Ana içeriğe atla

Kayıtlar

BİYOMEDİKAL CİHAZ TEKNOLOJİLERİ ALANI SEKTÖRLE İŞBİRLİĞİ ÇALIŞTAYI

“Biyomedikal Cihaz Teknolojileri Alanı Sektörle İşbirliği Çalıştayı” kapsamında gerçekleştirilen çalışmada tüm taraflar bir araya gelerek mutabakat sağlandı. 24-26 Mayıs 2010 tarihleri arasında Rixos Grand Ankara Otelde Yapılan Sektörle İşbirliği Çalıştayı Programının açılış konuşmasını, Müşteşar Yardımcısı Mehmet Temel ve Erkek Teknik Öğretim Genel Müdürü Hüseyin Acır yaptı. Konuşmada, Milli Eğitim Bakanlığının sektörle işbirliği çalışmalarına verdiği değerden, bu uygulamaların sektörle işbirliği açısından gerekliliğinden mesleki eğitimde gelinen noktadan ve yapılan çalışmanın öneminden bahsedildi. Biyomedikal Mühendislik Merkezi ve Biyomedikal Cihaz Teknolojileri Biyomedikal cihaz teknolojileri alanında kurumsal uygulamalara ait sunular Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Komutanlığı Biyomedikal Mühendislik Merkezi Başkanlığı adına konuşma yapan Merkez Başkanı Prof. Dr. Osman Eroğul, Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Komutanlığı Biyomedikal Mühendislik Merkezi ve Biyomedikal Cihaz...

ENDOMETRİUM KANSERLERİNDE, OBEZİTE VE HORMON İLİŞKİSİ

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) Yönetim Kurulu Üyesi Op. Dr. Sadiye Eren: “Obezite, endometrium kanserlerinde önemli bir risk faktörü” dedi. 8. Ulusal Jinekoloji ve Obstetrik Kongresi’nde Sağlık Dergisi’ne konuşan Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) Yönetim Kurulu Üyesi Op. Dr. Sadiye Eren, obezitenin, endometrium kanserlerinde en önemli risk faktörlerinden biri olduğunu, hormon yoluyla olan kanserlerde vücut kütle indeksi endeksindeki 28 kg/metrekare üzerinde farklılıklarının görüldüğünü kaydetti. “Hormonların Etkisiyle Olan Tümörlerde Temel Etken Östrojen” Rahim içi kanserlerin oluş mekanizmalarını değerlendiren Op. Dr. Sadiye Eren, gen mutasyonları ile ilgili son dönemde çalışmalar yapıldığını, sanıldığının aksine bütün endometrium kanserlerinin hormonlarla doğrudan bağlantılı olmadığının görüldüğünü anlattı. Menopoza girmiş, rahmi küçülmüş hastalar içinde kanserlerin görülmesinin farklı bir yolla da hastalığın oluştuğunu kavramaya yardım ettiğini kaydeden Op. D...

“BU KONGREDE İLK KEZ ASİSTAN EĞİTİMİ YAPILDI”

TJOD Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ali Baloğlu: “Kongrede bu yıl ilk kez “Türkiye’de Kadın Doğum Asistan Eğitimi” gerçekleştirildi. Avrupa Asistanlar Örgütü’nde de artık yönetimdeyiz” dedi. 8. Ulusal Jinekoloji ve Obstetrik Kongresi kapsamında bu yıl ilk kez “Türkiye’de Kadın Doğum Asistan Eğitimi” gerçekleştirildiğini belirten Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ali Baloğlu, TJOD’un güçlü bir kurumsal yapı olduğunu söyledi. Doç. Dr. Baloğlu, dernek yönetimi ve üyeleri olarak TJOD isminin öne çıkması için yoğun çaba harcadıklarını kaydetti. Asistan eğitimi konusunda Türkiye’nin birçok Avrupa ülkesinden iyi durumda olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Baloğlu, “Ancak, bazı eksik yönlerimiz de var. Bu harmonizasyonu sağlamak için bizim iyi olduğumuz yönden Avrupalı asistanlar, onların iyi olduğu yönlerden de Türkiye’deki asistanların yararlanması konusunda anlaşma yapma aşamasındayız” dedi. “Kadın Doğum Klinikleri Avrupa Birliği’ne Entegre Oldu” Türkiye’nin...

VULVAR-VESTİBÜLER SENDROM

Vulvar-Vestibüler sendromun görülme sıklığının, tüm dünyada ortalama yüzde 13 – 16 arasında olduğunu söyleyen İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Kadın Hastalıkları ve Doğum Klinik Şefi Doç. Dr. Ali Baloğlu, hastalığın belirtileri ve tedavi yöntemlerini Sağlık Dergisi’ne anlattı. Her 6 kadından birinde vajinal bölgede aniden başlayan ağrı, yanma, batma ve kaşıntı ile kendini gösteren nedeni kesin olarak belirlenemeyen ”Vulvadini” hastalığı görüldüğünü kaydeden İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Kadın Hastalıkları ve Doğum Klinik Şefi Doç. Dr. Ali Baloğlu, hastalığı tamamen ortadan kaldıran bir tedavinin bulunmadığını söyledi. Tedavi için antidepresanlar ve ağrı kesici kremlerin kullanılabileceğini kaydeden Doç. Dr. Baloğlu, tıpta ‘Vulvadini’ diye bilinen hastalığın vajina ve çevresinde görülen, zamanla kronikleşen bir hastalık olarak tanımlandığını dile getirdi. Doç. Dr. Ali Baloğlu Vulvar-Vestibüler sendromun görülme sıklığının, tüm dünyada ortalama yüzde 13 – ...

