Ana içeriğe atla

HİBRİT GÖRÜNTÜLEME İLE KANSERDE TAM TEŞHİS

Günümüzde artan kanser hastalığının erken teşhisi ve matastaz oranının tespit edilmesi için hibrit görüntülemenin önemini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz'e anlatan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Uğur, bu yeni görüntüleme yöntemler sayesinde kanser tedavi planlaması ve takibinin çok daha başarılı yapılabildiğini belirtti.

Son yıllarda giderek artan kanser hastalığının tedavisi gün geçtikçe gelişiyor. Gelişen teknolojiye paralel olarak erken teşhis imkanları da kanser olgularının belirlenip tedavi edilmesinde yardımcı oluyor. Kanser tedavisinde iki önemli unsur olduğuna dikkat çeken Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Uğur, “Kanser tedavisinde, tümörü erken evrede saptamak ve hastalık ne kadar yayılmış tespit etmek çok önem taşıyor. Bu durumu son teknoloji görüntüleme cihazları ile daha doğru belirleyebiliyoruz. Tümörün metabolik ve anatomik görüntülemesini aynı anda yapan bu cihazlar ile kanser tanısı koymak artık çok daha kolay ” dedi.

"Hibrit Görüntüleme ile Kanserin Yaygınlığı Tam Olarak Saptanabiliyor"
Hibrit cihazlar denilen SPECT-BT ve PET-BT cihazları sayesinde anatomik ve metabolik görüntülemenin beraber tek cihazda yapılabildiğini kaydeden Prof. Dr. Uğur, “Kanser ile ilgili tüm verileri tek bir cihaz ile görüntüleyebiliyoruz. Hibrit cihazlar Nükleer Tıp’taki son yıllardaki en önemli gelişme olup, kanser görüntülemesindeki doğruluk oranınımızı çok arttırdı” dedi. Vücuttaki metabolizma ve anatomi tek görüntüde birleştiğinde belirlenen lezyonun enfeksiyon mu yoksa kanser mi olduğunu yüksek doğrulukla yapabiliyoruz. Kanserli hastanın vücudundaki kırık, enfeksiyon gibi lezyonların ayrıcı tanısını yapmak ve kanser olmadığını göstermek gerekiyor. Eskiden bunu yapmak bazen çok zor olabiliyordu. Şimdi hasta ile ilgili tüm verileri çok kısa sürede hibrit görüntüleme cihazları ile elde ediyoruz. Bu bilgiler ışığında kanser tedavisi gerçekleştiriliyor. PET-BT lenfoma ve akciğer kanserinde en önemli görüntüleme yöntemi oldu. Artık gelişmiş merkezlerde SPECT-BT ve PET-BT standart kanser görüntüleme yöntemi oldu" şeklinde konuştu.

Yüzde 90 Kanser, Yüzde 5 Kalp Hastaları ve kalan yüzde Alzheimer ve Sara hastaları için
Türkiye’de de bir çok merkezde PET-BT ve SPECT-BT cihazlarının bulunduğunu hatırlatan Prof. Dr. Uğur, PET-MRG cihazının ise ülkemizde henüz olmadığını ve yurtdışında geliştirilme çabalarının devam ettiğini dile getirdi. Görüntülemede doğruluk oranlarını yüzde 100 haline getirmeye çalıştıklarını kaydeden Prof. Dr. Uğur şu bilgileri verdi: "Hibrit görüntüleme cihazları yüzde 90 kanser hastalığının teşhisi için kullanılırken, yüzde 5 kalp hastaları için ve kalan yüzde 5'te Alzheimer ve sara hastaları için uygulanmaktadır. PET-BT ülkemide ilk olarak 2004 yılında kuruldu ve hızla yayıldı. Şu anda 70 Nükleer Tıp merkezinde bu cihazla görüntüleme hizmeti veriliyor . SPECT-BT cihazlarının sayısı ise daha az, biri Hacettepe Üniversitesinde olmak üzere şu anda ülkemizde toplam 8 SPECT-BT cihazı var ve her iki hibrit görüntüleme cihazı ile yapılan görüntülemelerin geri ödemesi SGK tarafından yapılıyor .

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...