Ana içeriğe atla

DOKTORDAN KONUŞAN KARİKATÜRLER

Uzun yıllardır karikatür çizen Manavgat Kızılot beldesinde Aile Hekimliği yapan Dr. Serdar Çeliktaş, karikatür okulu açmasının yanında birçok sergide de çalışmaları yer alıyor.

Sağlık alanında çalışırken, bakış açılarını genişletmek için farklı hobileri olan hekimlerin, profesyonelliğe giden yolculuğu sürüyor. Çizim yeteneğini kullanarak hastaları ile empati yeteneğini geliştirdiğini kaydeden Manavgat Kızılot beldesinde Aile Hekimliği Dr. Serdar Çeliktaş, çizim yapmak için beyin fırtınası yapmak, farkındalığa ulaşmak, sorgulamak ve finalde mizah tekniği ile harmanlamak gerektiğini söylüyor. Hobilerinin mesleğine olan faydalarını anlatan Çelik, Med-Index’in sorularını yanıtları.

Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
1967 mersin doğumluyum. 1990 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Antalya’da hekimlik yapmaktayım. TUS’a hiç girmedim. Hava ambulansında uçuş hekimliği, Antalya Devlet Hastanesinde acil ve hemodiyaliz hekimliği, Antalya uluslararası havalimanında idari ve medikal yöneticilik, işyeri ve turizm hekimliği yaptım. Halen 2010’dan beri Manavgat Kızılot beldesinde Aile Hekimliği ile mesleğimi sürdürmekteyim.




Hobiniz nedir ve ne kadar süredir yapıyorsunuz? 
Karikatür ve resimle uğraşıyorum. Tam bir “gırgır” kuşağıyım. Ortaokulda öğrenci iken çizer ve dergilere gönderirdim. Tıp fakültesinde de arkadaşlarımla “Tablet” isimli mizah dergisi çıkarırdık. Antalya’da da boş durmadım, bir çizer arkadaşım Orhan Coplu’nun öncülüğünde ünlü “karikatür sokağı” oluşumunda çalıştık, çok ilgi gören sergiler yaptık. Ayrıca “Karikatür Okulu” açtık, Yiğit Özgür gibi ünlü çizerlerin buradan çıktığına memnuniyetle şahit olduk. Sonrasında günlük hayat ve meslek yoğunluğu nedeniyle bu uğraşımı bıraktım. 18 yıl sonra Aile hekimliği ile beraber tekrar karikatür dünyasına döndüm. 2012 AHEKON’da ilk sergimi açtım. Daha sonra 14 Mart etkinlikleri ve TAHUD 13 kongresi’nde 2. ve 3. sergilerim oldu. Şu anda AHEKON13 bünyesinde açacağım 4. sergime hazırlanıyorum.
Ayrıca akrilik tablolar yapıyorum. Bu arada türküleri çok seviyorum. Antalya Tabip Odası korosunda 6 yıldır bağlama çalıyorum.


Karikatür sanatının mesleğinize katkısı oluyor mu?
Elbette. Karikatür çizmek için, çizim yeteneğinin olması yeterli değil, yanı sıra beyin fırtınası yapmak, farkındalığa ulaşmak, sorgulamak ve finalde mizah tekniği ile harmanlamak gerekiyor. Ortaya çıkan son ürünü de estetik, sanatsal niteliğe yakın bir sunumla sunmak lazım. Bu açıdan bakarsak, mesleğimi, hastalarımı, sistemi ve dünyayı derinden irdeliyorum. Zaman zaman kendimi tüm meslektaşlarımın duygu ve düşüncelerini ifade etme yükümlülüğünde görüyorum. Ayrıca hastalarla daha kolay empati kurabiliyorum.


Neden karikatür sanatını seçtiniz?
Zeka ve akıl ürünü her eylemi seviyorum. Düşünmek, fark etmek, emek vermek ve üreterek kendini ifade etmek. Bu erdemlerin hepsini karşılayan bir sanat. Bazen sayfalar dolusu anlatımları, birkaç çizgi darbesiyle ortaya dökebilen, insanların beyin çekirdeklerine sızarak, algılarını tokatlayabilen bir sanat. Diyorum ki , iyi ki resim yeteneğim varmış da, karikatüre yönelebilmişim.



Yaptığınız karikatür sanatı size ne hissettiriyor?
Tarık Minkari Hocamın bir sözü var: Mizah Zekanın Zekatıdır. İnsan zekasına hayranım. Ve bu meleke üzerinden mizah yoluyla uzak yakın çevremle iletişim sağlayıp, bir gönül bağı kurduğumu hissediyorum. İzleyenlerin yakın ilgisine teşekkür ediyorum.


Tavsiye edeceğiniz kitap, film ve müzik nedir?
Hasan Ali Toptaş ve İhsan Oktay Anar tutkuyla okuduğum yazarlardır. Tüm kitaplarını tavsiye ederim. 
Themanfromearth filmini çok sevdim. Ayrıca Almadovar, Kim-Ki-Duk ve Woody Allen filmlerini kaçırmamaya çalışırım.
Halk müziğini severim, grup Bengi’yi, Erol Parlak ve Erdal Erzincan’ın çalışmalarını özellikle takip ederim. Bülent Ortaçgil, Ferudun Düzağaç, JoanBaez, Leonard Cohen beğenerek dinlediğim sanatçılardır.

Doğru, etik ve tarafsız haberciliğin adresi Med-Index : www.med-index.com Mutlaka ziyaret edin!


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...