Ana içeriğe atla

“2025 YILINDA 1.5 MİLYAR ERİŞKİN HİPERTANSİYONDAN ETKİLEYECEK”

2. Hipertansiyon ve Adrenal Bez Hastalıkları Sempozyumu’nun bu yıl, Prof. Dr. Nuri Kamel'in anısına yapıldığını kaydeden Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı öğretim üyesi Prof Dr. Nilgün Başkal, “2025 yılında 1.5 milyar erişkin Hipertansiyondan etkileyecek” dedi.

2. Hipertansiyon ve Adrenal Bez Hastalıkları Sempozyumu bu yıl, Prof. Dr. Nuri Kamel'in anısına yapıldı. Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği tarafından düzenlenen toplantıda, 21. yüzyılda doğrudan veya dolaylı etkileri sonunda ölüm nedenleri arasında en ön sıralarda yer alan hipertansiyon ele alındı. 2025 yılında 1.5 milyar erişkini etkileyeceği öngörülen ve günümüzde etyoloji ve sonuçları ile tıbbın çeşitli branşlarını ilgilendirmesi nedeniyle sürekli gündemde olan ve tartışılan hipertansiyon alanında son gelişmeler işlendi. Ayrıca son yıllarda giderek artan oranda görülmekte olan adrenal bezler ile ilgili fonksiyonel fazlalık veya eksiklikle ilişkili klinik tablolar veya fonksiyon göstermeyen, rastlantısal olarak tespit edilen adrenal kitleler, konjenital adrenal patolojiler ve hipertansiyon ilişkisi ele alındı.


Birinci Basamak Hekimleri Tanıyı İyi Koyabilmeli
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı öğretim üyesi Prof Dr. Nilgün Başkal, Adrenal Bez ve Surrenal Bez hastalıkları hakkında bilgi verdi.
Prof Dr. Başkal, “Endokrin bezleri ilgilendiren hastalıklar ‘orkestra şefi’ diye adlandırabileceğimiz hipofizden kaynaklanıyor. Bunlar bütün sistemin etkilenebileceği biraz titiz incelemelerin gerektiği koşullar. Yani biz bir sürrenal ve adrenal bez hastalıklar dediğimizde birinci basamak hekimi hastalıkları görüp düşünebilmeliler. Temel muayene de kan basıncı ölçümü doğru yapmalı. Hastanın hiçbir şikayeti olmasa da tansiyonu mutlaka ölçülmeli. Hastanın posturu farklı şekillerde bu ölçümleri tekrarlanmalı ki çok farklı hastalıklar erken teşhis edilebilsin. Obezitenin dağılımına göre hipertansiyon ile ilişkisi bu zeminde çıkabileceği düşünülmeli. Hastanın tanısı iyi konmalı sonrasında metabolik etkiler incelenmeli. Endokrinolog sayısı ülkemizde çok az, bu nedenle birinci basamak hekimi temel tetikleri iyi yapması gerekir. Araştırma gerektiğinde hastayı yönlendirebilmeli” diye konuştu.

“Birçok İnsanın Gizli Hipertansiyon Olduğunu Bilmeden Yaşamını Sürdürüyor”
Prof Dr. Başkal şu bilgileri verdi: “Böbrek üstü bezinde ve adrenal glandlarda büyüme durumu gözlenebiliyor. Kortexte salgılanan kortizon denilen stres hormonu kitle olduğunda hormon düzeyi yükseliyor. Bu durumda Cushing sendromu gözleniyor. Cushing sendromu dediğimiz böbreküstü bezinin fazla çalışması hastalığı şüphesi varsa 24 saatlik idrarda serbest kortizol veya kanda kortizol ve ACTH hormonlarına bakılır. Böbrek üstü bezinin az çalıştığı durumlar, seks siteroidleri ve hipertansiyon durumu var.”
Gizli hipertansiyonun ne derece önemli olduğu ve birçok insanın gizli hipertansiyon olduğunu bilmeden yaşamını sürdüğünü belirten Prof Dr. Başkal, bu durumun ciddi organ hasarlanmasına neden olabildiğine dikkat çekti.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...