Ana içeriğe atla

AFRİKA’DAN VE KUVEYT’TEN HASTA GELİYOR!

Son dönemlerde Körfez ülkelerinden ya da Sahra Altı Afrika ülkelerinden ülkemize hasta geldiğini biliyor muydunuz? Ülkemizde sunulan sağlık hizmeti diğer ülkelerin de ilgi odağı haline geldi. 

Yurt dışında Türkiye’deki sağlıkla ilgili çalışmalar anlatılarak tanıtılıyor. Son dönemlerde Demokratik Kongo, Nijerya, Sudan ve Kenya’dan ülkemize hasta gelmesi için gerekli adımlar atılıyor.  Geçtiğimiz günlerde Ankara’da Türkiye Büyükelçileri Konferansı kapsamında Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)  Çalışma Yemeği’ne katıldım. Toplantıda DEİK Sağlık Turizmi İş Konseyi Başkanı Dr.Ruşen Yıldırım ile sağlık turizmi konusunda sohbet ettik. 

Kendisi sağlık turizmi alanında ülkemizdeki çalışmaları yurt dışında tanıtarak, anlaşmaların yapılmasını sağlıyor. Sonrasında da sağlık sektöründe bu alanda hizmet veren kuruluşlar, çalışmalarını farklı ülkelerde tanıtabiliyor. Böylece sağlık gibi prestijli bir alanda ihracat yapılır hale geliyor.  Dr. Ruşen Yıldırım, sağlık turizmi hakkındaki sorularımı yanıtladı.

Sağlık turizmi nedir?
Sağlık turizmi, ülkemizde sağlık koşullarının gelişmesi ile ortaya çıkan bir iş alanı oldu. Sağlık turizmine birkaç farklı açıdan bakmak gerekiyor. Yurt dışından sağlık hizmeti almak için insanların bir ülkeden diğer bir ülkeye gitmesi olarak söyleyebilirim.

İnsanlar sağlık hizmeti için neden farklı bir ülkeye gider? 
Kendi ülkelerinde bu hizmeti alamadıkları için giderler. Bu kişilerin ya parası yoktur ya o hizmeti o ülkeden karşılayamaz. Bunun da temelinde gerek  teknik alt yapı gerekse bilgi ve birikim açısından yeterli olmadığı için bu hizmeti bilmiyordur. Ya da hizmet vardır, uygun fiyatlıdır ancak çok sıra olduğu için farklı bir ülkeyi tercih eder. Acil durumlarda insanlar kendi imkanlarını kullanarak, başka bir ülkeye gidip bu hizmeti alıyorlar. 
Önceden Türkiye’den ABD, Fransa, İngiltere’ye operasyonlar için gidilirdi. Şu anda büyük oranda değişim oldu. 

Sağlıkta neler değişti?
Sağlık turizminde birkaç farklı hizmet grubu var. Bunlardan bazıları plastik cerrahi uygulamaları, göz operasyonları, saç ekimi ve diş sağlığı gibi hizmetler oluyor. Çünkü, bu hizmetler sigorta şirketleri tarafından karşılanmıyor. Dolayısıyla maliyeti kişiler kendileri karşılıyor. Bu nedenle de kendi ülkesinin dışında, daha ucuz ve daha iyi yapan bir yer olduğunda da burayı tercih ediyor.  

Son 10 yılda özel sağlık sektöründe ciddi ilerlemeler kaydedildi. Bu alanda ön plana çıkan, kalburüstü hastaneler oluştu. Bu hastaneler alt yapısı, binası, güler yüzlü ekinin dışında, üniversitelerde yapılmayan birçok hizmeti de sunarak Türkiye’deki ileri teknolojileri barındırarak uluslararası seviyeye geldi.

Mesela, medikal onkolojide son teknoloji ile birlikte kaliteli hizmet sunuluyor. Hastanelerin, Sosyal Güvenlik Kurumu ile anlaşması olmasına rağmen önerilen yasal farklardan dolayı hastalar bu hizmetleri almakta zorlanıyorlar. Bu tür hizmetleri komşu ülkelerden tercih ediyorlar. Bosna Hersek, Kosova, Bulgaristan ve Romanya’da bu seviyede hizmet sunulmuyor. 

Romanya’da canlıdan karaciğer nakli  yapılmıyor. Bu durumda olan birisi, Almanya’ya gittiğinde 300 bin Euro öderken, bunun karşılığında Türkiye’de belki de 100 bin Dolar seviyesinde iyi ve prestijli merkezlerde bu hizmeti alabiliyor. 

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Sağlık Turizmi İş Konseyi nedir?
DEİK yapısında 130 tane iş konseyi bulunmakta ve iş konseylerinin tamamına yakını ülke bazlı. DEİK’te ilk defa 5 sene önce sektörel iş kolları kuruldu. İş konseyleri iki ülke arasındaki ortak işleri geliştirmek için kuruldu. Medikal alanda bu işi ciddi olarak yapan hastaneler bir araya geldi ve Sağlık Turizmi İş Konseyi’ni kurduk. Kurucularımızın arasında akredite olmuş bütün özel hastaneler var. Şu anda 25’in üzerinde üyesi bulunmakta.  Sektör odaklı ve bütün ülkelerle iletişim kurulacak şekilde tasarlandı. 

Sağlık turizminde kilit noktanız nedir?
Sağlık turizmi ile alanında uluslararası işbirliklerini yapıyor ve hastanelere hangi ülkeden hasta gelebileceği bilgisi veriliyor. Her hastane gidip tanıtımını yapıyor. 

Mesela Kuveyt çok zengin bir ülke, vatandaşlarının başı ağrısa başka ülkeye gitmek istediklerinde gönderiyorlar. Bakanlığın tanımladığı ülkeler arasında yer almak gerekiyor. Biz ülkeler arasında görüşmeler yaptık ve yetkililere hastaneleri gezdirdik. Kuveyt’in Türkiye’ye hasta göndermesinin önü açıldı. Artık hastaneler kendi tanıtımlarını yapabilecek. Bu noktadan sonra biz devrede olmuyoruz. 

Amerika’dan hasta gelmesini istiyorduk. Ancak baktık ki hasta bize Libya’dan, Azerbaycan’dan, Irak’tan ve Balkan’lardan geliyor. Ukrayna, Romanya, Kazakistan, Azerbaycan ve Irak ile görüştük. Son dönemlerde Afrika’ya açılmaya başladık. Güney Afrika’ya gittik. Demokratik Kongo, Nijerya, Sudan ve Kenya’dan bize hasta gelmek istiyor.  

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...