiyonel yolla yapılan laparoskopiler yerine sadece bir noktadan yapılan ameliyat teknikleri ve hastaya laparoskopik olarak farklı insizyon olacağına, sadece 2-3 cm ile bütün ameliyatın yapıldığı bir teknik. Bu işlemlere sağ kolondan başladık artık bunlara total proktektomi C. por yani bu alanda en zor ameliyatları bile yapabiliyoruz. Bunlar genelde bening hastalıklarda, erken ya da geç kolon kanserlerinde, inflamatuar hastalıklardan özellikle ülseratif kolitte ve değişik indikasyonlarda kullanılabiliyor. Bu yönteme minival invaziv tekniğinin daha üst seviyesi diyebiliriz. İlk başlarda öğrenme safhasındaydık, şimdi yöntemi geliştiriyoruz. Sunumda ilk 60 vakadan söz edeceğim, şu zamana kadar 80 vaka gerçekleştirdik.”
Sağlık sektöründe fikirleri hekimlerin oluşturduğunu, cihazları endüstrinin yaptığını dile getiren Prof. Dr. Remzi, sektör ile hekim ilişkisinin son derece önemli olduğunu kaydetti.

Cerrahi Yapışıklık Operasyonları
Cerrahi yapışıklık operasyonlarında karına cerrahi olarak girmenin zor bir olay olmadığını ancak operasyonun tekrarlanmasının zor bir durum olduğunu belirten Prof. Dr. Remzi, “Bu durum hastaya çok ciddi şekilde zarar verebiliyor. Giriş ve çıkış stratejisini yapıp, proses oriyantini düşünüp hastaya yaklaşabilmek son derece önemli. Hekim, hastaya ne zaman müdahale edilmesi gerektiğini bilmeli. Yapışıklık çok zor bir olay ve evreleri var. Ameliyat yapıldıktan 10-12 gün sonra hastanın yapışıklığı, pulun zarfa yapışması gibi bir durumla ortaya çıkıyor. Yarada dokuların reaksiyonunun getirdiği yapışıklıklar oluyor. Yaranın iyileşmesindeki ilk reaksiyon, yapışıklık oluyor. Ciddi bağırsak yaralanması ve zedelenmesi sonucunda hastaya yıllarca uğraşacağı komplikasyon olabiliyor. Bunların başında fistül denilen bağırsağın dışa akması gibi komplikasyonlarla ile karşılaşılabiliyor” diye konuştu.

Divertikülit
Divertikülit’ün, sol kolonda oluşan keseleşme olayına neden olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Remzi şu bilgileri verdi: “Lifli gıdalardan az yeme durumunda gaita sol kolonda birikiyor. Orada baskı yaparak keseleri patlatıyor, divertükülit denilen keselerin infekte olması durumuna neden oluyor. Bu durum et ağırlıklı beslenen bireylerden ziyade, gelişmemiş ülkelerde yaşayan bireylerde daha sık rastlanıyor. Presentasyonuna bağlı olarak morbidiltesi ve mortalitesi yüksek bir hastalık.”

Türkiye’deki Genel Cerrahlar
Cerrahlar olarak üniter davranılırsa aşılamayacak sorun olmadığını söyleyen Prof. Dr. Remzi ülkemizdeki meslektaşları ile ilgili şunları söyledi: “Hekimler sağlık politikasından uzak kalmamalı. Politikacılarla sorunları beraber çözmek zorundalar. Bu sadece ülkemiz için değil ABD’de aynı sorunlar var. Başkan Obama’nın getirdiği yenilikler bugünlerde tartışılıyor. Sistemin değişmesine bağlı yeni bir durum gerçekleşti. Politik sebeplerden dolayı ne kadar cerrah yetiştireceğimize siyasetçilerin karışmamalıdır. Sadece 4-5 yıl yetişmiş cerrahın kalifiye bir hastaneye gitmesi gerekir yoksa o cerrahtan hiçbir verim alınamaz. Ulusal Cerrahi Derneği’nin Sağlık Bakanlığı bir araya gelerek yenilikler planlanmalı. Hekimler sağlık politikasından uzak kalamayız. Çözümünde bunun parçası olmalıyız. Sadece ülkemizde değil, ABD’de de bununla ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ulusal Cerrahi Derneği inanılmaz çağ atlayarak ve liderlik ilkesi ile adım atıyor. Katıldığım toplantılar içerisinde akademik olarak en kaliteli olanlardan biri.”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...