Ana içeriğe atla

SGK’DA HEDEF EN İYİSİ

Sosyal Güvenlik Kurumu’nda yapılan son yenilikleri konuştuğumuz SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü Op. Dr. Sami Türkoğlu, “İlaç ve tıbbi malzeme ile tasarruf yapılmaz” dedi.

Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı, Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ve Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’nü aynı çatı altında Sosyal Güvenlik Kurumu olarak toplandı. 20.05.2006 tarihli ve 26173 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile kuruldu. Mevcut sosyal güvenlik kurumları birleştirilip, kurumların mensupları arasındaki uygulama farklılıkları giderilerek birliktelik sağlanması ile beraber, SGK Kanunu ile kurulan Genel Sağlık Sigortası (GSS) Genel Müdürlüğü oluşumundan bu yana serbest piyasa uygulaması ile alınan ilaç ve reçete ile alınan medikal ürünlerde kısıtlama olmadığını dile getiren SGK Genel Sağlık Sigortası Genel Müdürü Op. Dr. Sami Türkoğlu, “İlaç ve tıbbi malzeme ile tasarruf yapılmaz. Malzeme kullanımını belirleyen sağlık hizmeti sunucuları ve hekimler olduğu için gerekli malzemelerin hastaneler tarafından temin edilmesi daha mantıklı. Böylece vatandaşda ellerindeki reçete ile medikalcileri dolaşıp gerek para tahsili gerekse malzeme temin ederken sıkıntı yaşanmayacak” dedi.

“Eskiden Yılda 3 Defa Hastaneye Gidilirken Şimdi Gidiş Sayısının 7’ye Çıktı”
Özel sağlık kuruluşlarına önceden sevk ile gidilirken günümüzde isteyenin istediği kuruluşu tercih edebildiğini belirten Op. Dr. Türkoğlu, bunun maliyet artışında yükselme olduğu yönünde değerlendirilirken aslında vatandaşların sağlık hizmetine ulaşmasındaki bir takım engellerin kaldırıldığını vurguladı. Op. Dr. Türkoğlu, vatandaşın çok daha kolay bir şekilde hastanelere ve tıp merkezlerine gitme olanağı sağladığını kaydetti. Eskiden yılda 3 defa hastaneye gidilirken şimdi gidiş sayısının 7’ye çıktığını ve bunun bir maliyetinin olmasının doğal karşılanması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Türkoğlu, “Sağlık harcamalarını ona göre değerlendirmek gerekir. Yoksa sırf bu sistem değişikliğinin, izole maliyeti gibi değerlendirmesi doğru bir işlem olmaz. Vatandaşlar artık daha kısa sürede tedavi görüyor, daha çabuk hekime gidiyor. Elbette bunun maliyeti vardır. Daha kaliteli hizmet sunumu için hekimlerde performans sisteminin yanı sıra hastalarda da turnike sistemine geçildi. Götürü usulü ile bütçeyi belli bir planda tutmak için tüm sektörlerde çaba sarfediliyor. Sağlık sektöründe de kabul edilebilir, planlanabilir önceden öngörülebilir bir bütçenin olması isteniyor” şeklinde konuştu.

Kurumlar arası birleşmenin performansa, yarar ve zararları hakkında Op. Dr. Türkoğlu şöyle konuştu: “SSK, Bağ-Kur birleşmesi çok kolay bir şey değil. Bunlar 30-40 yıllık kurumlardı. Bu birleşme sonucunda belli bir noktaya gelindi ki artık ilerlenen sistemde yenilikleri konuşabiliyoruz. Şekli olan sıkıntıların büyük kısmı aşılmış durumda ama personel için zaman zaman kişisel olarak eski alışkanlıklarını devam ettirilmesine yönelik sıkıntılar yaşanıyor. Bunlarda gün geçtikçe azalmakta.”

“Son 4 Yıl Veri Toplandı”
Sağlık harcamalarının kontrol edilebilir bir şekilde olmasının gerekliliğinin altını çizen Op. Dr. Türkoğlu, herkesin eşit ve adil bir şekilde, hizmetin en iyisini, en kalitelisini ve en makul fiyatlarda ülke şartlarına da uygun paralellikte sağlanabilmesi için değişiklikler planlandığını ifade etti. Türkiye’nin kendine özgü ödeme şeklini geliştirmek amacıyla son 4 yıl içerisinde veri toplandığını belirten Op. Dr. Türkoğlu, “Veri toplama dönemi belli bir noktaya geldiği, kendimize uygun bir ödeme şeklin oluşturuldu. Amerika’nın sağlık sistemi bizim örnek alabileceğimiz bir model değil. Orada paran varsa sağlık hizmeti alabilirsin, paran kadar sağlık hizmet alabilirsin. Bizim sosyal yapımız, ahlakımız ve geleneklerimiz buna uygun değil. Ayrıca Avrupa kıtasında da çok tasvip edilen bir durum değil. Ödeme modelimizi geliştirerek, faturaları incelemede aldığımız şikayetlerden kurtulmak hedefindeyiz. Yeni ödeme modelleri geliştirmek istiyoruz. Son 5 yıldır sağlık personeli kayıtları elektronik ortama geçirildi. Bilgilerin güvenilirliği ve niceliğini geçtik niteliğini tartışır haldeyiz. Bu da bizim büyük yol kattettiğimizin göstergesidir. Vatandaşların gelişmelerden endişelenmesine gerek yok, hiç bir vatandaşımıza eziyet etmek veya alacağı sağlık hizmetinden geri tutmak gibi bir düşüncemiz yok. Amacımız daha iyi ve daha kolay ulaşılabilir hizmet sunmak” dedi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DOKTOR EŞİ OLMAK!

