Ana içeriğe atla

“AKŞAMDAN SABAHA İLAÇ FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞ ECZACININ CEBİNİ YAKIYOR”

Tüm Eczacı İşverenler Sendikası eczacıların daha fazla zarar görmemesi ve ilaç firmalarının eczane stoklarındaki zararların karşılanması yönündeki talepleri söyleyen Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Başkanı Ecz. Nurten Saydan "Senelerce ilaç fiyatlarını yüksek fiyattan satan ilaç firmalarına hiç bir ceza verilmiyor. Bütün yükü eczacı çekiyor. Akşamdan sabaha ilaç fiyatlarındaki düşüş eczacının cebini yakıyor" dedi.

Türkiye’deki 25 bin 38 eczacının; 23 bin 462’si eczanede, 218’i üniversitede ve bin 358’i ise Sağlık Bakanlığa bağlı kurumlarda çalışıyor. Bu kadar eczacının hizmet verirken haklarının korunmamasının nedenini sorgulayan TEİS Genel Başkanı Ecz. Nurten Saydan, yaklaşık 72 milyon nüfusta, eczane başına düşen kişi sayısının 2 bin 898 olduğunu açıkladı.
Senelerce eczacıların ilaç fiyatlarının yüksek olduğunu söylediklerini ancak dikkate alınmadığını belirten Saydan, " Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatısı altında tüm sosyal güvenlik kurumları toplanırken, neredeyse ilacın tek alıcısı devlet oldu. İlaç firmalarına baskı yapılarak ilaç fiyatlarında indirim sağlandı. İlaca ödenen para vergiden karşılandığı için, ilaç fiyatlarının düşmesi de uygun oldu. Kişinin aldığı ilaç düşük meblağda ise kişi mağdur olmuyor. Cebinden onu karşılayabiliyor. Biz de hastaya ilacını vermiş oluyoruz. İlaca az para ödemek istenmesi güzel bir durum. İlaç fiyatlarının düşüşüne karşı çıkmıyoruz. Senelerce ilaç fiyatlarını yüksek fiyatlardan satan ilaç firmaları hiç bir ceza çekmiyor. Her seferinde cezalandırılan eczacı oluyor. Ben, eczanemde “40 bin liralık” ilacım var diyorum. Ancak sabah bir bakıyorum ki rafımdaki ilacın değeri “30 bin liraya” düşmüş. Yani bir gecede 10 bin liralık zararımız oluyor. Bu sıkıntı eczacıları çok zor duruma sokuyor. Eczacılar yaşadığı ekonomik sıkıntılar sonucunda ciddi sağlık sorunları yaşamaya başladı hatta intihar vakaları yaşandı" dedi.

"İlaç Firmaları Tarafında, Ecza Depolarının Zararı Karşılanıyor"
İlaçların fiyatlarını düşürdükleri zaman eczacıların zararının ilaç firmaları tarafından ödenmesi gerektiğini söyleyen Saydan, bunun için yasal düzenleme istediklerini ancak bu şekilde zararlarının karşılanacağını dile getirdi. Saydan, ilaç firmalarından itibaren oluşan zincirde ilaç üretilip, ecza depolarına gönderildiğini oradan da eczacılara ulaştığını hatırlattı. Bu zincirde ilaç firmaları tarafından, ecza depolarının zararının karşılandığını belirten Saydan, eczacıların zararlarının karşılanacağına dair her hangi bir taahhüt verilmediğini ifade etti.

"Yüzde 11 İskontayla Aldığım İlacı Yüzde 32,5 İskonto İle Vermek Durumunda Kalıyorum"
Eczacı olarak kamu görevi yaptıklarını kaydeden Saydan,"Reçeteyi karşılarken ilacın karını düşünemiyorsun. İlaç firması SGK’na iskonto yapıyor. Yüzde 23 düşük fiyattan alıyor. Ancak bu kamu kurum iskontaları yapılmazsa dahi, ilacı indirimli fiyattan satmak durumunda kalıyorum. İlacın fiyatı üzerinde düşüş yok. SGK üzerinden ve bu ilaç benim dolabımda var. Ben yüksek fiyatla alıyorum, aldığımdan daha düşük fiyata hastaya veriyorum. Zararım karşılanmıyor. Yüzde 11 iskontayla aldığım ilacı yüzde 32,5 iskonto ile satmak durumunda kalıyorum. Aradaki farkı ilaç firması karşılamalı. 25 liraya alınan ilacı 17 liraya verdik" diye konuştu.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...