Ana içeriğe atla

TRAVMA GEÇİREN ÇOCUKLARA NASIL MÜDAHALE EDİLMELİ?

Travma Geçiren Çocuklara Müdahale Teknikleri eğitimi veren Serentiy Danışmanlık - Psikolojik Destek Hizmetleri’nden Psikolog Dr. N. Linda Fraim, hekimlerin travma geçiren hastalara nasıl yaklaşmaları gerektiği ile ilgili bilgileri uygulamalı olarak anlatıldığını söyledi.

Travma Geçiren Çocuklara Müdahale ile ilgili olarak eğitim veren Serentiy Danışmanlık - Psikolojik Destek Hizmetleri’nden Psikolog Dr. N. Linda Fraim, hekimlerin bu tip vakalarla karşılaştığında hastalarla nasıl iletişime geçilmesi gerektiği ile ilgili bilgi verdiklerini söyledi.

Esra Öz: Travma Eğitimi Nedir?
Psikolog Dr. N. Linda Fraim:
Travma Geçiren Çocuklara Müdahale Teknikleri eğitimi özünde teorik ama kısmen uygulamalı 2 günlük bir eğitim. Eğitimin ilk gününde, travmanın çeşitleri şiddet, afet, istismar, boşanma vb konular, yarattığı etkileri, ailelerin ve çocukların vermiş oldukları tepkileri ve görülebilecek olası psikolojik rahatsızlıkları kapsıyor. İkinci günde de müdahale teknikleri arasında travma geçiren çocuklara nasıl yaklaşılır (yaş gruplarına göre), yapılması gereken ve yapılmaması/söylenilmemesi gerekenler, sanat terapisi, daha çok çizilen resimlerde dikkat edilmesi gereken püf nokta ve önemli detaylar, travma bebekleri, kuklaları ve de kum havuzu gibi uygulamalar anlatılıyor.


"Trauma Teddy"
Katılımcılardan ev-ağaç-insan resimleri yaptırtıyorum ki sanat terapisinden bahsederken özellikle hangi detaylara göz kulak olmaları gerektiğini anlatıyorum. Tabii resimlerin yorumu projektiftir ve insandan insana değişir ancak temel detaylar sabittir. Bunun dışında da eğitimin sonuna hep birlikte travma bebekleri yapıyoruz. Bu bebekler aslında Amerikan Kızılhaç tarafından dağıtılan "Trauma Teddy" fikrinden yola çıkarak travma yaşayan çocuklara yaptırılan ve her şeyini kaybeden, yalnız kalan, korkan ve travmadan etkilenen çocukların kendilerini güvende hissedebilmeleri için ufak da olsa önemli bir güvence oluyor.

Sanat Terapisi
Sanat terapisi, projektif resim yorumu ve kum havuzu gibi uygulamaların tam anlamıyla da yapılabilmesi için katılımcıların mutlaka doğru eğitimlerden geçerek bu konuda uzmanlaşmaları gerekir. Eğer bir katılımcı, özellikle kum havuzu ile terapi yapmak istiyorsa o zaman, bunun eğitimini mutlaka almalı. Çünkü hekimin bu alanda pratik deneyimi olmak zorundadır. Malum, travmaya uğrayan çocuklar çok daha hassas olduklarından dolayı, yardım etmek isterken ne yazık ki bazen, istemeyerek dahi olsa daha çok zarar verebiliyoruz.


Kimler bu eğitimi alabilir?
Çocuklarla çalışan, travma alanında çalışan ve çalışmak isteyen herkes. Psikolog, psikiyatr, hekim, sosyal hizmet uzmanı, çocuk gelişim uzmanı, okul öncesi eğitmeni, öğretmen, psikolojik danışman ve bu alanlarda okuyan 3. ve 4. sınıf öğrencileri ile yüksek lisans yapan tüm öğrenciler alabilirler.

Eğitimi alanlar hastalara nasıl yaklaşıyor? Ne gibi artılar katıyor?
Eğitimi alanlar, çocuğa nasıl yaklaşacaklarını, nasıl konuşturacaklarını, yapmaları gereken ve yapılmaması gereken yanlış davranışlarını öğreniyorlar. Malum, çocukları konuşturmanın en kolay yolu oyundan ve resimden geçer.


