Ana içeriğe atla

SİRKE SİNEKLERİNDEKİ KEŞİF NÖROLOJİK HASTALIKLARI AYDINLATABİLECEK


Sirke sineklerinin sinir hücrelerindeki sentrozomin, mikrotübüllerin, dolayısıyla dendritlerin oluşumunu düzenlenmesi üzerine araştırma yapan Finlandiya Tampere Üniversitesi’nde sürdüren Dr. Çağrı Yalgın, başarılı keşfi ile Nature Neuroscience dergisinde yer aldı.
 
Nörobilim alanında etik ve başarılı çalışmaları ile Japonya RIKEN Beyin Bilimleri Enstitüsü’ndeki araştırmalarını Finlandiya Tampere Üniversitesi’nde sürdüren Dr. Çağrı Yalgın, yeni bir yayına daha imza attı. Nature Neuroscience dergisinde yayınlanan araştırma ileri dönemde mikrosefali gibi bazı nörolojik hastaların aydınlatılmasında ışık olabilir.
 

Şekil 1

Sinir hücreleri, uyartıyı dendrit ve akson adlı uzantıları ile alır ve iletir. Dolayısıyla, hareket, bilişim gibi sinirsel işlevlerin doğru yerine getirilebilmesi için gelişim esnasında akson ve dendritlerin doğru oluşması ve doğru hedeflere varması şarttır. Bunun, çok değişik akson ve dendrit şekline sahip olabilen her bir nöron  için geçerli olduğunu kaydeden Dr. Yalgın, “Özellikle, her hücrede bir tane bulunan aksonların şekline ve uzanmasına etki eden birçok etken, 20 yıldır süren araştırmalarla belirlenmişti. Bunların öncüsü, sirke sineği Drosophila melanogaster ile yapılan araştırmalar olmuştu. Ancak, bir hücrede birden çok sayıda bulunabilen dendritlerin oluşumu yeni yeni anlaşılıyor olduğundan, doktoramı yaptığım Japonya’daki RIKEN Beyin Bilimleri Enstitüsü’ndeki laboratuvarımızda sirke sinekleriyle bu alanda çalışmaya karar verdik.”

 
Şekil 2. Kaynak: HHMI / Jan Lab.

Hücrenin Çekirdeğinden Dendrit Oluşumuna Nasıl Etki Ediyor?
Nature Neuroscience dergisinde yayınlanan araştırmada Drosophila melanogaster larvasını çevreleyen nöronları model olarak kullandıklarını belirten Yalgın, “Bunlardan bazıları az sayıda ve basit şekilli dendritlere (Şekil 2’de yeşil renkte) sahipken bazıları yüzlerce sayıda ve çok karmaşık dendritlere (Şekil 2’de kırmızı renkte) sahiptir. Basit şekilli dendritlerin şeklinden “Abrupt” isimli bir proteinin sorumlu olduğunu önceden biliyorduk. Ancak bu protein dendritte değil, hücrenin çekirdeğinde bulunmaktaydı. Hücrenin çekirdeğinden dendrit oluşumuna nasıl etki ediyordu? Ortada bir aracı bulunmalıydı.
Biz bu aracının sentrozomin adlı bir protein olduğunu bulduk. Sentrozomin proteinini üretemeyen, genetiği değiştirilmiş sinek larvalarını inceledik. Normalde basit dendritlere sahip olması gereken hücrelerin daha karmaşık, ve yaklaşık yüzde 50 daha çok dendrite sahip olduğunu gördük” dedi.  (Şekil 3)
 
 
Şekil 3. Kaynak: C. Yalgin, A. W. Moore

Dendritlerde Sentrozomin Neleri Düzenliyor?
İşin ilginç yanının, sentrozominin daha önce sentrozom denen merkezi yapılarda bulunan bir protein olduğunu dile getiren Yalgın, şu bilgileri verdi: “Sentrozom, ismini de buradan alıyordu. Oradaki görevi, hücre iskeletinin mikrotübül denen yapılarına zemin oluşturmaktı. Dendritler de mikrotübül açısından zengin olduğuna göre, sentrozomin orada da aynı işi yapıyor olabilir diye düşündük. Nitekim böyle çıktı: Dendritlerde bulunduğu birkaç yıl önce keşfedilmiş olan Golgi aygıtı parçalarına yerleşen sentrozomin, mikrotübüllerin, dolayısıyla dendritlerin oluşumunu düzenliyordu.

Bu Keşif Nelerin Yolunu Açabilir?
Biz araştırmamızda sirke sineği kullandık. Ancak bu tür düzenekler evrim sürecinde korunmuş olduğundan insanda bile böyle işliyor olabilir. Bunun böyle olup olmadığını farelerdeki in vivo ve insan hücrelerindeki in vitro deneylerle sınayabileceğiz. Nitekim, sinekteki sentrozomin geninin insandaki homologu olan CDK5RAP2 geninin mutasyonunun mikrosefaliye sebep olduğunu biliyoruz. Dolayısıyla bu keşfin bazı insan hastalıklarının aydınlatılmasına da yardımcı olacağını umuyoruz.”

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...