Ana içeriğe atla

“HEDEFİMİZ SAĞLIĞIN EN İYİSİ OLMAK”

 
Öğrencilerini ‘hem bilim insanı hem de çalıştığı yerde en iyi hizmeti verecek donanıma sahip sağlık profesyonelleri’ olarak yetiştirdiklerini belirten Acıbadem Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Şahin, “Hedefimiz sağlık eğitiminde en iyisi olmak” diyor. 
 
Televizyon izlerken, Acıbadem Üniversitesi reklamlarını görüyorum. Merakımı tutamayıp, “Bu üniversiteyi gezmek istiyorum” diye sosyal medyadan ileti paylaşıyorum. Gönderimi yayınladıktan birkaç gün sonra iletişim biriminden aranarak üniversiteyi ziyaret etmem için davet ediliyorum. Sosyal medyayı bu derece etkili kullanan kaç üniversite var?
 
Üniversiteye geldiğimde, güler yüzlü içten bir ekip karşılıyor. Üniversitenin rektörü bölümleri gezerken eşlik ediyor, çalışmalarını içtenlikle anlatıyor. Klinik bölümlere olduğu kadar, temel bilimlere ve bilimsel araştırmalara da önem veriyorlar. ‘Daha iyi nasıl çalışmalar yaparız’ diye bakan bir ekip ile karşılaşmak umut veriyor. 
 
Bir üniversite düşünün, kapısından içeriye girer girmez, öğrenciye yönelik tasarımı ve yerleşimi ile kendinizi buraya ait hissediyorsunuz. Koridorlarında özel tasarlanmış musluklarından su içiyor, öğrenciler için yerleştirilmiş bilgisayarları kullanabiliyorsunuz. Öğrencilerin aradığı bilgiye rahatça ulaşmaları için tam donanımlı kütüphane imkanı sunarken, laboratuvarları da bütün branşları içine alacak şekilde araştırma yapma fırsatı sağlıyor.
 
 
 
Acıbadem Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Şahin, üniversitenin kuruluşunu ve çalışmalarını anlattı.
 
Bu sene tıp fakültesinin ilk mezunlarını verdiğini söyleyen Prof. Dr. Ahmet Şahin, sağlık üniversitesi olarak kurulan yapıda sağlam bir temel bilim kadrosu olması gerektiğini belirtti. Şahin, çalışmaları hakkında şunları söyledi: “İyi bir tıp eğitimi için fakültenin sağlam bir temel bilimler kadrosu olması gerekir, bu anlamda biz çok güçlü bir kadroya sahibiz. Ayrıca klinik kadromuzda da dünyada alanında isim yapmış akademisyenler yer alıyor. Tıp fakültemizde toplamda 250 öğretim üyesi eğitim veriyor. Acıbadem Üniversitesi Kerem Aydınlar Kampüsü’nde bu akademik yıl itibariyle 3000’i aşkın öğrenci eğitim görüyor.”
 
Tıp eğitiminde YÖK’ün tanımladığı eğitim standardına göre eğitim verdiklerini söyleyen Şahin, bununla birlikte klinik öncesi uygulamalı eğitimlerde kullanılan simülasyon laboratuvarı ile büyük fark yarattıklarını dile getirdi.
 
 
Bu Sene İlk 8 Bindeki Öğrenciler Geldi
Tıp fakültesinde verdikleri eğitimin öğrencilerin hem bilim insanı hem de tam donanımlı bir hekim yetiştirecek şekilde planlandığını söyleyen Şahin, “Türkiye’nin her yerinde her türlü şartta hasta muayenesi ve tedavisi yapabilecek yetkinlikte, geniş vizyona sahip, araştırmaya ve yeniliklere açık hekim yetiştirmek hedefimiz. Bilim insanı da olmalılar mantığıyla hareket ediyoruz. Bu yıl burs oranımızı artırdık. İlk 8 binde öğrenciler Tıp Fakültesi’ne yerleşti. Bu şekilde devam ederek hep iyi öğrencilerin bizi tercih etmesi en büyük arzumuz.”
 
 
TÜBİTAK Projeleri de Burada Yürütülüyor
Üniversite bünyesinde çok sayıda araştırma projesinin yürütüldüğünü söyleyen Şahin, “Projelerin birçoğu TÜBİTAK, Avrupa Birliği tarafından destekleniyor. Sanayi ve üniversite işbirliğine de önem veriyoruz, bu şekilde de yürütülen projelerimiz de mevcut.
Diş hekimliği ve eczacılık fakültelerimiz açıldı, önümüzdeki dönemde öğrenci alınması planlanıyor. Buna göre planlarımızı yapıyoruz” diye konuştu Sağlıkla ilgili tüm alanlardaki eğitimde Acıbadem isminin insanların ilk aklına gelmesi amacında olduklarını söyleyen Şahin, sağlık alanında en iyi olmayı ve dünya çapında başarılara imza atmayı hedeflediklerini belirtti. Yurt dışında yaşayan birçok Türk hekim ve bilim insanlarının Acıbadem bünyesinde çalışmak istediğini kaydeden Şahin, bu konuda da farklı çalışmalar planladıklarını dile getirdi.
 
 
Geleceğin Tıbbı için Dijital Araştırmalar da Yapıyoruz
Hastalıkların tedavisinde gelecekte “kişiye özgü” tedavilerin ön planda olacağını söyleyen Şahin “Bu konuda hem laboratuvar hem de klinik ortamda yoğun çalışıyoruz. Biyoenformatik üzerine araştırmalar yapan bilim insanlarını ekibimize ekleyerek, bu alandaki çalışmalarımız hız kazandı. Tıp fakültesindeki öğrencilerimizin de bu konuda farkındalığını artırıyoruz.”
 
 
Hedefimiz Sağlığın En İyisi Olmak
Üniversitenin tek hedefinin, güvenilirlik olduğunu söyleyen Şahin “Bu düşünce içinde çalışmalarımızda her şeyin en iyisini tercih ediyoruz. Hedefimiz öğrencilerimizin tam donanımlı olması ve alanlarında büyük başarılara imza atması” dedi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...