Ana içeriğe atla

BAŞKENT’TE TIP FUARI

Ülkemizde medikal sektörün yaptığı etkinliklerin İstanbul merkezli olmasına inat Ankara Medika Fuarı’nda firmalar Başkent’te olmaktan memnun olduklarını dile getirdiler.

21-24 Mayıs tarihleri arasında 2009 Ankara Medika Fuarı Altınpark Expo-Center’da gerçekleştirildi. 55 firmanın katıldığı fuarda, ziyaretçiler medikal alanında yenilikleri görme imkanı buldu. Medikal firmaların Ankara’da yapılan etkinlikleri olumlu karşıladığı gözlenirken, Türk Sağlık Sisteminde Bilişim (MEDULA V3) ve Kalite Uygulamaları paneli ilgiyle takip edildi. Sağlık alanında farklı sektörden yetkililerin katıldığı panelde merak edilen konuların üzerinde durularak sorular yanıtlandı.

“Emekleme Dönemini Hızla Geçtik”
Açılış konuşmasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya Anabilimi Dalı Başkanı Prof. Dr. Kadirhan Sunguroğlu şunları söyledi: “İnsan yaşamının en önemli alanlarından biri medikal sektör. Ülkemizde medikal üretimde daha çok yeniyiz, ama emekleme dönemini hızla geçtik. Bizlere düşen ise yerli üretimi teşvik etmek, mümkün olduğu kadar elimizden geldiği kadar yaşayıp büyümesine katkıda bulunmaktır.”

“Bu Gemide Hepimiz Batacağız”
Ülkemizde yüzde 15 üretim yüzde 85 ithal olan bir ülkede, yerli üretim yapanları kutladığını kaydeden TÜDER Başkan yardımcısı Necati Kaya, “Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki üretmenin çok zor olduğu, üretenlerin çok eziyet çekiyor. Altyapı yok yan sanayi yok, sektörümüzde destekleyici ve Ar-Ge çalışmaları yok bu ülkede üretenler eziyetli yolda yürümekte. Son yıllarda dünya ile yarışan üreticileriz. Dünyanın en büyük fuarlarında ülkemizi temsil eder haldeyiz. Sektörümüzün çektiği sıkıntı içerisinde ödemelerde çok sorun yaşıyoruz. Üniversite hastaneleri ödemeleri ortalama 1 yılda gerçekleşiyor. Bazı üniversite hastaneleri var ki 24 aydır para alamıyoruz. Üretici, ithalatçı ve tedarikçi meslektaşlarım bu gemide hepimiz batacağız. Son yıllarda üreticilerimiz yurt dışına satış yapmakta ama biz önce kendi ülkemize satmalıyız ki diğer ülkelerde kabul göreyim. Kendi ülkemde satılmayan ürünün yurt dışında kabul görmesi mümkün değil. Ankara fuar konusunda çok zayıf. Merkezi hükümet burada, bakanlıklar burada satın alma mercileri burada ama daha iyi bir alan, daha iyi tanıtım olsaydı daha büyük katılım gerçekleşirdi” dedi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...