Sağlık sisteminde yapılan değişikliklerle ilgili hekimlerin yaşadığı mesleki sorunlar gündeme gelirken evlerinde bu durumun yansımaları konuşulmuyor. Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ve farklı hekimlerin eşleriyle konuşarak Sağlık Dergisi’nde daha önce ele alınmamış bir konuyu gündeme taşıyoruz. Performans sistemi, Tam Gün uygulaması gibi sağlık çalışanlarının meslekleri ile ilgili sorunlarının sık sık gündeme geldiği şu günlerde, bu durumun özel hayatlarına nasıl yansıdığını araştırdık. Doktorların işlerinde yaşadığı sorunlarını yakından bilen eşleri bu durum hakkında ne diyor. Bu zamana kadar değinilmemiş bir konu olan “doktor eşi olmak” ve sorunlarla uğraşırken nelerin olduğunu öncelikle farklı meslek gruplarından doktor eşlerine sorduk. Sonrasında da Evlilik ve Aile Danışmanı Psikolog İlkim Öz ile konuyu değerlendirdik. Tiyatro Sanatçısı ve Doktor Evliliği Görüştüğümüz ilk doktor eşi tiyatro sanatçısı İpek Çeken Önal, Prof. Dr. Zülküf Önal ile evli. İpek Hanım, eşiyle he...

TIBBIN DUAYENLERİ SARUHAN ÇEKİRGE

Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri Girişimsel Nöroradyoloji bölümü kendi alanında dünyanın en tepesindeki birkaç merkezden biri olarak kabul ediliyor. Bu alanda birçok ilke imza atan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, bu merkezin hikâyesini Sağlık Dergisi Yazı İşleri Müdürü Esra Öz’e anlattı. 2000 yılında TÜBİTAK Bilim Adamı Teşvik Ödülü’nü ve 2001’de Hacettepe Üniversitesi Bilim Teşvik Ödülü’nü alan Prof. Dr. Saruhan Çekirge, “Ünitemizde beyin damar hastalıklarının noninvazif tedavisinde geliştirilen tedavi teknikleri, bu merkezi dünyanın en iyisi olarak kabul ederek, özellikle son 10 yılda dünyanın pek çok ülkesindeki önemli tıp merkezlerinden Ankara’ya gelen, uzman doktorlara eğitim veren bir yapıya dönüştürdü” dedi. Kendi tıp alanında yarattığı gelişmeler devrimsel olarak nitelendirilen Prof Dr Saruhan Çekirge, Prof Dr Işıl Saatci, Doç Dr Kıvılcım Yavuz ve Doç Dr Serdar Geyik’ten kurulu bu ekip tarafından geliştirilen tedavi metotları, tüm dünyadaki hekimler tarafında da yay...

JAPONYA’DA TUS SINAVINI GEÇEN OFTALMOLOJI ALANINDA İLK TÜRK OLARAK HASTA MUAYENE EDEN VE OPERASYON YAPAN DR. MURAT DOĞRU

Japon TUS’unu geçen ilk  yabancı doçent ve oftalmolojideki ilk Türk olmayı başaran Keio Üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi Doç. Dr. Murat Doğru, araştırmaları ve eğitimdeki yaşadıkları ile ilgili meslektaşlarına rehber olacak bilgiler verdi. Keio üniversitesi ve Tokyo Dental College’de öğretim üyesi olan Doç. Dr. Murat Doğru, Japonya' da oturma izni hakkı almasının yanında iki aşamalı Japon Tıpta Uzmanlık Sınavını geçerek bir ilke imza attı. Göz kuruluğu üzerine çalışmalarını sürdüren Doğru, Japonya’daki yaşam şartları, çalışma koşulları ve tıp eğitimi hakkındaki görüşlerini Med-Index’e anlattı. Ne üzerine çalışıyorsunuz? Kornea ve ön segmenti üzerine çalışıyorum. Kuru göz ve alerji üzerine uzmanlık yaptım. Yeni tanı teknikleri geliştirilmesi yani gözyaşı miktarı ve gözyaşı kalitesinin tanımlanması ile ilgili diyagnostik tetkikler üzerine araştırmalarımı yürütüyorum. Gözyaşı bezi ile ilgili temel çalışmalarım var. Yeni göz damlalarının geliştirilmesi...