Ana içeriğe atla

BEYİN MİTLERİNİ YIKIN ARTIK!

“Mozart dinleyenler daha zeki” diye yazan bilgilerin yanlış olduğunu biliyor musunuz? Bilimsel makaleye dönüşmeden basına sızan bir bilgi, yıllardır süren bir hurafe.

Yüzyıllardır en merak edilen mekanizmalardan biri olan beyin, üzerinde en fazla yanlış bilgilerin olduğu konu. Beyin ile ilgili “mit”ler yani doğru bilinen yanlışlar çok fazla. Beynin işleyişine mistik anlamlar katılıyor. Gizemli bir olay olarak tanımlandığı için hep beyin ile ilgili bir takım bilgilerin mit haline gelmesi daha kolay oluyor. Cambridge Üniversitesi Psikiyatri bölümünde Nörobilim üzerine Doktora yapan Dr. Muzaffer Kaşer, yaygın beyin mitleri hakkında Med-Index’e bilgi verdi. 

Mozart Dinlemek Zekanızı Açmaz!
Mozart etkisi ile ilgili Kaşer şunları söyledi: “Amerika’da bir grup araştırmacı deneklere Mozart dinletiyor ve başka bir gruba farklı müzikler dinletiyor. Sonrasında bir takım artimetik işlemler yapmalarını istiyorlar. Bu çalışmada Mozart dinleyen grupta o sırada olumlu bir değişim bulunuyor diğerlerine göre, fakat bu bulgu daha sonra tekrar edilemiyor. Yaygınlaştırılamıyor, dolayısıyla rastlantısal bir bulgu. Fakat bulgu bilimsel makale olmadan önce, basın bu araştırmayı alıp haber yapıyor. O kadar çok ilgi çekiyor ki, hala birçok kişi kendinden emin bir şekilde Mozart dinlemenin zekayı geliştirdiği “mit”ini paylaşıyor. Fakat kesinlikle tekrar edilemeyen bir bulgu.”

“Bilimsel Geçerliliğinden Ziyade İnsanlarda Yarattığı Duygu Daha Ön Plana Çıkıyor”
Bilimsel bulgunun, bilimsel geçerliliğinden ziyade insanlarda yarattığı duygunun daha ön plana çıktığını vurgulayan Kaşer, “Belki de müzik dinleyip zekamınızın daha yüksek seviyeye gelmesi konusunda bir arzumuz var. Bu arzu insanların bu tür mitleri daha çabuk sahiplenmesine neden oluyor. Bazen bilimsel geçerliliği tartışılmamış bir bilgi basın yoluyla o kadar popüler oluyor ki, yıllarca süren bir mit haline gelebiliyor” dedi. 

Şarlatanlara Kanmayın!
“Şarlatanlara Kanmayın” diyen Kaşer, “Bazı alanlarda tedavi yapma yetkisi olmayan kişiler yaptıkları bir takım yöntemlerin önüne nöro ya da beyin dalgalarını ekleyerek bir şekilde daha pazarlanabilir hale getiriyorlar. O tuzaklara düşmemek lazım. Yetkin kişiler tarafından yapılan tedavilere eğitimlere katılın” diye konuştu. 

Doğru, etik ve tarafsız haberciliğin adresi Med-Index : www.med-index.com Mutlaka ziyaret edin!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...