Ana içeriğe atla

SOSYAL MEDYAYI ÇOK KULLANIP, NASIL KULLANACAĞINI BİLMEYENLER

Geçtiğimiz günlerde Cem Yılmaz ve Oğuz Güven sosyal medyayı kullanmama kararı aldı. Altta yatan neden, gelen yorumlara dayanamayıp, insanların ne kadar boş konuştuklarına dair serzenişti aslında.

Dünyada en çok sosyal medyayı kullanan ülkelerden biriyiz. Ancak insanlar çok kullanıp, nasıl kullanacağını bilmiyor!

Sosyal medyayı bilgi edinmek ya da kendini geliştirmek için kullanmalı. Başkalarının hayatını izlemek için değil! "Kim nerede, ne yapmış?" peşinde herkes.

Ne yazık ki, ülkemizde artık röntgencilik ve teşhircilik boyutuna ulaşan sosyal medya kullanımı, yurt dışında kendini geliştirme, vizyon kazanma, network edinme gibi amaçlar için kullanılıyor. Özellikle hayran sayfalarını gördüğümde çok üzülüyorum, insanlar hayatlarını yaşamıyor. Başkalarının hayatının takipçisi, savunucusu ya da hakaret edeni oluyor.

Hayatımızın şu anı gitti ve bir daha asla gelmeyecek. Zamanımızı şöyle geçiriyoruz:

  •          Kim?
  •          Nerede?
  •          Ne yapıyor?
  •          Neler almış?


Bunlar gibi gereksiz bir boş merakla  başkalarının hayatını izlemek yerine kendimize şunları sormalıyız:
  •          Nasıl biri olmak istiyorum?
  •          Nerede olmak istiyorum?
  •          Ne yapmak istiyorum?
  •          Neler başarmak istiyorum?
  •          Sosyal medyayı amacım doğrultusunda nasıl araç olarak kullanabilirim?


Medya hayatımızı yönetiyor. Aslında biz hayatımızı yönetmeliyiz. Bunun içinde bilinçli şekilde medya okuryazarı olmalıyız. Dijital medya okuryazarlığı konusunda daha dikkatli davranmalıyız. O zaman şu anımızın değerini anlamış ve doya doya tadını çıkartmış oluruz.



Yorumlar

Aysu Toprak dedi ki…
Herşeyin fazlası zarar. Buna sosyal medya da dahil. Ayrıca Sosyam Medya Okuryazarlığını ülke olarak öğrenmemiz gerekiyor.

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...