Sabrımızı Kaybetseniz de Yansıtmayın
Çocukları konuşturabilmenin temel püf noktası da çocuğun size olan güven seviyesiyle alakalıdır. Çocuk size güvenmiyorsa içine kapanır ve siz palyaço kılığına dahi girseniz, o çocuğa güven aşılayamadıysanız boşuna uğraşmış olursunuz. Travma alanında çalışmak sabırlı olmak, pozitifi aşılamak, güveni aşılamak ve ısrarcı olmamaktan gerekir. Tabii bazen sabrımızı kaybedebiliriz ki bu da son derece normal ama bunu asla yansıtmamalıyız.

"Her Şey Yoluna Girecek, Sen Evine Çok Yakın Bir Zamanda Döneceksin" Demeyin!!
Hep isteriz ki çocuklarımız mutlu olsun ve bazen onlara yapay güvenceler aşılarız. Katılımcılar, bu eğitimde bunu yapmamayı öğreniyor. Örneğin, en çok yapılan hata "her şey yoluna girecek, sen evine çok yakın bir zamanda döneceksin" demektir. Çocuk zaten bütün gücünü, kontrolünü ve güvencesini kaybetti. Siz o çocuğa yerine getiremeyeceğiniz sözler verdiğiniz zaman ya da gerçekleşmeyecek vaatlerde bulunduğunuz zaman çocuğun güven konusunda ciddi sorunlar yaşamasına sebebiyet verebilirsiniz. Nitekim eğitime katılanlar bu gibi yanlışların yapılmasını engellenmek için farkındalık kazandırmak gibi önemli katkısından tutun da aktif olarak çocuklara nasıl ulaşabileceklerine kadar teorik ağırlıklı ve kısmi uygulamalı bir eğitim alıyor.

Eğitim sonunda alınan sertifikanın ne gibi avantajları var?
Serenity Danışmanlık çeşitli psikolojik destek hizmetleri veren bir kurum. Nitekim amacımız alana katkıda bulunmak ve Türkiye'de olmayan ve verilmeyen eğitimleri vererek alan çalışanlarının eğitimlerinde bir katkı sağlamak. Alınan katılım belgesi / sertifika katılımcıların bu alanda bilgili olduklarının tercümesi olarak bakılabilir. Travma ile ilgili eğitim yok denilecek kadar az ve bu da katılımcılara bilgi ve uygulama açısından ek bir basamak katıyor.


Travma Bebeklerinin özellikleri neler? Niye Travma Bebekleri?
Travma Bebekleri aslında annelerimizin, anneannelerimizin yapmış olduğu klasik bez bebekler. Ancak, bir özelliği bağlantı yerlerinde herhangi bir dikiş, iğne ya da zımbanın olmayıp, içine elyaf konularak yapılıyor. Çocuklar silikon tabancası kullanarak süsleyebilirler.

Bebekler Travma Geçirenin Ruh Halini Yansıtır
Travma bebekleri aslında bir yansıtmadır. Yani çocuk ya da bebeği yapan kimse ya idealini yansıtır, ya ona zarar veren kimseyi yansıtır ya da kızgın olduğu birisini yansıtır. Tabii ki bu yansıtmalar bununla sınırlı değil. Örneğin, yurtdışında bu eğitimi verdiğimde cinsel şiddete uğramış bir grubum vardı ve gruptan bir hanım bebeği yaptı ve sonra da o bebeği makasla parçaladı. Bunu niçin yaptın diye sorduğumda, bebeğin ona saldıran kişiyi anımsattığı için öç aldığını ve bu davranışın onu rahatlattığını söylemişti. Başka bir grubumda, ıslahevinde olan bir çocuk yaptığı bebeği astı. Yine bunun ne anlama geldiğini sorduğumda bebeğin üvey babasını temsil ettiğini ve üvey babasının çocuğa yaptığı eziyetlerden dolayı kaçıp bir çeteye katıldığını ve eğer üvey babası onu sevseydi şu anda ıslahevinde olmayacağını söyledi. Bu yüzden de üvey babasının ölmesini istiyordu. Bu uygulamada çok farklı hikayeler ortaya çıkabiliyor.

“Travma Bebekleri de Bir Nevi Güvence Verebilen "Battaniye"ler Olarak Algılanabilir”
Travma bebekleri çocukların ya da yetişkinlerin yanlarında hissettikleri bir güvence olarak da tutulabiliyor. Dahası Peanuts çizgi romanından hatırlarsanız, Linus vardır elinde sürekli bir battaniye ile dolaşır. Bu battaniye onun güvencesidir. Travma bebekleri de bir nevi güvence verebilen "battaniye"ler olarak algılanabilir.

http://www.serenitydanismanlik.com

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...