“HİSTEROSKOPİ” ALANINDAKİ KAYNAK SIKINTISI SON BULDU

Jinekoloji pratiğinin kanserden kısırlık tedavisine kadar birçok alanında, kesi yapılmadan tedavi imkanı sunan histeroskopi tekniği, tanı amacıyla da kullanılabiliyor. Kadın-doğum hekimlerinin bu cerrahi teknik hakkında kaynak eksiğini giderecek olan “Histeroskopi: Klinik Uygulamalar ve Güncel Yaklaşımlar” kitabı, operasyonların daha iyi anlaşılması için hekimlere güncel bilgiler sunmayı hedefliyor. İnce boru şeklindeki bir mercek sistemi ile rahim içerisinden görüntü sağlanarak tanısal ve operatif işlemlerin gerçekleştirildiği bir teknik olan histeroskopi sayesinde, elde edilen görüntüler bir ekranda izlenebiliyor. Prof. Dr. Özay Oral önderliğinde hazırlanan “Histeroskopi: Klinik Uygulamalar ve Güncel Yaklaşımlar” kitabı, bu alandaki büyük kaynak boşluğunu doldurmayı hedefliyor. Histeroskopinin muayene ortamında lokal anestezi ile ya da ameliyathane ortamında genel anestezi ve rejional anestezi ile uygulanabildiğini kaydeden Op. Dr. Serkan Aydoğdu, bu yöntemin; miyom, endometri...

“ 'YAŞAYABİLİRLİK ENDEKSİ' İLE EN UYGUN EMBRİYO SEÇİLEBİLİYOR”

Yale Üniversitesi 'Kısırlık ve Donör Ünitesi Bölüm Başkanı Doç. Dr. Emre Seli'nin Araştırma Başkanlığı'nı yürüttüğü en uygun embriyoyu seçme yöntemi dünyada ve Türkiye'de de kullanılmaya başlandı. 'Yaşayabilirlik endeksi' olarak adlandırılan bu yöntemle anne adayının rahmine yerleştirilecek en uygun embriyo incelenerek seçilebiliyor. İnsanlarda eksikliğinde kısırlığa neden olan proteini bulan ABD Yale Üniversitesi Kısırlık ve Donör Ünitesi Bölüm Başkanı olan Doç. Dr. Emre Seli, 8. Ulusal Jinekoloji ve Obstetrik Kongresi’nde Sağlık Dergisi’ne, üreme konusundaki çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Başkanlığını yürüttüğü ekiple birlikte, tüm canlılarda üremeyi kontrol eden proteini keşfeden Doç. Dr. Seli, şimdi bu proteinin dışarıda yapılarak anne adayına takviye edilmesiyle ilgili çalışmalarını sürdürüyor. 'Yaşayabilirlik endeksi' olarak adlandırılan bu yöntemle anne adayının rahmine yerleştirilecek en uygun embriyonun incelenerek seçilebileceğini ...

“35 YAŞIN ALTINDAKİ KADINLARA TEK EMBRİYO VERİLECEK”

Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) İkinci Başkanı Bülent Tıraş ile infertilite ve Sağlık Bakanlığı’nın 6 Mart 2010 tarihinde yürürlüğe giren yeni tüp bebek yönetmeliğindeki yeni düzenlemeler hakkında görüşlerini Sağlık Dergisi’ne anlattı. Ülkemizde 6 Mart 2010 tarihinde yeni çıkan yönetmelik öncesinde, üç embriyo transfer etmek yasal iken, şu anda bu yönetmeliğin ağır yaptırımlar getirildiğini kaydeden Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği (TJOD) İkinci Başkanı Prof. Dr. Bülent Tıraş, “Bu ağır kısıtlamalardan en önemlisi, 35 yaşın altındaki kadınlara tek embriyo verilebilecek. 35 yaşından sonrası kadınlar içinde iki embriyo verilme hakkı tanınacak. Bu çok radikal, kısıtlayıcı bir karardır. Ve bunun ülkemizdeki tüp bebek başarı oranlarını ciddi şekilde etkileyeceğini ve düşüreceğini düşünüyoruz” dedi. “Embriyo Sayısına Gelen Kısıtlama İle Ülkemizdeki Tüp Bebek Başarı Oranlarını Etkileyecek” Sağlık Bakanlığı’nın tüp bebek merkezleriyle ilgili yeni düzenlemesi ve embriyo sayısına...